Fustat, Dımaşk ve Konstantinapol
Av.Ali Çağlar ÜNAL

Av.Ali Çağlar ÜNAL

Fustat, Dımaşk ve Konstantinapol

15 Temmuz 2019 - 16:26

Fustat yani Kahire, Dımaşk yani Şam ve Konstantinapol yani İstanbul  bu üç şehir sadece geçmişimizde değil geleceğimiz için de hayati derecede önemli! Neden mi? Kısaca anlatalım;
İslamın devletleşmesi, hilafetin kurumsallaşması ile İslam siyasallaşma sürecine girdi.  Bu sürecin düşünsel anlamdaki lokomotifi Ehli sünnet, fiili lokomotifi ise adını yukarıda saydığımız üç önemli şehir olmuştur. Kısaca söylemek gerekirse Kahire, Şam ve İstanbul geçmişten bu güne Sünni siyasal İslamın ana merkezleridir. Dolayısıyla bu üç şehri birbirinden bağımsız düşünemezsiniz!
 
*****
 
Bilindiği üzere İktidar partimiz yani AKP  dış politikada islam coğrafyasını  kapsayan bir siyaset gütmektedir. Buna örnek olarak Suriye politikası üzerinden Esad ile olan ilişki, Mısır'da İhvan ile yakınlık ve Filistin davasında göstermiş olduğu tutumu gösterebiliriz. Fakat bu siyasetin başarılı olması diğer müslüman ülkelerde kendine yakın siyasi islamcı hareketlerin başarısına bağlı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak bunun tam tersi olmuş AKP'nin bölgesel islamcı siyasetinde kendine yakın olan siyasi akımlar Kahire'de, Şam'da  yenilgiye uğramıştır. Dolayısıyla AKP’nin bunun olumsuz sonuçlarını yaşamasının kaçınılmaz olduğunu söylemek çok yanlış olmaz diye düşünüyorum.
Toparlayacak olursak şayet islam coğrafyasında iddiası olan Sünni siyasal islamcı bir hareketseniz ancak Kahire'yi ve Şam'ı kaybetmişseniz buna rağmen İstanbul'u elimde tutacağım diyemezsiniz! 
 
*****
 
Vatan yahut ganimet 
 
Değerli okuyucularım! 
İnsanlar iki sebepten ötürü savaşırlar. Birincisi vatanı (namusu) için ikincisi ise ganimet (para ve makam) için!
Bunun anlamı Savaşta aynı safta durduğunuz herkesin sizin gibi namusu için savaşmadığı bazılarının ganimet peşinde olduğudur.
Dolayısıyla asıl sorun aynı safta duranlardan kimin vatan (namus) kimin ganimet (para ve makam)için savaştığının ayrımını yapabilmektir. Bunun ayrımını henüz yapabileni duymadık ama temennimiz odur ki ganimetçiler azınlık olsun! Aksi durumda daha çok 27 Mayıslar, 12 Eylüller ve 15 Temmuzlar yaşarız.
 
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum