Önce Egemenliğimiz Sonra 23 Nisan Çocuk Bayramımız Ve TSK’ dan...
YAŞAR KARA

YAŞAR KARA

YANKI

Önce Egemenliğimiz Sonra 23 Nisan Çocuk Bayramımız Ve TSK’ dan Afrin’ e Seyyar Hastane

23 Nisan 2018 - 09:12

GÜNAYDIN Adana Gazetemizin Siz Saygıdeğer Okurları; bugün 23 Nisan  “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir”  diyen ATAMIZIN Tüm Dünya Çocuklarına Armağanı olan “23 Nisan Ulusal ve Egemenlik Çocuk Bayramımız” Ne mutlu bizlere. Bundan tam 98 yıl önce bizlere bu anlamlı armağanı sunan başta Büyük Türk Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm değerleri, rahmet ve dualarla anıyoruz. Sonra bu güzel günümüzü YANKI aracılığıyla saygı, sevgi, selam ve büyük bir coşku ile kutlayalım.

 

AYRINTILARLA 23 NİSAN 

23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir. ATATÜRK, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün BAYRAM olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da ATATÜRK bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979'da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke TÜRKİYE’dir.

 

ATATÜRK DİYOR Kİ:

“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.” Anayasamızın “Egemenlik” başlıklı 6. maddesi aynen şöyle demektedir: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da gurup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz. Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir.

 

MİLLİ  EGEMENLİK

Millî Egemenliğin en kısa tanımı şudur; “Egemenliğin tek meşru kaynağı ve sahibi Millettir.” Millet iradesi, fertlerin iradelerinin bir araya gelmesinden ve kaynaşmasından oluşmaktadır. Millî egemenlik, milletin bölünmez iradesini temsil eder. ATATÜRK, “Türküm” diyen her insanın vatan toprakları üstünde ayrıcalıksız ve kaynaşmış bir Türk ulusunu temsil ettiğini özellikle vurgulamıştır. “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Ulusun Olacaktır” ilkesi doğrultusunda hiç bir güç, hiç bir iç ve dış kuvvet bu hakkı ulusun elinden alamaz. Ulusumuz, en kutsal varlığı olan bağımsızlığını gerektiğinde canı pahasına korumuştur ve her zaman da koruyacaktır.

MİSAK-İ MİLLİ

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ulusal sınırları içinde bir “ulus devlet”dir. Bu sınırlar, kurtuluş savaşının ardından “Misâk-ı Millî” ile tespit edilen vatan topraklarının bütününü ifade eder. Birinci Meclis’in temeli; “Müdafaa-i Hukuk”tur. Müdafaa-i Hukuk’un özü ise “Ulusal Egemenlik ve Tam Bağımsızlık”tır. Tam bağımsızlık, Kuvâ-yi Millîye anlayışı ile ruh bulur. “Ulusal Güçler” demek olan Kuvâ-yi Millîye ise, Türk Milleti’nin onurunu temsil eder.

KONGRELERİN ÖNEMİ

Milletten alınan gücü esas kabûl eden ve Türk Milleti’nin bağımsızlık mücadelesine önderlik eden Mustafa Kemâl’e göre Kongreler ve Meclis demek, ulus demektir. Bu amaçla 1919’da Samsun’dan başlattığı halk hareketinin ardından gerçekleştirdiği Amasya, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile halkın iradesini Mustafa Kemâl filizlendirmiştir.1919 Amasya Bildirisi ile ilân olunan, "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" parolası, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde de benimsenmiş ve kurulacak olan Büyük Millet Meclisi’nin temel dayanağını oluşturmuştur.

İLK MECLİS

23 Nisan 1920’de yurdun her bölgesinden gelen millet temsilcileriyle Ankara’da Büyük Millet Meclisi açıldı. Mustafa Kemâl, millet iradesini ve egemenliğini temsil eden bu Meclis’e başkan seçilerek, artık Türk bağımsızlık mücadelesinin her bakımdan, askeri, siyasi ve sosyâl lideri olmuştur. Egemenliğin padişaha, bir sınıf veya zümreye değil, Türk Milleti’ne ait olduğu gerçeğini devlet hayatımıza kazandıran ATATÜRK’tür.Artık Türk Milleti’nin iradesi, kararları ve sesi, onun yegâne temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi aracılığıyla bütün dünyaya duyurulmuş olmaktaydı. Büyük Millet Meclisi ile Türk Milleti, varlığını ve kaderi üzerindeki hâkimiyetini resmen ilân etmiştir.

20 Ocak 1921 tarihinde hazırlanan ilk Anayasamızda da, hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu ilkesi esas kabûl edilmiştir. Halkın kendi kaderini kendisinin tayin etmesi en tabi hakkıdır. Kanun yapmak ve yürütmek yetkileri, milletimizi temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde toplanmış ve buradan tecelli etmiştir. 1921 Anayasası ile, Amasya genelgesinden itibaren gelen ve yerleşen maneviyat ve kanaat resmî bir nitelik kazanmış ve bu Anayasa metni ile artık hukuki hüvviyete bürünmüştür.

CUMHURİYET

Millî hakimiyetin tesis edilmesini takiben, sıra, yeni kurulan Türk Devleti’nin sağlam, demokratik ve çağdaş temeller üzerine oturtulmasına gelmişti. 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet’in ilân edilmesinin ardından ATATÜRK, en kısa zamanda bunun gereği olan demokrasiye geçilmesini öngörmekteydi. Büyük önder Atatürk'ün bundan yıllarca evvel Cumhuriyet’e dair ifade ettiği düşünceler, bugün halâ bazı batılı ülkelerin ulaşmaya çalıştıkları idealleri temsil etmektedir.Cumhuriyet’e sahip olmaktan ziyade asıl önemli olan, Cumhuriyet’in ilkelerine lâyık olmaktır. Bağımsızlığın, millî egemenliğin ve demokrasinin kıymetini bilen, erdemli ve özverili Cumhuriyet gençlerine sahip olmak, Türkiye’nin en büyük hazinesidir. Şehitlerimiz pahasına, yokluklar ve acılar pahasına savaş alanlarında kazanılan zaferler; siyasi, ekonomik ve kültürel zaferlerle pekiştirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi ilerleyiş yolu işte bu noktadan geçmektedir. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti, bu fikirler, bu düşünceler üzerine kurulmuştur. Mutlu ve güçlü Türkiye ülküsü, bu görüşlerin yaşamasına ve kuşaktan kuşağa canlı bir meşale olarak devredilmesine bağlı bulunmaktadır.

TSK’NIN 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ETKİNLİKLERİ

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla aziz şehitlerimiz ve karargâh personelinin çocukları ile Genelkurmay Başkanlığı karargâhında bir araya gelmiş ve bayramlarını kutlamıştır. Hediyelerini de alan çocuklar bayramlarına erken başlamanın mutluluğu ile Karargâhtan uğurlanmıştır.

TSK’DAN ZEYTİN DALI HAREKÂTIYLA İLGİLİ SON BİLGİLER: AFRİN’DE 4 BİN 254 TERÖRİST ETKİSİ HALE GETİRİLERKEN 117 MAYIN VE 855 ADET EYP İMHA EDİLDİ

Zeytin Dalı Harekâtı  kapsamında: Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerince, Kızılay, AFAD ve BM tarafından sağlanan insani yardımların bölgeye erişimi konusunda gerekli destek sağlanmakta; Afrin’de hayatın normale dönmesi için çalışmalara devam edilmektedir. Harekâtın başlangıcından itibaren etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4254 olmuştur. Terör örgütü mensupları ile girilen çatışmalarda bugüne kadar 53 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 232 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır.Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu tarafından 18 Mart 2018 tarihi itibariyle kontrol altına alınan Afrin’de mayın ve el yapımı patlayıcı arama faaliyetleri sürdürülmektedir. Harekât kapsamında bugüne kadar 117 adet mayın ve 855 adet EYP tespit edilerek imha edilmiştir.

Zeytin Dalı Harekâtı başarıyla devam etmektedir.Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen tüm faaliyetler, geçmişte olduğu gibi bugün de kendisine duyduğu özgüven ile şeffaf bir şekilde yürütülmektedir.Zeytin Dalı Harekâtı bölgede barış ve istikrarı sağlamak üzere tüm teröristlere karşı, ahlaki değerler ve uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar aynı azim ve kararlılıkla sürdürülecektir..(TSK Bilgi tarihi 14-20 Nisan 2018 21 nisan yayımlı)

TSK’DAN AFRİN  CENDERİS’DE SEYYAR  ASKERİ  HASTANE

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 21 Nisan 2018 tarihinde Cenderis’de, halkın sağlık ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla bir Seyyar Askeri Hastane hizmete açılmıştır. Hastanede; Aile Hekimi, Acil Tıp, Çocuk Hastalıkları, Genel Cerrahi, Kulak Burun Boğaz, İç Hastalıkları, Fizik Tedavi ve Anestezi branşlarından 8 doktor, 8 hemşire, 8 sağlık teknikeri ve 12 idari personel olmak üzere toplam 36 personel görev yapmaktadır. Hizmet kapsamı, ihtiyaç doğrultusunda geliştirilecek hastanede, laboratuar ve radyoloji kısımları da yer almaktadır. 20 yataklı hastanenin günde 300-400 hastaya hizmet vermesi öngörülmektedir.

OP. DR.BEYHAN ÇAKIR’A AÇIK TEŞEKKÜR

Hayat arkadaşım Can yoldaşım Saygıdeğer Eşim Polyanna Succi KARA’ya yapılan 3 Cerrahi Operasyon da gerekli müdahaleyi başarıyla yerine getiren Sayın Op. Dr. Beyhan ÇAKIR’a ve Asistanlarına kamuoyu önünde teşekkürlerimi sunarım.                                                        

….

YARIN

“SİYASET SAHNESİNDE SÜRPRİZ GELİŞMELER HER AN MÜMKÜN ŞUNUN ŞURASINDA SEÇİMLERE NE KALDI 62 GÜN…”

Daima olduğu gibi ne diyor ve ne bekliyoruz; bizi izlemeye devam edin. bizler sizler için varız. 24 Nisan 2018 Salı günü                 Yaşar KARA-YANKI’lı  GÜNAYDIN Adana Gazetesi Almayı, Okumayı, Okutmayı: Sakın Ha Sakın  İhmal Etmeyin. Habercilikte Önemli Sürprizler ve Gelişmeler Sizleri Bekliyor…

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar