Camilerimiz ve Din Görevlilerimiz
Fatma Kızıltaş

Fatma Kızıltaş

Fatma Kızıltaş

Camilerimiz ve Din Görevlilerimiz

05 Ekim 2020 - 09:05

Dinimizi ve  mükellef olduğumuz emir ve nehiyleri, bildiklerimizi veya bilmediklerimizi bizlere anlatan Din görevlilerimizin haftası nedeniyle Din görevlilerimizin  günlerini kutluyorum ve yaşamakta oldukları sıkıntıları kaleme almak istiyorum.

Geçenler de bir yazımda yine bahsetmiştim Kuran kursu hocalarımızın uğradıkları haksızlıkları,  dolmuşlardaki indirimden müze gibi yerlere girişler dahil özelliklerden faydalanamadıklarını ve bunlara rağmen  sesini çıkaramayan hocalarımızın haklarının korunması gerektiğine değinmiştim .

Milli eğitimde görevli olan öğretmenlerimiz ve Kuran kursunda görevli olan hocalarımız  fakülte mezunu ve  aldıkları eğitim açısından hiç bir fark yok fakat  özlük haklari bakımından farklılıklar var... 

Her iki görevlilerimiz de öğretmenlik alanından mezun olmasına rağmen Milli eğitim de kadrosu olana öğretmen , Kuran kursunda kadrosu olana hocaya ise öğretici deniliyor.

 Ögretmenlik vasfindan resmi olarak mahrum bırakılan hocalarımız  toplu taşıma araçlarına binse, biri öğretmen kartını okutacak  diğeri sivil ücreti ödeyecek. 
Bu hiç adil değil bence...

Biri okulda öğretmeyi seçmiş diğeri ise hakkın yüce kelamını  Kuran kursunda öğretmeyi seçmiş. Tek fark bu iken  özlük haklarından öğretmenliğin tüm vasfından Kuran kursu hocalarımız mahrum bırakılmamalıdır. 

Ek ders ücretleri dahi farklı işliyen hocalarımızın  
Öğretmen evi kurumundan dahi farkli ücret alınıyor olması şaşırtıcı..

Müzelere dahi öğretmen vasfıyla giremeyişlerinden dolayı hocalarımızı tam ücret ödemek zorunda bırakan sistemin değişmesi lazım. 

Taşıma da dahi öğretmenlere indirim var Kuran kursu Hocalarına indirim yok olması ilginç..

Öğretmenler  seminer ücreti alır fakat aynı eğitimi alan hocalarımıza seminer ücreti  yok malesef.

Adaleti, ahiret alemini insanlığa anlatan  Kuran kursunda görev alan Din görevlilerimizin  bırakın özlük  haklarının korunmasını, sanki  hata yapmak insanlara mahsus değilmiş gibi  en ufak yapılan hataların da veya bir hata yapsalar da kendilerine fırsat doğsa dercesine hedef alınan hocalarımız her zaman bu gibi sıkıntılara maruz kalmıştır.

Din görevlilerini hedef alan kitleye  " hatasız kul var mı " diye  sormak isterim.

Evet hatasız kul var mıdır !?

İmam kahvenin önünden geçti...!  Eyvah eyvah ¡¡

Müezzin çalgılı düğün  önündeydi acaba düğüne mi gitti...?

Bu ve bunun gibi araştırmalara girip   hata arayan kişilere sormak isterim  acaba hocalarımız  ilminden dolayı hedef alınıyorsa, onların edindiği ilme sahip olmak hepimizin farziyeti değil midir ?
Bu dünya sınava hazırlık yeri ve herkes ödevine çalışması  ve Rabbimizin intihan edeceği gün olan Mahşer-i Kübraya hazırlık yapılması gerekirken dine olan nefretinden olsa gerek değişik bahanelerle yaşam içerisinde olan olumsuzlukları veya basit hataları İslama mal etmeye çalışmak basit insan karekteridir.
 Allahın indirdiği Dini yaşamak, kul hakkına riayet, güzel ahlak;  kısacası emir ve nehiyleri yerine getirmek sadece Diyanette görevli olan ilim sahibi hocalarımızın mükellefiyeti olmadığı gibi farz olan ilme sahip olmakta hepimizin üzerine düşen  " Farz -ı Ayn"   vazifemizdir.
Yapılması gereken ise;
  " GÜN BATIDAN DOĞMADAN " elimizden gelen İnsanlık ve kulluk vazifemizi yerine getirmek  ve  başkalarının hatalarını aramak yerine  öncelikle  kendimizi muhasebe edip, fani olan dünyada ahirete azık hazırlamaktır.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Yaşar mehmet
    3 ay önce
    Çok güzel yazmışsın âmâ eksik sistem değişsin diyorsun sistemi en sapkın haliyle idame ettiren ak partiye övgüler diziyorsun ihanet içinde olan diyanetten şikayet etmiyorsun