Sayın Valim Süleyman Elban… Sayın Emniyet Müdürüm İnci…  
HÜSEYİN SUNGUR

HÜSEYİN SUNGUR

Sayın Valim Süleyman Elban… Sayın Emniyet Müdürüm İnci…  

03 Mayıs 2021 - 10:35

 
 
Cumartesi günü Yeni Adana Stadı’nda oynanan Adana Demirspor-Balıkesirspor maçı öncesi tam bir rezalet yaşandı…
Tüm ülkede tam kapanmanın olduğu bir günde stadın önüne yüzlerce taraftar yığılmıştı…
Taraftarlar stada girmeye çalıştı. Taraftarların bir bölümü stada girerken, çoğunluğu dışarıda kaldı. Karşılaşmanın 15. Dakikasında stadın içindeki taraftarlar tepki üzerine güvenlik güçleri tarafından dışarı çıkartıldı…
Neyse biz maç öncesine, stadın önünde yaşanan rezalete gelelim…
Stada maç izlemeye gelen kimi taraftarlar ile kimi gazeteciler araçlarıyla gelmişti…
Stadın önü o kadar kalabalık ki, polisler önlem almakta zorlanıyordu…
Ben ve birkaç meslektaşım, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir ve Türkiye Spor Yazarları Derneği Adana Şube Başkanı Kurtul Çakın kapıdan girmeye çalışırken, polis memurlarına basın kartımızı gösterip görev yapmaya geldiğimiz söyledik. Halbuki görev yaptığımızı söylemek gibi bir mecburiyetimiz de yok…
Bir tek yıldız komiser yardımcısı 20-25 yaş arası çocuk denecek bir memur aracımızı çekmemiz için bize bağırıyordu…
Halbu ki, bizler de onlar gibi kamu görevi yapıyorduk ve bağırmaya hakkı yoktu… Üzerimize yürüyen komiser yardımcısı elinden gelse bize fiziki şiddet uygulayacak…
Halbu ki, genelgeler çok açık. Polis memurları görev yapan gazetecilere yardımcı olmak durumunda. Deyim yerindeyse kapıda engellemeyle karşılaştık. İşin en düşündürücü yanı bir polis Müdürü “Basın mensupları da dahil hiç kimse stada alınmasın” diye talimat vermiş. Tabi talimatı kimin verdiği meçhul. Eğer Adana Valisi Süleyman Elban ve Adana Emniyet Müdürü Doğan İnci, araştırılması için talimat verirlerse bu sorumsuzluğun sorumlusu ortaya çıkar diye düşünüyorum…
Yaşadığımız olayları yazmaya devam edelim…
Basın mensupları stada ayrı bir kapıdan giriş yapar ve o kapıda bir görevli vardır. Bu kapıdan giren gazetecilerin mutlaka akreditasyonu vardır. Akreditasyonu olmayan gazeteci kesinlikle giremez. Şimdi geliyorum en can alıcı harekete…
Gazetecilerin stada giriş yaptığı kapı asma kilit ile kapatılmış…
Evet evet yanlış okumadınız… Yani bizim giriş yapacağımız kapıya asma kilit vurmuşlar. Bu kapıyı kilitlerken neyi düşündüler, amaçları neydi bilemiyorum. Bildiğim tek şey var ki cumartesi oynanan Adana Demirspor-Balıkesirspor maçı öncesi ne yazık ki güvenlik güçleri sınıfta kaldı…
Burada gazetecilerin stada girmesi için Türkiye Spor Yazarları Derneği Adana Şube Başkanı Kurtul Çakın güvenlik güçleri ile görüşüp meslektaşlarının stada alınması konusunda mücadele ederken, muhatap bulmakta da zorlandı. Zira, TSYD Başkanı Çakın, “Amirinizle görüşelim” çağrısına ne yazık ki yanıt alamadı. Yani düşünebiliyor muzunuz, stadın girişinde komiser yardımcısı vardı ama muhatap yoktu… Polisleri iknaya Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir de katıldı. Polisler zor ikna edilirken TSYD Başkanım Kurtul Çakın, araçları olan gazetecilerin yolunu açmak için adeta “Trafik Polisi” gibi çalıştı…
İnanın ben utandım…
Şimdi geliyoruz son bombaya…
Yılların gazetecisi meslek büyüğümüz Abdul Vahap Ünkat ne yazık ki polisin bu davranışıyla evine dönmek zorunda kalmıştır. 70 yaşına dayanmış, gazetecilik mesleğinden kopmamış, heyecanı dinmemiş bir büyüğümüzü üzmek hangi polisin hakkıdır?
Vahap Ünkat, torunu yaşındaki polis memurlarının yaptığı yanlış uygulamadan dolayı eğer evine dönmek zorunda kalıyorsa, bunun sorumluları amirlerine hesap vermelidir…
Yukarıda güvenlik güçlerinin sınıfta kaldığını belirttim…
Önümüzdeki sezon Adana Demirspor Süper Lig’de mücadele edecek olursa ve Adana’ya Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor gibi takımlar taraftarları ile birlikte gelecek olursa bu işin altından nasıl kalkılacak?..
Yeni Adana Stadı yeni hizmete girdi.. Önümüzdeki yıllarda Adana’da A Milli Takım maç yapacak olursa, binlerce insan stada geldiğinde gerek güvenlik, gerekse trafik açısından bu işin altından nasıl kalkılacak?..
Öncelikli olarak yetkililer, polis memurlarını vatandaşa daha nazik olmaları konusunda uyarması gerekiyor.. Elbette tüm polislerin öyle olduğunu söylemiyoruz… Ancak, bazı polisler için de “Eğitim Şart” diyoruz…
Ne yazık ki, cumartesi günü kötü bir sınav verildi…
Burada yapılması gereken, Türkiye Spor Yazarları Derneği Adana Şube Başkanı Kurtul Çakın ve Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir’in vali ve emniyet müdürü ile görüşüp, cumartesi günü yaşananları aktarmaları ve sorumlular hakkında işlem başlatması girişiminde bulunması gerekir diye düşünüyorum…
Bakınız burada bir örnek daha vermek istiyorum…
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun genelgesinde “Gazeteciler kısıtlamada sokağa çıkabilir” ibaresi var…
Günaydın Adana Gazetesi yazarı Abbas Küçük de 19 Nisan’da bir yazı yazmıştı. O yazıdan bir alıntı yapıp hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum…
 
*
 
“Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 72157 plakalı asayiş ekibi…
Bu asayiş ekibinin polisleri, 19 Nisan 2021’de saat 01.00’de Ziyapaşa Bulvarı’nda bir gazeteci arkadaşımızı durduruyorlar…
Gazeteci arkadaşımız durup basın kartını polislere gösteriyor…
Bu polisler gazeteci arkadaşımıza, “Sen pandemide sokağa çıkılmayacağını bilmiyor musun? Size ceza yazmak zorundayız. Bu emri Emniyet Müdürümüz verdi. Bize, sokakta kim olursa olsun durdurup cezasını yazın dedi.  Varsa itirazını, şikayetini kaymakama anlat…” gibi ağır laflar sarfetmiş…
Neye uğradığının şaşkınlığını yaşayan gazeteci arkadaşımız, defalarca gazeteci olduğunu, söylemesine rağmen bu polisler bu kez de, “Gece dışarıda basın işini yapıyorsan bana ispatlamak zorundasın” gibi hoş olmayan sözlerle arkadaşımıza gazetecilik dersi vermeye bile çalıştı…
Sayın Valimiz ve Emniyet Müdürümüzün bu memurlara, gerekli cezaları vereceklerini sanıyorum…”
Gazeteci her daim sokakta haber koşturabilir…
Yani diyeceğim odur ki gazeteciler de polisler gibi kamu hizmeti yapıyor. Üstelik gazetecilerin güvenliğini sağlamakla sorumlu olan da güvenlik güçleridir…
Eğer polisimiz insanlara sevecen yaklaşmazsa “Polis huzur ve güvenliğin teminatıdır” sözü havada kalır…
 
*
 
Burada bir konuya daha parmak basmak istiyorum. Gazetecilik kolay bir meslek değildir. Herkes gazeteci olamaz ve gazetecilik yapamaz. Gazetecilik yapmak ve basın kartı sahibi olabilmek için bazı kriterler vardır.
Ne yazık ki, cumartesi günü stada gelenler içinde “Sahte Basın kartı” gösterip stada girmek isteyenler vardı. Hiçkimse böyle işlere tevessül etmemeli…
Stada her gazeteci girecek diye bir kaide yoktur. Stadın akredite sorumlusu Türkiye Spor yazarları Derneği’dir. Akredite olanlar stada girebilirler. Zaten pandemi döneminde stada kısıtlı sayıda gazeteci alınıyor..
Diyeceğim odur ki, sahte basın kartı taşıyanlar evlerine gitsinler…
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum