Daha çok geç kalmadan!


Taş atılan kız çocuklarından, taç takılan kız çocuklarına evrilen süreçte elbette Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimleri yadsınamaz. Atatürk'ün Türk kadınına verdiği değer, gerek cephede, gerekse cephe gerisinde kadınların kurtuluş için verdiği onurlu mücadeleye eş değerdir. Bu değeri bütün dünya görmüştür. Hatta, Atatürk, 1925 yılında İnebolu gezisinde, örtünen kadınlarla ilgili, “Onlar yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle görebilsinler” sözü büyük anlam taşıyor. Dünyanın en büyük ülkelerinde kadınlar yüzlerini cihana gösterip başarılı olurken, biz kadına şiddette zirveyi zorluyoruz.
 
*****
 
Bakın, Grabar Kitaroviç 2015’te Hırvatistan’ın ilk kadın ve en genç cumhurbaşkanı olarak tarihe geçmiştir. 1980’lerdeki İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher hâlâ unutulmayan liderler listesindedir. Ardından gelen Theresa May İngiltere'nin ikinci kadın başbakanıdır. 2005’te Almanya’nın ilk kadın başbakanı olarak göreve gelen Angela Merkel aradan geçen süreye rağmen liderliğini korumaktadır. Tsai Ing-wen Tayvan'ın ilk kadın cumhurbaşkanıdır. Michelle Bachelet, 2014’ten beri Şili devlet başkanlığında adını tarihe yazdırmıştır. Ellen Johnson Sirleaf Afrika’nın halkoyuyla seçilen ilk kadın devlet başkanıdır. Şeyh Hasina Vecid Bangladeş’in mevcut kadın başbakanı olarak 2016’da Dünyanın En Güçlü 100 Kadını Listesi’nde yer almıştır.
 
*****
 
Elbette bizde de yok değildir. Başbakanlık görevini 1993–1996 yılları arasında sürdürmüş olan Tansu Çiller, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk ve tek kadın başbakandır.
Zaten ondan sonra hiçbir kadın başbakan olamamıştır.
Dünyada bu kadar kadın lider varken biz de tek bir kadının olması Atatürk'ün 'Yüzlerini cihana göstersinler' sözüne ne kadar sadık kaldığımızın bir göstergesidir aslında.
Ve biz Atatürk'ün sözünden uzaklaştıkça kadınlara verilen değer yerlerde sürükleniyor hatta kadınlar her zamankinden daha çok şiddete maruz kalıyor.
 
*****
 
Geçen yıl alınan tüm önlemlere ve verilen tüm cezalara rağmen kadına şiddet dinmemiş tam tersine daha çok artmıştır. Artık buna bir son verilmesinin zamanı geldi de geçiyor.
Atatürk'ün başarılarıyla taç taktığı kadınlardan taş atılan kadınlara doğru gidiyoruz. Kadına şiddetin önüne bir türlü geçemiyoruz.
Bu yönüyle gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerekse Anayasa'da kadına şiddetin engellenmesi, kadınların Atatürk dönemindeki gibi değer bulması anlamında önemli çalışmalar yapılmalı ve ciddi kararlar alınmalıdır.
Daha çok geç kalmadan!