o el!


zeydan
karalar'ın
bir öyküsü
varsa...
 
***
 
bu
öykünün
yazarı nuray
karalar'dır!
 
***
 
nuray
karalar'ın
bir öyküsü
varsa...
onun da
yazarı babası
yunus badur'dur!
 
***
 
bilirim,
babalar
kızlarını hiç
sevmezler...
çünkü
kız çocukları
bir kahve tadında
kendilerini sevdirecek
bir yolu mutlaka bulur!
 
***
 
kim bilir
yunus badur
nuray'ını nasıl
sevmiştir?
 
***
 
doğduğu
an... ilk kez
kucağına
aldığı gün
örneğin...
 
***
 
soğuk kış
günlerinde
sıcak yatağından
kalkıp üzerini
örttüğü gün...
 
***
 
ilk
kalemi
tutmayı
öğrettiği ve
elinden tutup
okula götürdüğü
gün örneğin!
 
***
 
ya
elinden
ilk kahveyi
içtiği gün...
 
***
 
ya
okumayı
öğrettiği
nuray'ın
fen ve teknoloji
öğretmeni
olduğu gün...
 
***
 
ya bir
öğretmen
babası olarak
gururlandığı gün!
 
***
 
sevincinden
ağlamıştır
kim bilir?
 
***
 
yunus
badur,
önceki gün
82 yıl onurla
taşıdığı
nefesinden
ayrıldı, duyunca
üzüldüm!
 
***
 
yıllarca
aynı yastığa
baş koyduğu
zahide'sine
kavuştu
kabasakal
mezarlığında...
 
***
 
dostları
paylaşmış!
o gün
hastane
odasında
çekilmiş bir
fotoğraf vardı!
 
***
 
kızı
nuray
karalar,
babasının
elinden son kez
tutuyordu, onu
görünce daha çok
duygulandım!
 
***
 
işte
zeydan
karalar'ı
önce seyhan'da
sonra büyükşehirde
belediye başkanı
yapan o eldir!
 
***
 
çünkü
o elin
yetiştirdiği
nuray karalar,
zeydan karalar'ın
ardında her zaman
dağ gibi durmuştur!
 
***
 
iyi günde
kötü günde
hastalıkta ve
sağlıkta eşine
omuz vermiş örnek
bir öğretmendir
nuray karalar!
 
***
 
her
seçim
çalışmasında
eşini hiç yalnız
bırakmayan güçlü
bir yol arkadaşıdır!
 
***
 
bu
yüzden
hastanede
sıkıca tuttuğu
babasının o eli
çok değerlidir!
 
***
 
hasta
yatağında
babasının eline
sıkıca sarılan nuray
karalar elbette böyle
yürekli bir insanı
unutmayacaktır!
 
***
torunları
yaşamları
boyunca
dedelerini hep
anacaklardır!
 
***
 
elbette
onun anısını
yaşatacaklardır!
 
***
 
tabii
adana
büyükşehir
belediye başkanı
zeydan karalar da...
 
***
 
ruhu
şad...
devri daim
olsun!