NEŞET KARADAĞ-ÖZEL
ADANA(GÜNAYDIN)- Çukurova İlçesi Güzelyalı Mahallesi'nde 18 Ekim'de 122 Cumhuriyet altını ve 85 bin lira borcunu isteyen kayınbiraderi Mehmet Ali Kanık’ı tüfekle öldürdüğü iddia edilen emekli polis memuru 43 yaşındaki Rifayi Tahta müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmaya başladı. Sanığın eşine, “Allah’tan haber geldi kardeşini öldüreceğim” dediği ortaya çıktı.
Adana 10.Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmaya tutuklu sanık Rifayi Tahta, müştekiler Tahta’nın eşi Sultan ve Remzi Kanık ile avukatları katıldı. Öldürdüğü kayınbiraderinin biriktirdiği 122 Cumhuriyet altını ile 85 bin lirayı peyder pey eşine verdiğini, ekonomik sıkıntılar nedeniyle de para ve altınları kullandıklarını itiraf eden Tahta, cinayet anını şöyle anlattı:
“Para ve altınları toplu olarak istedi. Veremeyeceğimi söyledim. Ayda kendisine 1500 TL vermek üzere anlaştık. 9-10 ay bu şekilde ödeme yaptım. Sonra toplu ödemem için beni sıkıştırmaya başladı. 2017’nin ocak ayına kadar kendisinden süre istedim. Olay günü telefon açıp beni çağırdı. Evin önünden geçerken ‘kızlarını dışarıya çıkartacağım’ diye bağırdı. Eşime ve çocuklara kapıyı açmamalarını söyledim. Tüfeğimi alıp aşağıya indim. Asansörden iner inmez kayınbiraderimle karşılaştım. Bana hakaret ve tehditlerde bulundu. Dışarı çıkmamızı söyledim. Önümde giderken belinden bıçak çıkartarak bana doğru döndü. Bunun üzerine yere doğru iki el ateş ettim. Yaralandığını görünce, dışarı çıkıp etraftakilere ‘ambulansa, polise haber verin’ diyerek yardım istedim. Bu olaylar öncesinde aramız çok iyiydi. Kendisini kardeşim gibi görüyordum.”
Kardeşi öldürülen Sultan Tahta, sanık eşinden şikayetçi oldu. Kardeşinin kendisine emanet olarak 122 Cumhuriyet altını ile 85 bin lira para verdiğini belirten Tahta, “Eşim kardeşimin eve gelmesini istemiyordu. Ses çıkartmasın diye eşime verdim. Eşim parayı ödeyeceğini söylüyordu. Kardeşim olay günü parasını isteyince eşim bana, ‘Mehmet Ali’yi öldürmem lazım, yoksa o bize öldürecek. Allah’tan haber geldi, kardeşini öldüreceğim’ dedi. Elinde şarjörle aşağıya indi. Bir kaç dakika sonra iki el silah sesi duydum. Aşağıya indiğimde kardeşim kanlar içindeydi. Daha önce de ‘kardeşini eve çağır evde öldüreyim meşru müdafaaya girer’ diye bana söyledi. Ben de çağırma teklifini kabul etmedim. Sanık sürekli kardeşimi, bizi ya da kendisini öldürmekten bahsediyordu” dedi.
Müşteki Remzi Kanık ise kardeşini öldüren eniştesinden şikayetçi olduğunu söyledi.
Tanık olarak dinlene katil zanlısının kızı B.T. ise, olay günü balkondan aşağıya baktığında dayısı ile babasının karşılıklı durduklarını belirterek, “Babam, dayıma ‘yürü’ diye bağırdı. Dayım tam arkasını dönerken babam sağ eli ile bacağının yanında tuttuğu tüfeği havaya doğru kaldırıp dayımın baş hizasından ateş ettiğini gördüm.
Mahkeme heyeti, tutuklu emekli polisin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne sevkedip rapor aldırılması için erteledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: