Kadına şiddet, kadın cinayetleri yıllardır süre gelir. Ne yazık ki cinayetlerin önüne bir türlü geçilemiyor. Son zamanlarda işlenen cinayetlerin faillerine baktığımızda hep 18 yaş altındaki çocukların can aldığını görüyoruz.
İnsanlıktan nasibini alan, vicdanı, merhameti olan bu cinayetlere üzülüyor. Son iki cinayet Türkiye’nin gündemine oturdu. Öğretmen Fatma Nur Çelik, öğrencisi tarafından öldürüldü.
Yine Fatmanur Çelik isimli kadın da kızıyla birlikte ölü bulundu.
Çalışmalarını taktirle karşıladığım ve takip ettiğim Çukurova Belediye Başkan Yardımcısı sayın Nazlı Pınar Ünlü, öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetiyle ilgili Adana Büyükşehir Belediye Meclis toplantısında yaptığı konuşmasında tepkisini ortaya koydu. Ünlü, yaptığı konuşmasında önemli mesajlar verirken aynı zamanda sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında isyanını haklı tepkisini burada da okuyup dinleyince duyarsız kalamadım. Nazlı Başkanın haklı tepkisini ve isyanını noktasına virgülüne dokunmadan aynen paylaşıyorum.
***
Ülkemizde bir gün arayla…
Aynı isimle iki kadın katledildi.
Biri bir öğretmendi.
Fatmanur Çelik
Bilgi veren, yol gösteren, geleceği büyüten bir kadın…
Diğeri bir anneydi.
Sekiz yaşında bir kız çocuğunun annesi… Fatmanur Çelik Aynı isim, aynı acı, aynı karanlık.
Bu artık tesadüf değil.
Bu bir isim değil.
Bu, göz göre göre büyüyen bir düzenin sonucudur.
Savaş diyoruz…
Ama savaş sadece sınırda değildir.
Savaş; evde, kısıtlı imkânlarla çocuğuna bir tabak yemek koymaya çalışan kadının savaşıdır.
Savaş; iş yerinde var olabilmek,
maddi özgürlüğünü kazanabilmek için
mobbinge direnen kadının savaşıdır.
Savaş; gece korkmadan yürüyebilmenin savaşıdır.
Savaş; “yaşamak istiyorum” diyen bir kadının
duyulma savaşıdır.
Ve yanı başımızda süren savaşlarda…
yüzlerce çocuk, yüzlerce kadın hayatını kaybediyor.
Çünkü savaşın ilk kaybedilenleri her zaman çocuklar ve kadınlar oluyor.
Biz biliyoruz ki; kadınlar için savaş hiç bitmiyor.
Her gün, her yerde, farklı biçimlerde devam ediyor.
Ve biz…
Bize bir harf öğretene minnet duyan bir toplumdan,
bir canı bahanelerle yok eden bir topluma dönüşmeyi asla kabul etmiyoruz.
8 Mart’a giderken…
Biz kutlama yapmıyoruz.
Biz; emeğiyle var olan, mücadelesiyle ayakta duran,
hayatı elinden alınan kadınları anıyoruz.
Kadınların korkmadan yaşadığı, çocukların hayatta kaldığı bir ülke mümkün, inanıyoruz.
Ve o ülkeyi kurmak…
Bizim sorumluluğumuzdur, biliyoruz.
***
Ne dersiniz Başkan Yardımcısı Nazlı Pınar Ünlü serzenişinde, tepkisinde ve endişelerinde haksız mı?
Aslında Nazlı Başkan tüm kadınların isyanını, tepkisini ve serzenişini ortaya koydu. Çünkü, o bir siyasetçi olmanın dışında o bir anne ve çocuğunun geleceği için endişe duyuyordur tüm anneler gibi.
Yorumlar
Kalan Karakter: