Son günlerde okullarda yaşanan şiddet olayları, toplum olarak hepimizi derinden sarsıyor. Her olayın ardından aynı tartışma yeniden alevleniyor: “Suçlu kim?” Öğretmenler mi, okul yönetimleri mi, devlet mi, yoksa çocuklar mı? Ancak artık dürüst olmak zorundayız. Bu sorunun tek bir cevabı yok. Ve daha da önemlisi, kimse masum değil.
Evet, en büyük sorumluluk anne ve babalarda. Çünkü bir çocuğun ilk öğretmeni ailesidir. Saygıyı, sevgiyi, sabrı, empatiyi ilk orada öğrenir. Ama mesele sadece ebeveynlerle de sınırlı değil. Bugün geldiğimiz noktada bu çocukların sorumlusu hepimiziz.
Televizyon ekranlarında şiddeti normalleştiren diziler, sosyal medyada kontrolsüz içerikler, ekonomik sıkıntıların yarattığı stres, toplumdaki tahammülsüzlük… Hepsi bir araya geldiğinde ortaya sağlıksız bir nesil çıkıyor. Çocuklar artık rol model olarak bilim insanlarını, öğretmenleri değil; kaba kuvveti, kolay yoldan güç elde etmeyi temsil eden karakterleri örnek alıyor.
Peki biz ne yapıyoruz?
Bir olay olduğunda hemen suçlu arıyoruz. Öğretmeni suçluyoruz, okulu suçluyoruz, sistemi eleştiriyoruz. Ama aynaya bakmayı ihmal ediyoruz. Oysa bu çocuklar gökten düşmedi. Onları biz yetiştirdik. Onları biz bu hale getirdik.
Evde iletişim yok. Sofralar bile sessiz; herkesin elinde bir telefon. Anne baba yorgun, çocuk yalnız. Sevgi eksik, ilgi eksik. Böyle bir ortamda büyüyen çocuk, öfkesini okulda dışa vuruyor. Çünkü başka bir alanı yok.
Ekonomik şartlar da cabası. Geçim derdiyle boğuşan aileler çocuklarına yeterince vakit ayıramıyor. Sosyolojik olarak ise giderek yalnızlaşan bir toplum haline geliyoruz. Komşuluk bitmiş, mahalle kültürü yok olmuş. Çocuk artık sokakta değil, ekran başında büyüyor. Ve o ekran, ona gerçek olmayan bir dünya sunuyor.
Sonra ne oluyor?
Bir gün okuldan bir haber geliyor. Kavga, bıçaklama, zorbalık… Hepimiz şaşırıyoruz. Oysa bu bir sonuç. Asıl sorun yıllardır göz ardı ettiğimiz gerçeklerde saklı.
Bu çocukları “suç makinesi” haline getiren bir sistemin içindeyiz. Ama bu sistem soyut bir yapı değil; biziz. Aile biziz, toplum biziz, medya biziz.
Artık suçlu aramayı bırakıp sorumluluk alma zamanı.
Anne babalar çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmeli. Eğitim sistemi sadece akademik başarıya değil, karakter gelişimine de odaklanmalı. Medya içerikleri denetlenmeli. Toplum olarak yeniden değerlerimizi hatırlamalıyız.
Unutmayalım:
Bugünün çocukları, yarının toplumunu inşa edecek.
Eğer bugün onları kaybedersek, yarın hiçbir şeyi kurtaramayız.
GELECEĞİMİZİ KAYBEDERKEN: SUÇLU KİM?
Yayınlanma :
16.04.2026 09:29
Güncelleme
: 16.04.2026 09:29
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: