Reklam
Reklam
Av.Ali Çağlar ÜNAL

Av.Ali Çağlar ÜNAL

KAŞIKÇI

22 Ekim 2018 - 12:52

İtiraf etmek isterim ki; köşenizde yazacağınız konulara ilişkin bilgi birikiminizin olması gerekir. Çünkü ülkemizde gündemi etkileyen olaylar silsilesi o kadar hızlı değişiyor ki inanın bazen yetişmekte zorlanıyorum.

Gündeme dair her konuyla alakalı araştırma yapmak da bana yeni bilgiler katıyor. Kısacası şu; sizlere bir şeyler anlatayım derken, kendimde birçok konuda bilgi ediniyorum. Çünkü rahmetli Uğur Mumcu’nun belirttiği gibi ‘bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlardan’ çok çekti ülkemiz.

 

*****

 

Şimdilerde ulusal medyamızın ana konusu gazeteci Cemal Kaşıkçının öldürülmesi…

Biz de haber kanalları vesilesi ile bir takım bilgilere vakıf olduk. Ancak ulusal medya organları ve bir kısım tartışma programlarında (her zaman olduğu gibi) konunun küresel boyutları, ABD ve İsrail’in bu olaydaki etkileri, Cemal Kaşıkçının İhvan’a olan yakınlığı gibi uzmanlık gerektiren konularda bizi aydınlattılar!

Açıkça söyleyeyim olayın derin ve stratejik tarafı beni çok ilgilendirmiyor. İşin o tarafıyla ilgilenen devlet kurumlarımız mevcut. Onlar da üzerlerine düşeni yapıyorlar ki olay gizli kalmadı ve büyük çoğunlukla aydınlatıldı.

 

*****

 

Ancak ben de bu ülkede yaşayan milyonlarca sıradan vatandaş gibi bu olayın derin tarafını değil, halk için önem arz eden yönlerini tartışmak istiyorum.

Cemal Kaşıkçı, Suudi vatandaşı Amerika Birleşik Devletleri’nde ikamet ediyor ama cinayet benim ülkemde işleniyor. Ben bir vatandaş olarak kendime şu soruyu soruyorum; ‘Türkiye kolay suç işlenir bir ülke midir?’

Bu soruya şayet ‘evet’ diyorsak, içinde bulunduğumuz durum vahim demektir. Asıl olanın kolay suç işlenemez bir ülke meydana getirmek olduğunu düşünüyorum. İster siyasi bir cinayet olsun isterse simit çalmak, fark etmez…

 

*****

 

Andımıza gelince; Açılım sürecinde kaldırılan Andımızın Danıştay kararıyla yeniden okullarda okutulması gündemde…

Danıştay’ın kararına katılıyor ve Andımızın genç nesillerde prensip, ilke ve şuur oluşturma amacında olduğunu düşünüyorum. Ama yine her zamanki gibi simetri bir mantıkla bakacağım. Soru şu; Andımızı öğrenciliğinde okumayan FETÖ ya da PKK Terör örgütü üyesi kimse var mı? Ben olmadığını düşünüyorum.

 

*****

 

Öyleyse burada sorgulanması gereken en önemli konu; andımızın okunmasından ziyade adı Ant ya da başka bir şey olsun okunan sözlerin gerçekten genç dimağlarda etkisinin olup olmadığıdır.

Önemli olan sözleri tekrar etmek değil; onun genç dimağlarda etki bırakıp sadakatle desteklenmiş bir şuur oluşturmasını sağlamaktır. Onun dışındaki söylemlerin hiçbirinin Andımıza ve onun adandığı gençliğimize faydasının olmayacağını düşünüyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum