Amerika’da tanımlı ilaçların 'yüzde 40'ı' bitkisel kökenli

Ev sahipliğini Prof. Dr. Deniz Abik'in yaptığı ÇÜTAM'daki toplantıda konuşan Prof. Dr. Özgüven, Amerika Ulusal Kanser Enstitüsü'nde son 10 yılda araştırılan 53 bin maddeden 37 bin 500'ünün bitkisel olduğunu açıkladı

Amerika’da tanımlı ilaçların 'yüzde 40'ı' bitkisel kökenli

Ev sahipliğini Prof. Dr. Deniz Abik'in yaptığı ÇÜTAM'daki toplantıda konuşan Prof. Dr. Özgüven, Amerika Ulusal Kanser Enstitüsü'nde son 10 yılda araştırılan 53 bin maddeden 37 bin 500'ünün bitkisel olduğunu açıkladı

 Amerika’da tanımlı ilaçların 'yüzde 40'ı' bitkisel kökenli
14 Kasım 2019 - 08:32

MUSTAFA ÖZKE

 

ADANA (GÜNAYDIN) – Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Bitkisel Üretim ve Teknolojileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Menşure Özgüven, bugün ilaçlarda bulunan etken maddelerin çoğunun orjin olarak bitkilerden elde edildiğini belirterek, Amerika’da tanımlanan ilaçların yüzde 40 oranında bitkisel kökenli olduğunu söyledi.

Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Merkezi (ÇÜTAM) Kültür Evi’nin bu haftaki konuğu Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Bitkisel Üretim ve Teknolojileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Menşure Özgüven oldu. Prof. Dr. Özgüven “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler” başlıklı konuşmasıyla ÇÜTAM katılımcılarıyla bir araya geldi.

 

NANE'DEN HAŞHAŞ'A KADAR

 

Konuşmasına Hipokrat’ın “Doktor tedavi eder, doğa iyileştirir” sözünü hatırlatarak başlayan Prof. Dr. Özgüven, bugün ilaçlarda bulunan etken maddelerin çoğunun orjin olarak bitkilerden elde edildiğini ve Amerika’da tanımlanan ilaçların yüzde 40 oranında bitkisel kökenli olduğunu belirtti. Özgüven, "Amerika Ulusal Kanser Enstitüsü'nde son 10 yılda araştırılan 53 bin maddeden 37 bin 500'ü bitkisel kökenlidir." dedi.

Doğada yer alan pek çok bitkinin, tıp ve kozmetik başta olmak üzere birçok alanda önemli roller üstlendiğini ifade eden Prof. Dr. Özgüven, tıbbi ve aromatik bitkilerden çeşitli ürünler elde edildiğini ifade etti. 

Konuşmasına bazı bitkileri tanıtarak devam eden Prof. Dr. Özgüven, bu bitkiler arasında “hakiki lavanta, nane türleri, ezan çiçeği, tek yıllık pelin, biberiye, haşhaş” gibi birçok bitkiye yer verdi.

 

MERYEMANA DİKENİ ÖNEMLİ

 

Prof. Dr. Özgüven, "Meryemana Dikeni'nin yüzde 1.5 ile yüzde 5 arasında Silymarin içeren meyve ya da tohumlarından karaciğer zehirlenmeleri, siroz ve kronik karaciğer hastalıklarının tedavisi yanı sıra safra sistemi fonksiyon bozukluklarının tedavisinde kullanılan ilaçların yapımında yararlanılmaktadır. Silymarin silybin, silydianin ve benzerleri Flavonol türevlerini kapsamaktadır. İlaç sanayi, silybin, silydianin oranının belirli düzeyde olmasını talep etmektedir. Bu nedenlerle çok sayıda ıslah çeşidi bulunmaktadır. Tohumlar ayrıca yüzde 25-35 sabit yağ ve yüzde 26-28 protein içermektedir. Geriye kalan küspe, hayvan yemi olarak kullanılmaktadır." dedi

 

UYKU SORUNU YAŞAYANLARA LAVANTA

 

Ardından bu bitkilerin kullanım alanlarından bahseden Prof. Dr. Özgüven, nane türlerinin diş macunu ve gargara yapımında kullanıldığını, ezan çiçeğinin damar sertliği, astım ve kalp yetmezliği olmak üzere birçok hastalığa iyi geldiğini ve bu sebeple tıp alanında kullanıldığını ifade etti. Hakiki lavantanın ise özellikle uyku sorunu yaşayanlar için uyku yastıklarının hazırlanışında, banyo losyonlarında, vücut yağlarının ve bitkisel çayların yapımında kullanıldığının altını çizen Prof. Dr. Özgüven sunum sırasında, pek çok bitkinin fotoğraflarını ÇÜTAM katılımcılarıyla paylaştı. Prof. Dr. Özgüven, sonrasında katılımcılardan gelen soruları da yanıtladı.

Toplantı sonunda katkı ve katılımlarından dolayı Prof. Dr. Menşure Özgüven’e Merkez Müdürü Prof. Dr. Deniz Abik ve emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mine Mengi tarafından plaket takdim edildi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum