Bugün bir devir daha kapandı…
Cahillik duvarını yıkan, bize “Biz kimiz?” sorusunu bıkmadan usanmadan anlatan bir çınardı İlber Ortaylı. O, bu toprakların asaletini, bu milletin büyüklüğünü ve okumanın şerefini öğretti.
Şimdi “Hoca vefat etti” diyorlar…
Yanlış… Çünkü âlimin ölümü, sıradan bir ölüm değildir. Âlim ölür ama ilmi ölmez; bedeni toprağa girer ama sözü göğe yükselir. Geride bıraktığı miras, sarsılmaz bir irade olarak yaşamaya devam eder.
O bize ne dedi?
“Okuyun… Kendinizi yetiştirin… Bu vatanın kıymetini bilin…” dedi.
Arşivlerin tozlu raflarından çekip çıkardığı gerçekleri önümüze koydu. Unutturulmuş hatıraları, gizlenmiş zaferleri, silikleşmiş kimliğimizi yeniden görünür kıldı. Biz de şimdi o gerçekleri omuzlayacağız.
Evet…
Bir kütüphane sustu belki.
Ama onun ektiği tohumlar, binlerce gencin zihninde yeşeriyor.
O tohumlar büyüyecek, kök salacak ve bir gün koskoca bir ormana dönüşecek.
Ey büyük hoca…
Bize kattığın her kelime için, hatırlattığın her zafer için, o “cahil” deyişinin ardındaki şefkatli uyarı için minnettarız. Çünkü sen azarlamadın; uyandırdın. Küçümsemedin; sorumluluk yükledin. Vazifeni yaptın.
Şimdi sıra bizde…
Senin “yarım kalmasın” dediğin tarih sayfasını biz tamamlayacağız. Unutulmasına izin vermeyeceğiz. Bu milletin hafızasını diri tutacağız.
Güle güle git çınar…
Makamın uçmağ olsun, ruhun şad olsun.
Türk milleti, senin o dik duruşunu ve sönmez ilmini asla unutmayacak. Çünkü bazı insanlar yalnızca yaşadıkları döneme değil, bütün zamanlara aittir.
Tarih seni yazdı…
Biz ise seni yaşatacağız.
Yorumlar
Kalan Karakter: