Dün Asteğmen Kubilay'ın ölüm yıldönümüydü...
Yazılar yazıldı, şiirler okundu, anma törenleri hazırlandı.
Kendilerini Cumhuriyetçi olarak tanımlayanlar, Kubilay üzerinden siyasetlerini yaptı.
Asteğmen Kubilay, Cumhuriyet'in simgelerinden biri oldu.
Tabi ki, siyasetin de en güzel malzemesi haline getirildi.
Gel, gelelim Adana'nın Kozan ilçesinde doğan Mustafa Fehmi Kubilay, kendi memleketindeki törende 50 kişilik bir toplulukla anıldı.
Böyle mi olmalıydı?
Cumhuriyet'e sahip çıkmak için canını feda eden Şehit Asteğmen Kubilay böyle mi anılmalıydı.
Şehit Kubilay üzerinden yapılan nağmelere bakıyorum, yapılan anma töreninin ihtişamına(!) birbirine yakıştıramadım.
Sorun ben de mi diye düşündüm ama yok değil...
Sorun, söylemlerini eylemlere dönüştüremeyenlerde.
Sorun, değerlerini yaşatmasını bilmeyenlerde.
Sorun, 'Hep ben' düşüncesi ile her olayı siyasetine alet edenlerde.
Kubilay bugün yaşıyor olsaydı, sizler 'Cumhuriyetçiyiz' nağmeleri atamazdınız sanırım...
Oysa, Adana'nın bağrından çıkmış bu delikanlı, Türkiye'de, hatta dünyadana nam salmış, yaptığı eylemle, Türklüğümüzden gurur duymamıza vesile olmuştur.
Cumhuriyet uğruna canını vermiş...
Bir de dönüp bize bakın...
Bu denli sağlam duruşlu, karakterli şehidimiz için bırakın can vermeyi 10 dakikamızı bile ayırmıyoruz.
Şimdi, neden siyaset malzemesi edildiğini düşündüğümü anladınız mı?
Kubilay zaten sizin için de şehit olmamıştı, utanmanıza gerek yok.
Şehit Asteğmen Kubilay, Türkiye Cumhuriyeti için canını verdi...
Ve... O'nun uğruna can verdiği Cumhuriyet halen dimdik ayakta.
Siz Kubilay'ın yanında olmasanız da!!!
Yorumlar
Kalan Karakter: