ŞEYDA SEZER-ÖZEL HABER
Adana'da husumetlilerini öldürmesi için tetikçi olarak yanına gönderdikleri kişiyi öldürmediği gerekçesiyle tabancayla öldürülen 19 yaşındaki İpek Akgül’ün katil zanlılarından 3’üne 2’si ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. 2 katil zanlısı da değişik hapis cezalarına mahkum edildi.
Adana İl Emniyet Müdürlüğü’ne 13 Şubat 2024’te giden 21 yaşındaki Yaşar Bulut, İpek Akgül isimli bir kadını Yumurtalık ilçesi Asmalı Mahallesi’nde öldürüp portakal bahçesine gömdüğünü itiraf etti. Yumurtalık Cumhuriyet Savcısı nezaretinde yapılan yer göstermede, Bulut’un gösterdiği yerde Akgül’ün cesedi bulundu. Adli Tıp Kurumu'ndaki otopside, İpek Akgül'ün 11 Şubat'tan önce darbedilip kolunun ve kaburgalarının kırıldığı, ardından vücudunun çeşitli yerlerinden tabancayla vurularak öldürüldüğü belirlendi.
‘’POLİS SENİ ARIYOR’’
Polis ekiplerince yapılan soruşturmada, Akgül’ün öldürülmeden 3 gün önce İzmir’den gelip sosyal medyadan tanışıp buluştuğu E.A.’yı evinde duş alırken tabancayla 3 yerinden vurup kaçtığı belirlenirken, olay gecesi otomobilde Bulut ile yalnız olmadığı Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve Plaka Tanıma Sistemi’nde (PTS) yanlarında ayrıca Akgül’ün sevgilisi olduğu öne sürülen Ahmet Albayrak ile Mehmet Görgün’ün de olduğu saptandı. Cinayet dedektifleri, Ahmet Albayrak ile Mehmet Görgün'ün, aralarında husumet olduğu iddia edilen E.A.'yı öldürtmek istediği, tetikçi olarak da İpek Akgül'ü çağırdıklarını belirledi. E.A.'nın saldırıdan kurtulması üzerine planlarının ortaya çıkacağını anlayan şüphelilerin, Akgül'ü, "Polis seni arıyor. Seni saklayacağız" diye buluşup, Bulut'a öldürttükleri tespit edildi. Bu tespitler üzerine, İpek Akgül’ün öldürülmesi olayına karıştıkları iddia edilen, Ahmet Albayrak, Mehmet Görgün, Yaşar Bulut'un ağabeyi Aziz Bulut tutuklandı, Mustafa Akman ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ
5 sanık hakkında, “Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma, Tasarlayarak Kadına Karşı Kasten Öldürme” suçlarından Ceyhan 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar, Kadın Cinayetlerini Durdurucağız Platformu ile CHP Adana İl Kadın Kolları üyeleri ile taraf avukatları katıldı.
Duruşmada son sözleri sorulan sanıklar önceki beyanlarını tekrarladılar.
Mahkeme heyeti, sanıklardan Mehmet Görgün ve Ahmet Albayrak’ın ‘kadına karşı, tasarlayarak ve bir suçu gizlemek’, ‘delilleri ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 4’er yıl hapis, sanık Yaşar Bulut’un “kadına karşı tasarlayarak ve bir suçu gizlemek”, “delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak” amacıyla “kasten öldürme” suçundan takdiri indirim uygulanarak müebbet hapis cezası verildi. Heyet, Bulut’u ayrıca ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum etti. Diğer sanıklardan Aziz Bulut’a ‘kadına karşı tasarlayarak öldürme ve bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak’’ amacıyla kasten öldürme suçuna yardım etme suçundan takdiri indirim uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezası, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Sanık Mustafa Akman ise “suçluyu kayırma” suçundan 8 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildi. Heyet, sanıkların mevcut hallerinin devamını da kararlaştırdı.
‘’ŞİDDETSİZ BİR YAŞAM İÇİN MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ’’
Kararın ardından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ceyhan Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Adana İl Temsilcisi Av. Ecem Sena Mutlay, CHP Adana İl Kadın Kolları başkan yardımcısı Av. Şirin Şeyma Bulut, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyesi Av. Sıddıka Beyza Cengiz Özek katıldı.
Açıklamayı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Adana İl Temsilcisi Avukat Ecem Sena Mutlay yaptı. Açıklamasında, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekip, kadınların maruz kaldığı şiddet, tehdit ve ısrarlı takibin çoğu zaman yeterince ciddiye alınmadığını belirterek, etkin soruşturma yürütülmesinin önemine vurgu yapan Mutlay, şöyle konuştu;
‘’Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak bugün beş erkek tarafından ateşli silahla öldürülen İpek Akgül için Ceyhan Adliyesindeyiz.
İpek Akgül 11 Şubat 2024 tarihinde, beş erkek tarafından tasarlanarak kasten öldürüldü. Basına “sevgililer günü cinayeti” olarak servis edilen bu cinayet, mücadelemizle birlikte iki seneyi aşkın süredir devam eden yargılama neticesinde bugün verilen karar ile açığa çıkarıldı. Sanıklardan Mehmet Görgün ve Ahmet Albayrak’ın kadına karşı, tasarlayarak ve bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık Yaşar Bulut’un kadına karşı, tasarlayarak ve bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçundan takdiri indirim uygulanarak müebbet hapis cezasıya ve ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık Aziz Bulut’un kadına karşı, tasarlayarak ve bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçuna yardım etme suçundan takdiri indirim uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezasıya ve ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık Mustafa Akman’ın suçluyu kayırma suçundan 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Sanıklar duruşma esnasında bu suçu kendilerinin işlemediğinden bahisle beraatlarına karar verilmesini talep etti.
Kadınlar her gün şiddete, tehdide, ısrarlı takibe maruz kalıyor; buna rağmen şikâyetleri görmezden geliniyor, cezalar caydırıcı şekilde uygulanmıyor. Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi intihar, kaza veya doğal ölüm gibi gösterilen şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. 2026 yılının yalnızca Mart ayında 31 kadın cinayeti işlendi, 33 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.
Etkin soruşturmalar yapılarak kadınların öldürülüp öldürülmediği veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması ve şüpheli ölümlerin aydınlatılması gerekmektedir. Kadınların ölümü çoğu zaman yeterince araştırılmadan, derinlemesine soruşturma yürütülmeden dosyalaştırılıyor.
Geçtiğimiz günlerde 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında yıllardır herhangi bir ilerleme kaydedilmezken, altı yıldır gizlenen faillerin açığa çıktığını gördük. Henüz Gülistan’ın kendisine ulaşamamışken, soruşturma sürecini etkin yürütmesi gereken sorumluların ne suçlara bulaştığı, delilleri nasıl kararttığı gözler önüne serildi. Doku ailesi ve kadın örgütlerinin Gülistan’ı ve adaleti aramaktan vazgeçmeyen mücadelesi sonucu nihayet soruşturma genişledi. Yıllar geçmesine rağmen Gülistan'a ne olduğunu hala bilmiyoruz. Kadınlar şüpheli şekilde kaybolduğunda, ölü bulunduğunda susan kurumlar, işlemeyen mekanizmalar ve gerçeği açığa çıkarmayan herkes bu karanlığın ortağıdır. Ama buradan ilan ediyoruz ki; Bugün İpek Akgül için olduğu gibi, Gülistan’ın, Rojin’in, Rabia Naz’ın ve ölümü şüpheli bırakılmak istenen her bir kadının ve çocuğun hesabı sorulacak, adalet mücadelesi verenler ve yaşam hakkı için direnenler mutlaka kazanacaktır.
Yine geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen saldırılar, içine itildiğimiz şiddet sarmalının korkunç boyutunu bir kez daha ortaya çıkardı. Daha bir buçuk ay önce İstanbul’da Fatmanur öğretmen bir öğrenci tarafından öldürülmüşken, bu saldırıların münferit olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu durum, siyasi iktidarın şiddete göz yumup önünü açan politikalarının bir sonucudur. Yaşanan bu şiddet olayları, aile içi şiddetin önlenmesi yerine, ailenin kutsallığının dayatıldığı, çocuk işçiliğinin iktidar eliyle normalleştirildiği, rıza yaşının mahkemelerde düşürüldüğü, okulların çocuklara gelecek vaadetmediği ve çocukların aidiyeti çetelerde aradığı bir ortamın sonucudur. Buradan bir daha uyarıyoruz, şiddeti önleyici politikalar geliştirilmediği sürece güvende olamayız. Okullardan sokağa, evlerden işyerlerine her alanda şiddetsiz bir yaşamı kurana dek mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.’’
Yorumlar
Kalan Karakter: