ŞEYDA SEZER-ÖZEL HABER
Adana’da eşi Günay Sena Sert'i uzaklaştırması olmasına rağmen tabancayla göğsünden vurarak öldürdüğü iddia edilen ve olay sonrası “Eşim intihar etti” diyen İbrahim Sert’in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle yargılanmasına devam edildi. Duruşmada, maktulün amcası maktül yeğeninin sanık tarafından domuz bağıyla bağlanıp, darp edildiğini iddia etti.
24 yaşındaki Günay Sena Sert, ailesinin razı olmamasına rağmen 12 Aralık 2023’te 22 yaşındaki İbrahim Sert ile kaçarak evlendi. İddiaya göre, İbrahim Sert eşine şiddet uygulamaya başladı. Sert, eşinin tehdit ve şiddetleri üzerine savcılığa şikayette bulundu ve uzaklaştırma kararı aldırdı. İbrahim Sert uzaklaştırma kararı olmasına rağmen 8 Aralık 2024 günü eşinin yaşadığı Sarıçam ilçesi Gültepe Mahallesi'ne geldi. Yine iddiaya göre, Günay Sena Sert eşinin cep telefonuna bir kadından gelen mesajı görünce eşi ile tartıştı. Tartışma sırasında eşi İbrahim Sert'e ait tabancayla göğsünden vurulan Günay Sena Sert, ağır yaralandı.
EŞİNİ KUCAĞINA ALDI
İbrahim Sert, bağırarak yardım isteyip, eşini kucağına alarak apartmanın dışına çıkarmaya çalıştı. Bu sırada Günay Sena Sert yere düşerken, İbrahim Sert ise üzerindeki tişörtü çıkarıp, eşinin yarasına tampon yaptı. O anlar ve İbrahim Sert'in yaşadığı panik, apartmanın güvenlik kamerasına yansıdı. Hastaneye kaldırılan Günay Sena Sert tüm müdahalalere rağmen kurtarılamayarak öldü.
‘EŞİM KENDİNE SIKTI’
Gözaltına alınıp tutuklanan İbrahim Sert hakkında “Kadına ve Üstsoy veya Altsoydan Birine ya da Eş, Boşandığı Eş veya Kardeşe Karşı Kasten Öldürme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma” suçlarından Adana 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davaya devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık İbrahim Sert katıldı. Müştekiler ve taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada sanık İbrahim Sert, eşinin bileğini kesmesinden 1 hafta önce kafasına silah dayadığını, aralarında tartışma çıktığını ve kıskandığı için intihar ettiği girişiminde bulunduğunu söyledi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın çocukluk arkadaşı ve olayın tek görgü şahidi M.E.Ü., maktül Günay Sena Sert’in öncesinde de intihar girişiminde bulunduğunu söyledi.
‘DAHA ÖNCE DE İNTİHAR ETTİ’
Maktülün hangi sebeple intihar ettiğini bilmediğini belirten tanık M.E.Ü, sözlerini şöyle sürdürdü;’’Sanığın eski evinde silah vardı. Maktül daha önce bu silahla intihar girişiminde bulundu ancak silah boş olduğu için girişimi sonuçsuz kaldı. Olay günü İbrahim’le ortak bir arkadaşımızı havalimanından alacaktık. Bunun için evine gittim. Evin içine girmeyip, balkondan uyandırmaya çalıştım. Önce telefonunu aradım ama açmadı. Bu nedenle cama vurdum. Hatta eşi Günay’la birlikte uyandırmaya çalıştık. Bu sırada anormal bir durum görmedim. Aralarında ‘Aşkım,canım,cicim’ diye konuşuyorlardı İbrahim’i uyandırdık ama arkadaşımız uçağı kaçırdığı için havalimanına gitmedik.’’
‘TARTIŞIYORLARDI’
Tanık M.E.Ü., maktülü silahı kullanırken gördüğünü belirterek, ‘’Yaz mevsimini sonlarında İbrahim’i çağırmaya gittiğimde kapıyı çaldım, İbrahim açtı. Bu sırada maktülle tartıştıklarını gördüm. Maktül de gidip silahı alıp, intihar girişiminde bulundu. Ben kendisinin silahın alt kızağını kendinin çektiğini gördüm. Benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir.’’ diye konuştu.
‘BENİ DÖVÜYOR’
Maktulün babasının halası olan tanık D.G., ifadesinde, maktülün daha önce intihar girişiminde bulunmadığını, kendisine zarar verdiğini görmediğini belirtti. Tanık D.G., sözlerinin devamında şöyle konuştu;’’Maktül, bir gün yanımıza geldiğinde bileğinde sanki iple bağlanmış gibi morluk izleri gördüm. Kolları siyah renkteydi. Ne olduğunu sorunca, sanığın kendisini darp ettiğini söyledi. Ben kendisiyle konuştuğumda da intihara meyilli bir izlenim görmedim. Yanımda uyuşturucu madde kullanmadı. Kullandığında dair bir bilgim de yoktur. Maktül, kocasının kendisini sürekli dövdüğünü söylerdi.Bir keresinde gelinim bize İbrahim’in maktülü aldattığını söyledi. Maktül, 2 ay yanımda kaldı. Ardından sanıktan korkup, kendisine zarar vereceğini düşündüğüm için dışarıya göndermedim, koruyup, kolladım.’’
Maktulün amcası olan tanık M.Ş.K. ifadesinde, sanığı dövmediğini, maktül yeğeninin darp edildiğini duyduktan sonra kendisine sahip çıktığını söyledi.
Darp olayını duyunca kendilerini ayrılın diyerek telkin ettiğini belirten tanık M.Ş.K., sözlerini şöyle sürdürdü;’’Sanık maktule senin yanındaki erkek kim deyip maktulü dövüyormuş. Bunları duyduktan sonra kendilerine kavga etmeyin gerekirse ayrılın dedim. Ayrıca sanığın maktul olan yeğenimi darp etmesi sebebiyle 2-3 defa beni arayıp benden yardım istedi ve bende evimi açıp kendisine sahip çıktım. Kendisinin cebine harçlık koydum. Daha sonrasında yine sanığın yanına gitmiş. Ben kendisine yardım ettiğim için yine tekrar eşinin yanına döndüğünden dolayı artık bana karşı mahcup olup beni aramadı. Eşimle konuşmuş ve sanığın darp eylemleri devam etmiş. Yeğenim olan maktulün intihar girişiminde bulunduğuna dair bir bilgim yoktur. Böyle bir şey olsaydı eşim bana söylerdi.’’
DOMUZ BAĞI İŞKENCESİ
Tanık M.Ş.K., sanığın işsiz biri olduğunu belirterek, ‘’Bana sanığın durumunu çevreden anlatırlardı. Yeğenimin domuz bağıyla sanık tarafından bağlanıp dövüldüğüne dair doktor raporu da mevcuttur. Ayrıca buna ilişkin olarak yeğenim eşime söylemiş. Haberim oldu ve polislere söyledim, rapor alın dedim. Buna ilişkin de rapor mevcuttur. Ben sanığın silahı olup olmadığını, kullanıp kullanmadığını bilmiyorum.’’ Dedi.
Cumhuriyet savcısı, sanığın mevcut halinin gözönünde bulundurularak tutukluluk halinin devamını istedi.
ERTELENDİ
Mahkeme heyeti, yüklenen suçun niteliği, mevcut delil durumu gözönünde bulundurularak sanığını tutukluluk halinin devamına karar verip, olay yerinde keşif yapılması ve eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: