TİCARİ HAYATTA KAMBİYO SENETLERİ
Stj. Av. Buse Güldaş

Stj. Av. Buse Güldaş

Stj. Av. Buse Güldaş

TİCARİ HAYATTA KAMBİYO SENETLERİ

25 Ocak 2021 - 10:15

Ticari hayatımızın vazgeçilmezi; çek ve bono özellikle ticaretle uğraşanlar -tacirler- başta olmak üzere milyonlarca vatandaşın kullandığı bir alacak hakkını içeren senetlerdir. İşbu çek, poliçe ve bono hukukumuzda kambiyo senetleri adı altında toplanmış olup kambiyo senetleri, kıymetli evraktır.
Türk Ticaret Kanunu’na göre kıymetli evrak; öyle senetlerdir ki, bunların içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez.
Kıymetli evrakta senetten doğan hak senetten ayrı olarak beyan edilemez ve başkalarına devredilemez. Kıymetli evrak, hak ile senedin birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu belgelerdir. Yani kıymetli evrakta hak ile senet iç içe geçmiştir, ve senet olmadan hakkı ileri sürmek mümkün değildir.
Kambiyo senetlerinden bono ve çeki ticari hayatımızda sıklıkla kullanıyorken, poliçenin Türkiye’de uygulamada kullanımı çok nadirdir. Buna rağmen kanunumuzda poliçe hükümleri fazlaca detaylı işlenmiş olmasına rağmen aslında günlük hayatta çokça kullandığımızı belirttiğim bono hükümleri poliçeye atıf yapılmak suretiyle, detaysızca işlenmiştir. Bu mevcut Türk Ticaret Kanunumuzun Alman Ticaret Kanunundan yararlanılarak hazırlanmasından kaynaklanmaktadır.

Bono ve Çek Nedir?
Kambiyo senetlerinden bono uygulamada en sık rastladığımız senetler olup, Emre muharrer senetler adıyla da bilinir. Bazı şekil koşullarına bağlı ve belli bir meblağ nakidin ödenmesi taahhüdünü içeren, değerli evrak niteliği taşıyan borç senetleridir.
Senet üzerinde bulunması gereken bazı unsurlar söz konusudur:

  • Bono ya da emre muharrer senet kelimesi
  • Bedel ödeme vaadi-ki bu  vaad kayıt ve şart içeremez-
  • Vade
  • Ödeme yeri
  • Lehdarın isim ve soyismi
  • Senedin düzenlenmiş olduğu tarih ve yer
  • Senedi düzenleyen kişinin imzası
 
 
Bu bilgilerden vade, düzenleme yeri ve ödeme yeri unsurları alternatif zorunlu unsurlar olup bunların eksikliği halinde bono yine geçerli sayılır iken diğerlerinin eksikliği halinde bono geçersiz sayılacaktır çünkü bunlar zorunlu unsurlardır.
 
Yine uygulamada çek de, bono gibi fazlaca kullanılmakta olup bir bankaya hitaben yazılmış ve Türk Ticaret Hukuku’nda belirtilen hükümlere göre düzenlenmiş, ödeme emri niteliğinde olan kıymetli bir evraktır. Günümüzde çekler barkodla yapılmakta ve güvenli ticaret ilişkisi sağlanmaktadır.
Kanunumuzda çek üzerine vade konulması yasaklanmış olsa da yani her ne kadar bankaya verildiğinde ödenmesi gerekse de piyasada vadeli olarak olarak kullanılmaktadır. Kredi kartının yaygınlaşması ile beraber kullanımı azalmış olsa da taşıdığı şekil şartları ve kanunlardaki koruyucu hükümlerin varlığı çeke olan güveni ve yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamaktadır.
Çek defteri (çek karnesi) almak için istenen bilgiler bankaya göre değişiklik gösterebilir. Yine de bankaların başlıca istediği bilgiler şunlardır:
  • İkametgah belgesi
  • Kimlik belgesi
  • Sabıka kaydı
Banka bunların yanında teminat gösterilmesini de isteyebilir. Yaptığı araştırmalar sonucunda geçmişte karşılıksız çek vakası, geciken ödemeler gibi şüpheli bir durum ile karşılaşırsa firma sahibinin başvurusunu reddeder. Bankalardan sorunsuz bir şekilde kredi alabilen, ticari işlemlerinde herhangi bir sıkıntı yaşamayan bütün işletmeler istedikleri bankaya çek defteri için başvuruda bulunabilirler.

Cirolamak-Ciro Etmek Nedir?
Ekonomik aktivitelerle sık sık iç içe olan kişiler, ticari hayatı devam ettirmek için farklı yollara başvururlar. Bir belgeyi, ödeneği ya da maddi karşılığı olan herhangi bir şeyi ticaret hayatında nakit amaçlı kullanabilirsiniz. Ekonomik devir için bu tür durumlar, alıcı ve satıcıya kolaylık sağlar.
Ticari hayat muhteviyatı gereği hızlı bir şekilde akmak ister. Bu nedenle ticaret kanunu kambiyo senetlerinin para kadar hızlı tedavül edebilmesi için senetlerin ciro edilmesini öngörmüştür. Cirolamak en basit deyimiyle çek veya senet hamilinin çek veya senedin arka yüzünü imzalayarak, yeni hamile teslim etmesi suretiyle yapılır. Ciranta ise, bir borcu veya ödeneği karşılayabilmek için senedi ciro eden kişiye verilen genel isimdir.
Cirolama işlemi ticari hayatta fazlasıyla kolaylık sağlayan bir işlem olmakla birlikte karşılıksız olan durumlarda aslında cirantanın hukuki bir sorumluluğu olmamakla birlikte, çek ya da senedi düzenleyen kişi muhatap alınmaktadır. Yani bir çekin karşılıksız çıkması durumunda bunun hesabını cirantaya sormanız söz konusu değildir. Bu yüzden senet kullanılmadan önce düzenleyen kişi ile ilgili güvenilirlik araştırması muhakkak yapılmalıdır. Ticaret hukukunda güven ve teminatlar, ödeme anında zor durumda kalmama adına önemlidir.

Çek Kırdırma/Faktöring Nedir?
Çekin bedelini vadesinden önce tahsil etmek anlamına gelir.  Varsayalım ki elinizde ileri tarihli düzenlenmiş bir müşteri çeki var ve sizin de acil bir ödemeniz gelmiş durumda. Nakit ihtiyacınızı karşılamanız için siz çeki bankaya değil, faktöring firmalarına ya da piyasada bu işi yapan şahıs ya da firmalara vermek durumundasınız. Bu durumda çek bedelinde %10 ila %40 arasında komisyon kesintisi yapılır. Eğer çek vadesinde karşılıksız çıkar ise bu şirketler çek bedelini sizden tahsil edebilir.

Kambiyo Senetlerine Özgü Takip Yolları
Bir senedin kambiyo senedi (bono - poliçe - çek) olması, onu birçok bakımdan özel hükümlere tabi kılar. Bunlardan biri, kambiyo senetlerinden doğan alacağın cebri icra yolu ile takibinde kendisini gösterir. Kambiyo senetlerinde alacaklının alacağının varlığını ispat etmek zorunda olmaması, giderek bunların güvenli birer ödeme aracı olmaları, içerdikleri hakkın takibi noktasında senet alacaklısı lehine kolaylaştırılmış bir takip usulünün kabulünü gerektirmiştir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip özel bir ilamsız icra yoludur ve alacaklının bu yola başvurması için elinde kambiyo senedi niteliğinde bir belge olması zorunludur. Bir kambiyo senedinin içerdiği hak bakımından alacaklı sıfatına haiz olduğunu durumlarda icra takibi başlatmanız; takip talebini icra dairesine vermeniz ile başlar, ödeme emri ve takibin kesinleşmesi, haciz, satış ve paraların paylaştırılması aşamaları ile devam eder.
Tarafınıza bu yol ile açılmış bir takip olması, böyle bir takipte borçlu konumunda olmanız durumunda, ödeme emrinin tarafınıza tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde takibi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine dilekçe ile başvurarak imzaya veya borca itiraz hakkını kullanabilmeniz mümkündür. Ödeme emrine itiraz eden borçlu, mallarının haczini engellemek veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi sağlamak için, icra mahkemesinden icra takibinin geçici olarak durdurulmasını isteyebilir.
İcra mahkemesi, borçlunun itirazının reddine karar verirse; alacaklı, kararın kesinleşmesini beklemeksizin takibe devam edebilir. Mahkemece verilen karar şekli anlamda kesin hüküm olduğundan, ret kararının ardından borçlunun menfi tespit veya istirdat davası açma hakkı saklıdır. İcra mahkemesi, itirazın kabulü yönünde karar verirse takip durur ve bu kararın kesinleşmesi ile de icra takibi iptal edilir.
İmzaya itiraz, borçlunun takip konusu yapılan kambiyo senedindeki imzayı inkâr etmesi halidir. Borçlu imza itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde, açıkça, dilekçe ile icra mahkemesine yapmalıdır. Borçlunun imza itirazı dışında kalan tüm nedenlerden dolayı ödeme emrine itirazı borca itiraz nedeni olarak sayılmaktadır. Borçlu; borcun mevcut olmadığı, itfa edildiği, imhal edildiği, borcun zamanaşımına uğradığı veya takas, faiz oranı veya yetki hususlarında itirazda bulunabilir.
Borçlu beş günlük itiraz süresi içerisinde, icra mahkemesine vereceği itiraz dilekçesinde hem imzaya hem borca itiraz edebilir.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum