Üniversite öğrencisinin öldürülmesi davasında 4 ağırlaştırılmış müebbet istendi

Üniversite öğrencisinin öldürülmesi davasında 4 ağırlaştırılmış müebbet istendi

Üniversite öğrencisinin öldürülmesi davasında 4 ağırlaştırılmış müebbet istendi
17 Temmuz 2018 - 08:58

Mesut ÖZDEMİR

ADANA (GÜNAYDIN) - Adana 'da, üniversite öğrencisi 23 yaşındaki İsmail Kandemir Yaluk'un öldürülmesiyle ilgili tutuklanan anne, baba, oğul ile tetikçi olduğu öne sürülen sanık ve olaya yardımcı olduğu iddia edilen 4 yakınının yargılandığı davanın duruşmasına devam edildi. Mahkeme Savcısı, tutuklu baba, anne, oğul ile tetikçinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. 
Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Muhammet Emin Kahraman, babası Hüseyin ve annesi Gülesin Kahraman, tetikçi olduğu iddia edilen Harun Erdem ile tarafların avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar Ramise ve Gökhan Ç. ile Rezzan ve Burhan S. çifti ise duruşmaya gelmedi. Maktulün annesi Aysel ve babası Muhsin Yaluk’un da geldiği duruşmada, Yaluk’un akrabaları ise adliyeye üzerlerinde gencin fotoğrafı ve "Daima bizimlesin Kandemir" yazısı bulunan tişört giyerek geldi.

SAVCI MÜTALAASINI VERDİ
Dava dosyasında araştırılacak başka husus kalmaması üzerine mahkeme savcısı Celal Hakan Kan, esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı Kan, mütalaasında, özel eğitim kursunda öğretmen olan S.Y.’nin kurs öğrencilerinden Muhammet Emin Kahraman ile duygusal ilişki yaşadığını, S.Y.’nin daha önce de öldürülen İsmail Kandemir Yaluk ile 7 yıl sevgili olduklarını belirtti. S.Y.’nin Yaluk ile eskiye dayalı ilişkilerinin Kahraman da rahatsızlık yarattığını, bu nedenle S.Y. ile ara sıra kavga ettiklerini ve birkaç kez ayrıldıklarını belirten Savcı, S.Y.’nin kesin ayrılmaya karar vermesi üzerine de Kahraman’ın bıçakla intihara kalkıştığını ifade etti.

'KANDEMİR'İ CEZALANDIRACAĞIM'
Kahraman’ın yoğun bakımda yattığı dönem içinde babası Hüseyin Kahraman’ın ‘Kandemir Yaluk’u cezalandıracağım. Oğlum söyle bana sen onun adresini biliyor musun?’ şeklinde sözler söylediğine dikkat çeken savcı, Muhammet Emin Kahraman’ın taburcu olmasının ardından baba Hüseyin, anne Gülesin ile birlikte Ceyhan’daki çiftlik evine giderek burada Yaluk’un öldürülme planını yaptıklarını anlattı.

'BU ÇOCUĞU ÖLDÜRMEK SANA DÜŞER'

Sanık baba, anne ve oğullarının tetikçi olarak ayarladıkları Harun Erdem’e ‘Bu çocuğu öldürmek sana düşer’ dedikleri, Muhammet Emin Kahraman’ın da, ‘Sen öldürmezsen yaralı yaralı ben sahaya inip bu çocuğu öldüreceğim’ dediğini, Erdem’in de ‘Ben bu işi yaparım’ diyerek cevap verdiğini mütalaasında ifade eden Savcı, sanıkların olay günü toplu halde evden çıktıkları ve Yaluk’un oturduğu evin etrafında keşif yaptıklarını anlattı.

'MUHAMMET'E NEDEN BÖYLE YAPTIN?'
Harun Erdem’in, arabasını park eden Yaluk’un önüne çıkıp ‘Muhammet’e neden böyle yaptın?’ diye sorduktan sonra tabancayla iki defa göğsüne, üç defa da sırtına ateş ettikten sonra kendisini bekleyen Muhammet Emin Kahraman ile buluştuğu, Hüseyin ve Gülesin Kahraman’ın da çevrede bulunan kafe ve lokantalarda eylemin gerçekleşmesini beklediklerini belirten Savcı, olaydan sonra Erdem’in tabancasını Hüseyin Kahraman’a teslim ettiği, Kahraman’ın da tabancayı eriterek yok etmek istediği ancak başaramayınca bahçeye attığına dikkat çekti.

'YAZLIK VE APARTMAN DAİRESİ VAAD ETTİ'
Olaydan sonra Muhammet Emin Kahraman ve annesi Gülesin’in gözaltına alınmalarının ardından Hüseyin Kahraman’ın birlikte kaçtığı tetekçi Erdem’e suçu tek başına üstlenmesi karşılığında bir yazlık ve bir apartman dairesini kendisine devredeceğini söylediğini ifade eden Savcı, daha sonra yakalanan Erdem’in de suçunu itiraf ettiğini ve kendisini Hüseyin, Muhammet Emin ve Gülesin Kahraman’ın azmettirdiklerini söylediğini belirtti.

'EKONOMİK VAADLERLE EYLEMİ YAPTIRDILAR'
Savcı mütalaasının değerlendirme bölümünde ise, “Sanıklar Hüseyin, Muhammet Emin ve Gülesin’in suç işleme konusunda herhangi bir kararı bulunmayan Harun’u azmettirdikleri, suçun işlenmesinden önce ekonomik vaadlerde bulunarak ve motive edici sözler söyleyerek eylemi gerçekleştirmesi yönünde iradesinin oluşmasına sebep oldukları, Harun’un bu vaat ve azmettirmeye yönelik sözlerden sonra suçu işlemeye karar verdiği, ardından hep birlikte olayın nasıl gerçekleştirileceğine dair plan yaptıkları, Harun’un ve Gülesin’in soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde suçlarını ikrar ettikleri anlaşılmıştır” dedi.

4 AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
Savcı, sanık Erdem’i ‘Tasarlayarak adam öldürmek’, diğer sanıklar Hüseyin, Gülesin ve Muhammet Emin Kahraman’ı ise ‘Tasarlayarak adam öldürmeye azmettirme’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarını istedi. Diğer sanıkların ise beraatlerini talep etti. 
Daha sonra taraflara mütalaaya karşı söz hakkı verildi. Öldürülen Yaluk’un annesi Aysel ve babası Muhsin Yaluk, sanıkların oğullarını planlayarak öldürdüğünü belirterek en ağır şekilde cezalandırılmalarını istedi.

TETİKÇİ:SUÇ BENİM
Sanıklardan Gülesin, eşi Hüseyin ve oğlu Muhammet Emin suçsuz olduklarını söyledi. Tetikçi olduğu iddia edilen Harun Erdem ise olayda Kahraman ailesinin suçu olmadığını tekrarlayarak, “Suçlu benim. Konuşmaya gittiğimde maktul bana küfredip omzumdan tutarak kafa attığından dişim kırıldı, yere düştüm. Belimdeki silahı çıkartıp havaya doğru sıktım, nereye doğru gittiğini anlamadan olay ansızın gelişti, böyle olmasını istemezdim" dedi. 
Sanık avukatları, esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak için süre istedi. 
Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar verip duruşmayı karar için erteledi. Duruşmanın ertelenmesinin ardından rahatsızlanan öldürülen Yaluk'un annesi Aysel Yaluk baygınlık geçirdi. Adliye sağlıkçısının müdahale ettiği anne Yaluk, kendine geldikten sonra yakınlarının yardımıyla adliyeden ayrıldı.

 

 


YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Murat Can Sezen
    9 ay önce
    İlahi adalet tecelli etti.Bu ve bunlar gibi insan görünümlü yaratıklara ibret olsun.Her parası olan kendini kaf dağında görmesin.23 yaşındaki bir genci 2 metrekarelik bir mezara sığdırıp,gözleri yaşlı annesini geride bırakanlar,bundan sonraki hayatlarını 11 metrekare odada günde 1 saat gün yüzü görerek geberene kadar bekleyecekler.