100 yıl sonra!
MUSTAFA ÖZKE

MUSTAFA ÖZKE

100 yıl sonra!

01 Ocak 2019 - 09:11

 
“hava
yağmurlu
ve
elektrikliydi!
 
***
 
o
zamanlar
paratoner
sistemi olmadığı
için telleri toprağa
vermiştim!
 
***
 
saat
gece yarısına
yaklaştığı bir anda
kapıdaki nöbetçi
koşa koşa geldi,
bir haber verdi:
Mustafa
Kemal Paşa
geliyor!
 
***
 
o
sırada,
Mustafa
Kemal Paşa
tek odadan ibaret
telgrafhaneye girdi.
ayağa kalktım!
 
***
 
- ‘buyurun
Paşam’
 
- ‘derhal
havza ve amasya ile
görüşmem gerekiyor’
 
***
 
hava
elektrikli,
telleri toprağa
verdik, sizi
görüştüremem!
 
***
 
‘bu, vatanın
kurtuluşu ile ilgilidir.
muhakkak görüşeceğim,
ya ölürüz, ya vatan
kurtulur’ dedi.
 
***
 
ceketin
cebinden
ipek mendilini
çıkarıp maniplenin
üzerine koydu.
 
***
 
benim
için telleri
devreye
sokmaktan
başka yapacak
bir şey kalmamıştı.
 
***
 
Atatürk,
‘sen ölürsen
ben de ölürüm’ dedi”
 
***
 
samsun’da
görevli bir
telgraf
memurunun
ifadesiydi bu
yazdıklarım!
 
***
 
olayın
yaşandığı
tarih 19
mayıs
1919!
 
***
 
ve
bugün
2019’un
ilk günü!
 
***
 
tam
100 yıl
geçmiş bu
telgrafın
üzerinden!
 
***
 
şimdi
ne
paratoner
sistemi olmadığı
için telleri toprağa
verilen telgraf var!
ne de
böyle
imkansızlıklar!
 
***
 
her şey
değişti
Atatürk’ten
başka!
 
***
 
o
gün
Atatürk
elini maniplenin
üzerine koymasaydı
yani
ölümü göze
almasaydı!
 
***
 
sizi
bilmem ama
bugün
ben gidip
üsküdar’da
şiirlerimi
yazamayacaktım!
 
***
 
aradan
tam 100
yıl geçmiş!
bu 100 yılın
çok iyi okunması
ve anlatılması
gerekiyor!
 
***
 
ölümü
göze alan
Atatürk’ün
samsun’daki
o davranışı bize
bir ders olmalı!
kesin, bir ders
çıkarmalıyız.
bu davet size!
 
***
 
o gün
elini
maniplenin
üzerine koyan
Atatürk ile bugün
yüreğini sınır taşına
yaslayan yiğitlerimiz
arasında hiçbir fark yok!
 
***
 
100
yıl sonra
yine üç yanımız
deniz, dört yanımız
düşmanlarla çevrili!
 
***
 
artık
ellerimiz
100 yıl önceki
gibi kenetlenmeli!
birlik ve beraberliğimiz
kardeşliğimiz daha çok
hissedilmeli!
 
***
 
çünkü

‘dörtnala 
gelip uzak 
asya'dan
akdeniz'e bir 
kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim!’
 
***
 
100 yıl
sonra da
bizim…