Hareketli günler…
Ömer Öner

Ömer Öner

Hareketli günler…

25 Haziran 2020 - 09:02

Adana son bir hafta içerisinde çok hareketli günler yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Geldiği günden beri Adana’nın her yönden gelişip kalkınması için yüreğini ortaya koyan Vali Mahmut Demirtaş Mardin’e atanırken, Ağrı Valisi Süleyman Elban da Adana Valiliğine atandı. Vali Mahmut Demirtaş’a gideceği Mardin’de, Vali Süleyman Elban’a da geleceği Adana’da başarılar diliyoruz. Bu atamaların gölgesinde, Vali Mahmut Demirtaş’ın baba acısı yaşamasıyla sarsıldık. Vali Demirtaş’ın babası Kadir Demirtaş Kırşehir’de vefat etti. Vali Demirtaş başta olmak üzere sevenlerine, dostlarına ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Allah, babasına rahmet eylesin.
Elbette hareketlilik valilerin değişimi ile kalmadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan Atama Kararlarına göre İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olurken yerine Adana Emniyet Müdürü Zafer Aktaş getirildi. Kahramanmaraş Emniyet Müdürü Doğan İnci de Adana Emniyet Müdürlüğüne atandı. Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’a gideceği İstanbul’da, Emniyet Müdürü Doğan İnci’ye de geleceği Adana’da görevinde başarılar diliyoruz.
 
*****
Elbette hareketlilik valiler ve emniyet müdürlerinin değişimi ile de kalmadı. Bu kez Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Faruk Yurdagül, Hâkimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi, 2020 Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi ile Kırşehir’e atandı. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcısı Bilal Gümüş de Adana’ya atandı. Kararname ile 4 bin 626 dolayında savcı ve hâkimin görev yerleri değiştirilmiş oldu. Başsavcı Ömer Faruk Yurdagül’e gideceği Kırşehir’de, Başsavcı Bilal Gümüş’e de geleceği Adana’da başarılar diliyoruz.
Bu gelişmeler ışığında yarın başka dairelerde başka atamalar olur mu olmaz mı onu da bekleyip göreceğiz.
Ama Adana’ya gelecek mülki idare amirlerini bekleyen en büyük sorunlardan biri, korona virüsü ile mücadele olacak gibi görünüyor.
Çünkü Sağlık Bakanlığı’nın verilerine bakılırsa Adana’da virüs bulaşma oranı artıyor. Gazetelerin, televizyonların, radyoların ve sosyal medyanın yoğun biçimde sosyal mesafe ve maske takma uyarısı yapmasına rağmen çoğu insan bu uyarılara kulak asmıyor. Camilerden belirli saatlerde uyarılar yapılmasına rağmen kimse oralı olmuyor.
 
*****
Halkın uyarıları dikkate almadığı bir kentte, Vali Mahmut Demirtaş’ın gece gündüz demeden çalışmasının ve halka virüs bulaşmasın diye kendi canını tehlikeye atmasının ne anlamı kalıyor?
Halkın uyarıları dikkate almadığı bir kentte, Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’ın helikopterle yukarıdan ve tüm ekiplerle aşağıdan denetimler yapmasının, kentin giriş ve çıkışlarda denetimi üst düzeye çıkarmasının ne anlamı kalıyor?
Halkın uyarıları dikkate almadığı bir kentte, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Faruk Yurdagül’ün sosyal medyadaki korona virüs manyaklarını bulup, paylaşımlarını etkisiz hale getirmesinin ne anlamı kalıyor? Korona virüs salgını konusunda sosyal medyadan halka yanıltıcı bilgiler verenlerle mücadele etmenin ne anlamı kalıyor?
Öyleyse! Korona virüs salgını konusunda sosyal mesafeye dikkat edeceğiz. Maskemizi takıp, bu konuda karşımızdaki insanlara saygı göstereceğiz. Kişisel temizliğimize son derece özen göstereceğiz.
 
*****
Yoksa!
Yoksa ne mi olur?
Başa döneriz. Bugüne kadar korona virüsle mücadele konusunda elde ettiğimiz tüm kazanımlarımızı kaybederiz.
Vali Süleyman Elban, Emniyet Müdürü Doğan İnci ve Cumhuriyet Başsavcısı Bilal Gümüş daha Adana’ya gelir gelmez, birçok yasakla karşılaşabiliriz.
Sosyal mesafeye dikkat etmezsek, maske takmazsak, kişisel temizliğimize özen göstermezsek ve virüs bulaşan insan sayısında yoğun bir artış olursa sokağa çıkma kısıtlaması bile gelebilir.
Hiç kimsenin buna hakkı yoktur! Hiç kimsenin kazandıklarımızı kaybettirme gibi bir lüksü yoktur, olamaz da. Bu konuda her bireye büyük sorumluluk düşüyor.
Bu sorumluluğu Türkiye’de yerine getirmeyen yaklaşık 5 bin insanın öldüğünü unutmayın.
Bu listeye siz de eklenmeyin!

YORUMLAR

  • 0 Yorum