Yaşarken anlamak!
HÜSEYİN SUNGUR

HÜSEYİN SUNGUR

Yaşarken anlamak!

12 Ekim 2016 - 17:37

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, ‘Burhan Felek Basın Meslek Hizmet Ödülü’ne duayen gazeteci Kurtar Çakın’ı layık gördü…

Bu ödül 70 yaşından gün almış ve meslekte 50 yılını dolduran üyeler arasından Seçici Kurul tarafından belirlenen gazetecilere veriliyor…

TGC’nin böylesine önemli bir ödülü, gazeteci yaşarken vermesi çok anlamlıdır…

Ülkemizde genelde insanlar bu dünyadan göçüp gittiğinde değeri anlaşılır…

Ondan sonra ödüllendirilir!..

Kurtar Çakın önemli bir gazetecidir…

1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nı fotoğraflayan insandır…

Dolayısıyla Kurtar Çakın çok şeyler görmüş, yaşamış bir insandır…

Yaşayan gazetecilere ödül verilmesi anlamında sadece Türkiye Gazeteciler Cemiyeti sahip çıkmamalı. Her kentin gazeteciler cemiyetleri sahip çıkmalıdır…

Mesela Adana’da Çukurova Gazeteciler Cemiyeti bunun gibi etkinlikler düzenleyerek gazetecilik mesleğine ömrünü vermiş insanları onure ediyor mu?..

Hatırladığım kadarıyla, Kurtar Çakın’ın ÇGC Başkanı olduğu dönemde, emekli olan gazeteciler için tören düzenlenir, plaketle onurlandırırlardı…

Ancak, sonrasında düzenlenmez oldu…

Mesela ÇGC, meslekte 20, 30, 40 ve daha üzeri yılları doldurmuş gazetecileri onure ediyor mu onu da bilemiyoruz…

Mesela bir Türkiye Spor Yazarları Derneği var ve üyelerini onure ediyor mu onu da bilemiyoruz…

Mesela bir Anadolu Spor Gazetecileri Derneği var ve buna benzer etkinlik yapıyor mu bilmiyoruz…

Mesela bir Türkiye Gazeteciler Sendikası var, üyeleri için herhangi bir etkinlik düzenliyor mu bilmiyoruz…

Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yapmış Kurtar Çakın’ı bu ödülünden dolayı kutluyoruz…

Allah uzun ömürler versin…

Sözün özüne gelirsek…

Dernekler, cemiyetler, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ni örnek alarak üyelerini yaşarken onure etmeli…

Bir gazeteci vefat ettiğinde, cemiyetlerde ya da dernek binalarının önünde cenaze töreni düzenleyip “O çok iyi gazeteci, çok iyi bir insandı” demek onure etmek demek değildir…

Şunu da unutmamalı ki, gazeteciler hep yalnız kalmıştır…

Neden diye soracak olursanız, gün gelmiş dayak yemiş, küfürlü saldırıya uğramış, ne yazık ki yanında kimse olmamıştır…

Hatta gazeteciye meslektaşları bile sahip çıkmamıştır…

Bir eyleme, protestoya giderken arkasında bulunan gazeteci meslektaşları yolda tel tel dökülerek terketmiştir…

Hatta eylemde en ön saflarda yeralanlar, konuşma yapanlar ve meslektaşları gazeteciyi mahkemelerde yalnız bırakmıştır…

Gazeteciyi terkeden meslektaşları ne zaman ki, başlarına bir şey gelmiş işte o zaman yalnızlığın ne demek olduğunu hissetmiş, anlamış ve yaşamıştır…

Hissetmiş, anlamış, yaşamış ama iş işten geçmiştir…

Çünkü, gazeteci, “Satışa” gelmeyle yüzleşmiştir…

Noktalayacak olursak, gazetecilerin yanında sadece ailesi yeralmıştır…

Bu nedenle gazeteci eğer başarılı olmuşsa, bunu ailesine borçludur…

Belki konu biraz dağılmış olabilir…

İnsanın değerini yaşarken anlamak, sadece plaketle ödüllendirmek olarak değerlendirilmemeli…

İnsan yaşarken, sahip çıkmak da önemlidir…

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum