'Kaşifler ve mucitler de günü 24 saat yaşıyorlardı'

Yerine konulması, geri döndürülmesi, yenilenmesi, depolanması, satın alınması mümkün olmayan tek kaynağın zaman olduğunu belirten Orel, zaman darlığından yakınanlara yol gösterdi.

'Kaşifler ve mucitler de günü 24 saat yaşıyorlardı'

Yerine konulması, geri döndürülmesi, yenilenmesi, depolanması, satın alınması mümkün olmayan tek kaynağın zaman olduğunu belirten Orel, zaman darlığından yakınanlara yol gösterdi.

'Kaşifler ve mucitler de günü 24 saat yaşıyorlardı'
16 Aralık 2019 - 09:37

MUSTAFA ÖZKE
 
ADANA (GÜNAYDIN) – “İşlerim çok yoğun”, “Aklımdan geçtin ama gelmeye zamanım olmadı”, “Bu saatten sonra ders çalışmak zor”, “Bugün yoğunum nasıl olsa yarın yaparım” diye zaman darlığından yakınanların olduğu bir dünyada kişisel gelişim ve zaman yönetimi büyük önem taşıyor.
Ev sahipliğini Prof. Dr. Deniz Abik'in yaptığı Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Türkoloji Araştırmaları Merkezi’nin (ÇÜTAM) bu haftaki konuğu olan İşletme Yönetimi Bilim Uzmanı ve Kurumsal Yönetim Danışmanı Oktay Orel, 'Zamanı Yönet, Hayatı Yönet' başlıklı sunumunda zaman darlığından yakınanlara "Kaşifler ve mucitler de günü 24 saat yaşıyorlardı." diye yol gösterdi.
Şair Behçet Necatigil'in 'Sevgilerde' adlı şiiri ile konuşmasına başlayan Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi ve Türkoloji Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Abik, “Sevgileri yarınlara bıraktınız / Çekingen, tutuk, saygılı. / Bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı./ Gizli bahçenizde açan çiçekler vardı. / Gecelerde ve yalnız. / Vermeye az buldunuz yahut vaktiniz olmadı.” diyerek, duygusal anlar yaşattı.
 
'ZAMAN ETKİN VE ETKİLİ KULLANILMALI'
 
Daha sonra söz alan İşletme Yönetimi Bilim Uzmanı ve Kurumsal Yönetim Danışmanı Oktay Orel, yerine konulması, geri döndürülmesi, yenilenmesi, depolanması, satın alınması mümkün olmayan tek kaynağın zaman olduğunu belirtrek, zamanı mümkün olduğunca etkin ve etkili bir biçimde kullanma ve denetleme sistemiyle çok başarılı olunabileceğini vurguladı.
Zaman yönetiminde hedef belirlemenin de büyük önem taşıdığını dile getiren Oktay Orel, "Hayatta neler başarmak istiyoruz? Bunun için neye konsantre olmalıyız? Hedefe ulaşmak için ne yapmalıyız? Ne zaman hedefimizden sapıyoruz?" gibi soruların da hedef belirlemelerde önemli olduğunu anlattı.
 
'ALGILANAN ZAMAN BİREYDEN BİREYE DEĞİŞİR'
 
Zaman türleri hakkında açıklamalarda bulunan Oktay Orel, gerçek zamanın bir zaman birimi kanalıyla ölçülebilen, gözlenebilen ve saat zamanına vurgu yaptığını belirterek, "Gerçek zaman ay ve güneşin hareketlerine göre fiziksel olarak gözlenebilen değişmelere dayanır. Bir saatlik süre kişilere göre farklı algılansa da süre değişmez." dedi.
Algılanan zamanın ise her canlının gerçek zamana bağlı olmadan psikolojik anlamda algıladığı zaman türü olduğunu anlatan Orel, "Algılanan zaman, bireyden bireye, durumdan duruma değişir. Bu nedenle de durumsaldır ve öznel gerçekliğe dayanır. İnsan sıkıldığında, bir şeyi sabırsızca beklediğinde zaman daha yavaş geçer. Sevilen bir kişiden birkaç gün ayrı kalınması bir asır gibi gelmesi bunu anlatır. Eğlence ve mutlu bir ortamda ise zaman çok hızlı geçer." diye konuştu.
 
KUŞLARIN GÖÇÜ BİYOLOJİK ZAMANA İLGİLİ
 
Biyolojik zamanın, bedensel olarak algılanan zaman olduğunu anlatan Orel, “Kuşların belli zamanlarda göç etmeleri, kış uykusuna yatmaları, gece yarısı işe gitmek için kalkan kişilerin kendiliğinden uyanması biyolojik zamanla ilgilidir. Durumsal etmenlere göre biyolojik zaman programı kendisini yeniler. İçgüdüseldir, süreç içinde kazanılmış alışkanlıklara dayanır.” şeklinde konuştu.
Ekonomik zamanın ekonomide bir ölçü birimi olduğunu kaydeden Oktay Orel, “Çünkü, emeğin karşılığı olan ücret, saat gün hafta veya ay üzerinden hesaplanır. Aynı zamanda faiz ödemesi de belli zaman dilimleri dikkate alınarak yapılır. İşletme açısından, belli bir üretim için harcanan süreler toplamı anlamında zaman, bir verimlilik ölçüsüdür. Yine kurumlarda, çalışma sürelerinin düzenlenmesi, işe devam oranları gibi yönetsel işlemler açısından da zaman, bir örgütsel düzenleme aracı olmaktadır.” ifadesini kullandı.
Orel, yönetsel zamanın da yöneticilerin yönetim süreçlerini yerine getirmek üzere kullandıkları zaman türü olduğunu, başka bir ifade ile, her düzeydeki yöneticinin yönetsel çalışmalar için ayırdıkları zaman, yönetsel zaman kavramı içinde düşünüldüğünü dile getirdi.
Etkinlik, katılımcıların Oktay Orel'e zaman yönetimine dair sorularıyla sona erdi.
Yapılan konuşmaların ardından ev sahibi Prof. Dr. Deniz Abik ile Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Sofu, sunumu gerçekleştiren Oktay Orel'e ÇÜTAM'ın teşekkür plaketini verdi.
 
 
ETKİN ZAMAN YÖNETİMİ
İÇİN NELER YAPILMALI?
 
Uzun ve kısa vadeli hedef ve öncelikleri belirleyin. Hedefler için eylem planları yapın. Bunları gerçekleştirmek için yapılacak işler listesi hazırlayın. Mükemmeliyetçiliği bırakın. Gerektiğinde “hayır” diyebilin. Ajanda tutup takip edin, İşleri delege edin (iş bölümü yapın), Masanızı ve e-maillarınızı düzenleyin. Bölünmelerinizi kontrol altına alın. Ertelemeyi yenin, Enerji seviyenizi ve motivasyonunuzu yükseltin.
Etkin Planlama İçinse, Uzun dönemli hedeflerinizi göz önünde bulundurun, İşlerinizi ve onları yapmanın gerektirdiği süre, gününüzün olanak tanıdığı kadar olsun. Yaptığınız işler için kesin günlük hedefler saptayın. İşlerinizi öncelik sırasına koyun. Yazarak çalışın. Yalnız bir takvim kullanın. Bir ana iş listesi kullanın.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum