‘Her şey bir anda oldu’

Ayakkabı değiştirme yüzünden eşini, kayınvalidesini ve kayınbabasını öldüren astsubay yargılanmaya başladı

‘Her şey bir anda oldu’

Ayakkabı değiştirme yüzünden eşini, kayınvalidesini ve kayınbabasını öldüren astsubay yargılanmaya başladı

‘Her şey bir anda oldu’
19 Kasım 2019 - 08:41

Neşet KARADAĞ-ÖZEL

ADANA(GÜNAYDIN)-
Adana'da, 4 aylık eşi Büşra, kayınbabası Cemal ve kayınvalidesi Sultan Ünlükıraner’i Babalar Günü’nde kayınbabasına aldığı ayakkabıyı değiştirmeye gitmediği için çıkan tartışma sonucunda tabancayla öldüren astsubay Ertuğrul Güçlü, biri ağırlaştırılmış 3 müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle yargılanmaya başladı.
Adana 9.Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık astsubay Ertuğrul Güçlü ile tarafların avukatları geldi. Sanık Güçlü, kimlik sorgusunun ardından savunmasını yaptı.
'GÜNDÜZ BAKTINIZ DEĞİŞTİRMEDİNİZ Mİ?'
Olay nedeniyle çok pişman olduğunu belirten Güçlü, “Her şey bir anda oldu. Ben böyle bir suçu nasıl işledim bilmiyorum” dedi. Mesleğini ve eşini çok sevdiğini belirten Güçlü, olay günü kayınvalidesinin evinde bulundukları sırada eşinin, yemekten sonra Babalar Günü’nde kayınbabasına aldığı ayakkabıyı değiştirmek için AVM’ye gitmek istediğini söyledi. Güçlü, “Ben de ‘gündüz baktınız değiştirmediniz mi?’ diyerek yorgun olduğumu söyledim. Eşim de ‘bana ve aileme değer vermiyorsun, kendi ailen olsa böyle yapmazdın, geri zekalı’ diyerek bana kızıp odasına gitti. Kırıldı diye düşünerek yanına gittim, ‘tamam yemekten sonra gidelim’ dedim. ‘Hayır’ dedi. ‘O zaman evimize gidelim’ deyince eve de gelmek istemedi. Bana ve aileme ağza alınmayacak laflar söyleyip, küfürler etti” dedi.
Eşi ile tartıştığı sırada kayınbabasının içeri girdiğini ve yakasından tutup, küfür ettikten sonra ‘balkonda hava al sakinleş’ dediğini belirten Güçlü, eşinin de kendisini silahla tehdit ettiğini iddia ederek jandarmaya şikayet edeceğini söylediğini ifade ederek eşini, kayınvalidesini ve kayınbabasını nasıl öldürdüğünü şöyle anlattı:
‘EŞİM ELİMİ YÜZÜMÜ TIRMALIYORDU’
“Kayınbabam beni iterek odadan çıkarttı. Eşim de 156 jandarmayı aradı. Ütü masasının üzerine bıraktığımı silahımı alıp evime gitmek istedim, kapı kilitliydi. Anahtar da kapının üzerinde yoktu. Balkona çıkıp biraz oturdum. Bu sırada eşim ve kayınbabam bana hakaret ediyordu. Babası, ‘yörüklerden adam alınmaz, hele hiç kız verilmezmiş’ diyordu. Sözlerini kaldıramadım. Tabancayı alnıma dayadım. Kaynanam ‘burada böyle yapma içeri gir’ dedi. Kayınbabam ‘ver lan şu silahı şerefsiz seni ben vuracağım’ diyerek silahı almaya çalıştı. Beni çekiştirmeye başladılar. Eşim de bana vuruyordu. Elimi yüzümü tırmalamaya çalışıyordu. Üçü birden üzerime doğru geldiler. İhtar için duvara doğru bir el ateş ettim. Kayınbabam küfür edip ‘öldürürüm ‘ deyince bir el daha sıktım. Kapı kilitliydi, çıkamayacağımı anlayınca bir iki el daha ateş ettim. Her şey bir anda oldu kendime geldiğimde hepsini öldürdüğümü sanarak intihar etmeyi düşündüm, ancak silahımda mermi kalmamıştı.”
'KELİME-İ ŞEHADET GETİRDİ'
Olay sonrası eşinin koltuğa yaslanmış halde yaralı, kayınbabasının sürünerek mutfağa doğru gittiğini, kayınvalidresinin ise daire kapısının önüne kadar geldiğini ifade eden Güçlü, “Kayınvalidem bana ‘kapıyı aç’ dedi, 'anahtar nerede?’ diye sorunca askıda olduğunu söyledi. Anahtarı alıp kapıyı açtıktan sonra, ‘yardım edin’ diye bağırdım. Apartamandan tanıdığım Osman geldi, ambulans çağırmasını söyledim, ayrıca 'babam mutfağa doğru süründü ona da bak' dedim. O sırada eşimin başına gittim. Yaralı idi. ‘İyileşecek misin?’ diye sordum. Bana, gözleri ile olumsuz bir şekilde işaret etti, kelimeyi şehadet getirdi. Ben bunun üzerine ‘ben böyle yaşayamam’ diyerek boş odaya geçtim. Silahı kafama dayadım. O sırada polisler geldi, Bana ‘dur yapma yaralılar, kurtulurlar’ dedi. Ben de onların kurtulacağını düşünerek teslim oldum. Kurtulamayacaklarını bilseydim intihar edecektim. Polise teslim olduktan sonra eşimin öldüğünü gördüm” dedi.
'ABİ BİTTİM BEN, ÖLDÜM BEN'
Daha sonra tanıklar dinlendi. Tanık polis memuru A.S.G., silah sesleri üzerine olay yerine gittiklerini söyledi. Olay yerine çıktıklarında daire kapısının açık olduğunu ifade eden polis memuru, “Kaynanası can çekişir durumda idi. Bir metre ötede eşi yine yaralı ve can çekişir haldeydi. Sanık ise salon girişinde elindeki silahı kafasına dayamış durumdaydı. Bana ‘abi bittim ben, öldüm ben, ben ne yapacağım’ gibi şeyler söyledi. Ben de sakin olmasını yaralı olduklarını ambulans çağırdığımızı, kurtulacaklarını söyledim. Bunun üzerine sanık silahı yere bıraktı” dedi.
Mahkeme heyeti, sanık astsubay Ertuğrul Güçlü’nün tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı eksikliklerin giderilmesi için ileri bir tarihe erteledi.


 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum