Röportaj: Remzi Yıldırım
İçsel Yolculuğunu Kitaba Dönüştüren Bir Anne: Özge Öztürk Pamuk ile yazarlık üzerine konuştuk.
41 yaşındaki yazar Özge Öztürk Pamuk, çocuklukta bastırılan duyguların yetişkinlik hayatını nasıl şekillendirdiğini anlattığı ilk kitabıyla okurlarının karşısına çıktı. “Yazmak benim için deneyimi dönüştürmek” diyen Pamuk, gerçek yaşanmış hikâyelerden beslenen sade ve samimi diliyle dikkat çekiyor.
İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi ve iki çocuk annesi olan Pamuk, ikinci kitabı için çalışmalarını sürdürürken; umut, sevgi ve güven duygusunu merkeze alan mesajlarıyla hem yetişkinlere hem gençlere sesleniyor. Adana Şair Yazarlar Platformu çatısı altında üretmenin kendisi için büyük bir şans olduğunu vurguluyor.
“Yazmak benim için sadece anlatmak değil; deneyimi dönüştürmek ve anlamlandırmak demek.”
Adı Özge Öztürk Pamuk… 41 yaşında, 16 yıllık evli ve iki erkek çocuk annesi. İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü son sınıf öğrencisi olan Pamuk, içsel yolculuğunu kaleme alarak okurlarıyla buluşturan isimlerden biri. İlk kitabıyla dikkat çeken yazar, şimdi ikinci kitabı üzerinde çalışıyor. Yazarlık serüvenini, ilk kitabının arka planını ve edebiyata bakışını anlattı.
“Yazmaya Aslında Çocukken Başlamışım”
Çocukluğundan beri duygularını yoğun yaşayan biri olduğunu belirten Özge Öztürk Pamuk, yazının hayatındaki yerini yıllar sonra fark ettiğini söylüyor:
“Çocukluğumdan beri duygularımı çok yoğun yaşayan biriydim ve bu duyguları en rahat yazıyla ifade ederdim. O dönem bunun farkında değildim. Yaşadığım bazı olumsuz deneyimler nedeniyle uzun yıllar kendimin de çok farkında olmadığımı sonradan anladım.”
15 yaşında iş hayatına atılan Pamuk; birçok kurumsal firmada satış danışmanlığı, ardından ilaç sektöründe mümessillik ve mağaza müdür yardımcılığı yaptı. Evlendikten sonra iş hayatına ara verdi. Çocukları büyüdükten sonra ise yönünü kişisel gelişime çevirdi.
“Okuduğum kitaplar, yaşadıklarım ve edindiğim deneyimler beni bu alana doğal olarak itti. Kendi içsel yolculuğum ilerledikçe eğitimler almaya başladım. Sonrasında danışmanlıklar vermeye başladım. Her şey doğal bir akış içinde gelişti.”
Bir Annenin Cümlesiyle Başlayan Kitap Hayali
Yazarlık hayalinin temelinde annesinin sözleri var:
“Kitap yazma hayalim annemin bana söylediği bir cümleyle başladı. Annemin kendine ait, çok özel bir hayat hikâyesi vardı. Hayatta olsaydı, benden önce bir kitap çıkarmayı düşünen kişi o olurdu. Ama maalesef artık aramızda değil.”
Kişisel gelişim süreci derinleştikçe yazma isteği de güçlenmiş. Bir gün bir yayınevinden aldığı telefonla hayali somutlaşmış:
“Sosyal medyada beni görmüşler ve ‘Özge Hanım, bir kitap yazalım, içeriğine siz karar verin’ dediler.”
Anlatacak çok hikâyesi olduğunu söyleyen Pamuk, kitabını anılar ve yaşam deneyimleriyle şekillendirmiş. En önemlisi ise metni “içindeki küçük çocuğun sesiyle” yazmış.
“Bu kitap sadece yaşanmışlıkların değil, içsel bir yolculuğun hikâyesi oldu.”
“Sanki Beni Anlatmışsınız”
Kitap yayımlandıktan sonra aldığı geri dönüşler onu hem şaşırtmış hem de mutlu etmiş:
“En çok duyduğum cümle şu oldu: ‘Özge Hanım, sanki beni anlatmışsınız.’”
Pamuk, kitapta özellikle çocuklukta yaşanan ve çoğu zaman önemsenmeyen küçük olayların yetişkinlik üzerindeki derin etkilerine değindiğini vurguluyor.
“Bazen gülüp geçtiğimiz anıların nasıl içselleştiğini ve yetişkinliğimizi nasıl şekillendirdiğini anlattım. Küçük gibi görünen olayların hayatımızı ne kadar derinden etkilediğine özellikle değindim.”
Sade ve sohbet havasındaki anlatım dili ise okurlarla güçlü bir bağ kurmasını sağlamış.
“Ben kitabı yazarken aslında okurlarımla sohbet ediyordum. Bu yüzden metin içten bir bağ kurdu.”
Yazmak Bir Dönemi Kapatmak Demek
Hâlâ günlük tuttuğunu ve notlar aldığını belirten Pamuk, ikinci kitabı üzerinde çalıştığını söylüyor.
“Bir kitabın tamamlandığını, içsel olarak o dönemin kapandığını hissettiğimde anlıyorum. Her kitabım hayatımın belirli bir dönemini temsil ediyor.”
Yazdığı tüm metinlerin gerçek yaşanmış hikâyelerden beslendiğini vurgulayan yazar, deneyimlerinden çıkardığı dersleri okurla paylaşmayı önemsiyor:
“Benim için yazmak, sadece anlatmak değil; deneyimi dönüştürmek ve anlamlandırmak demek.”
18. TÜYAP Kitap Fuarı Heyecanı
Adana’da düzenlenen 18. TÜYAP Kitap Fuarı ise Pamuk için ayrı bir anlam taşıyor:
“Bu benim ilk kitap fuarımdı. Sadece ‘ilk’ olması bile çok kıymetliydi. Ama aldığım geri dönüşler beni gerçekten çok mutlu etti. Satışlar da ilk fuar için oldukça iyiydi.”
Fuardan sonra gelen olumlu dönüşler, doğru yolda olduğu hissini pekiştirmiş.
Çocukluğunda çok kitap okuyan biri olmadığını da samimiyetle paylaşıyor:
“Kitapların değerini daha olgun bir yaşta fark ettim. Bu yüzden çocuklarımı asla baskılamıyorum. Okumaya bir sayfa, iki sayfa ile başlanabilir. Sonrası zaten akıp gidiyor.”
Adana Şair Yazarlar Platformu’na Övgü
Pamuk, Adana Şair Yazarlar Platformu çalışmalarını da yakından takip ettiğini belirtiyor.
Platform Başkanı Mahmut Reyhanioğlu ve yönetimin özverili çalışmalarına dikkat çeken Pamuk şunları söylüyor:
“Gerek tecrübeleri gerek vizyonlarıyla platforma çok değerli bir yön veriyorlar. Oluşturulan birlik ruhu hem edebiyat dünyası hem de Adana adına çok kıymetli.”
Platform bünyesinde Adana’daki şair ve yazarları tanımanın kendisi için büyük bir şans olduğunu vurgulayan Pamuk, bu birlikteliğin hem şehre hem de kişisel gelişimine katkı sağladığını ifade ediyor.
“Asla Umudunuzu Kaybetmeyin”
Okurlarında bırakmak istediği en temel mesaj ise umut:
“Hayatta her şeyi yaşayabiliriz; iyi de olur, kötü de. Ama hiçbir duygunun kalıcı olmadığını fark ettiğimizde hayatı daha sağlıklı yaşamayı öğreniyoruz.”
Zor dönemlerde dahi sevgi ve güven duygusunun korunması gerektiğini belirtiyor:
“Asla umudunuzu kaybetmeyin. Sevmekten ve güvenmekten vazgeçmeyin. Çünkü umut, sevgi ve güven insanı hayatta tutan en güçlü duygular.”
Yeni Yazarlara Tavsiyesi: Not Alın
Kendisini yolun başında gördüğünü söyleyen Özge Öztürk Pamuk, yeni yazarlara tavsiye vermekten çok deneyimini paylaşıyor:
“Duygularınızı mutlaka not alın. Çünkü bazı duygular anlıktır; bir anda gelir ve bir anda kaybolur. İlham gerçekten öyle.”
Kitabını yazarken gecenin bir yarısı uyanıp sesli notlar aldığı anlar olduğunu anlatıyor.
“Belki de kitabın bu kadar akıcı olmasının sebebi buydu.”
“Edebiyat Bir Deniz”
Edebiyatı “koskocaman bir deniz” olarak tanımlayan Pamuk, edebî akımları akademik bir yerden değil, insanın iç dünyası üzerinden değerlendirdiğini söylüyor:
“Ben yazdıklarımı bir akımın içine yerleştirmiyorum. Yazdıklarımın kaynağı yaşanmışlık, duygu ve insan hikâyeleri.”
“Gözlerim Açık, Kalbim Açık”
Söyleşinin sonunda teşekkür eden Özge Öztürk Pamuk, öğrenmeye olan tutkusunu şu sözlerle ifade ediyor:“İnsanlardan bir şey öğrenmek için dört gözle dinliyorum; gözlerim açık, kalbim açık… Hayatta olduğum sürece öğrenmekten vazgeçmeyeceğim. Bu benim yaşam yolum. Umarım herkes bir gün kendi yolunu keşfeder. Çünkü o yol keşfedildiğinde hayat çok daha anlamlı oluyor.”
Günaydın Gazetesi olarak biz de Özge Öztürk Pamuk’a bu samimi söyleşi için teşekkür ediyor, edebiyat denizinde yeni kitaplarla yolunun açık olmasını diliyoruz.
“Adana Şair Yazarlar Platformu Şair Yazarların güvenli evi”
Yazarlık şairlik yapan yüze yakın eli kalem tutan edebiyatın fedakar insanları Adana Şair Yazarlar Platformu Başkanı mız Mahmut Reyhanioğlu ve yönetimi gerçekten Adana tarihine iz bırakan işler yapıyorlar. Mesela 18. Kitap fuarını Platformun yazar ve şairleri sayesinde stantlarda yazar ve şair gördük diyebilirim. Öte yandan ilk kes Sosyal Hayatın içinde Metro vagonlarında edebiyat esintisi gerçekleşmesi Adana da harika organizasyona imzasını atan yine Adana Şair Yazarlar Platformu olmuştur. Şahsınıza, Günaydın Gazetesine benimle yaptığınız röportaj ve düşünceleriniz için çok teşekkür ederim.
Biz Günaydın Gazetesi ailesi olarak ilginiz için teşekkür ederiz.
Yorumlar
Kalan Karakter: