Adana’da 17 yaşındaki B.Ö.’nün bıçaklı saldırı sonucu yaralanmasıyla sonuçlanan olayda yürütülen adli süreç, mağdur aile tarafından kaygı ile izleniyor Yaralı gencin babası, aynı zamanda avukatı olan Vedat Özkan, dosyada yapılan suç nitelendirmesinin hukuken hatalı olduğunu belirterek, yargılamanın “yaralama” suçu üzerinden yürütülmesinin doğru olmadığını söyledi.
“YANLIŞ NİTELENDİRME ŞÜPHELİLERE VE AİLELERİNE AVANTAJ SAĞLIYOR”
Av. Vedat Özkan, mevcut yargılama biçimiyle yani suçun yaralama olarak değerlendirilmesi sanıkların çok kısa süre içinde serbest kalabildiğini ya da denetimli serbestlik hükümlerinden faydalandığını ifade etti. Bu durumun yalnızca mağdur aileyi değil, kamu vicdanını da derinden yaraladığını vurgulayan Özkan, suç işleyenlerin aileleri sağda solda yaralanma suçunu da bir şey çıkmaz kısa sürede tahliye oluruz söyleminde bulunduğunu duyduk duyuyoruz.
Özkan’a göre olayın, “basit ya da nitelikli yaralama” kapsamında değil, “adam öldürmeye teşebbüs” suçu çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor.
AKRAN ZORBALIĞI VE BIÇAKLI SALDIRILARA HUKUKİ UYARI
Son yıllarda artış gösteren akran zorbalığı, grup halinde saldırı ve bıçaklı şiddet vakalarına dikkat çeken Av. Özkan, bu tür dosyalarda suçun çoğu zaman “yaralama” olarak nitelendirilmesinin, tutuksuz yargılama ve erken tahliye gibi sonuçları beraberinde getirdiğini belirtti. Bu uygulamanın hem hukuka hem de toplumsal adalet duygusuna zarar verdiğini söyledi.
Özellikle birden fazla kişinin tek bir kişiye yönelik saldırılarında; mağdurun etkisiz hale getirilmesi, fail veya faillerin mağdur üzerinde hakimiyet kurması ve bıçak gibi öldürücü aletlerin kullanılması gibi unsurların göz ardı edildiğini vurguladı.
“BU EYLEMLER HUKUKEN ADAM ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜSTÜR”
Suçun doğru tanımlanmasının hayati önemde olduğunu belirten Özkan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu tür olaylarda suçun ‘yaralama’ olarak nitelendirilmesi, failler açısından ciddi bir avantaj yaratıyor. Oysa bıçaklı saldırılar, özellikle karın gibi hayati bölgelere yönelmişse ve birden fazla kişinin organize şekilde tek bir kişiye saldırması söz konusuysa, bu fiil hukuken çok açık biçimde adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturur.”
“KARIN BÖLGESİNE BIÇAK DARBESİ TESADÜF DEĞİLDİR”
Özkan, hayati organların bulunduğu karın bölgesine yönelik bıçak darbesinin basit bir yaralama olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu tür eylemlerin doğrudan ölüm riski taşıdığına dikkat çekti: “Bu tür saldırılar sonuçları itibarıyla ölümle neticelenebilecek niteliktedir. Ceza hukuku da zaten bu nedenle ‘öldürmeye teşebbüs’ kavramını açıkça düzenlemiştir.”
“YANLIŞ SUÇ TANIMI SUÇU TEŞVİK EDİYOR”
Yanlış suç nitelendirmesinin yalnızca bireysel dosyaları değil, toplumu da doğrudan etkilediğini vurgulayan Özkan, şu ifadeleri kullandı: “Fail çocukların bu kadar ağır fiillere rağmen yalnızca yaralama kapsamında yargılanması, caydırıcılığı tamamen ortadan kaldırıyor. Bu durum, benzer suçların artmasına zemin hazırlıyor.”
“DOĞRU OLAN: TUTUKLAMA VE DOĞRU SUÇTAN YARGILAMA”
Açıklamasında net bir çağrıda bulunan Av. Vedat Özkan, şunları söyledi:
“Bu fiilleri işleyenler açısından doğru olan; yaralama suçundan değil, adam öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklama ve yargılamanın yapılmasıdır. Aksi halde adalet duygusu zedelenir, mağdur aileler ikinci kez yaralanır.”
Artan akran şiddeti ve bıçaklı saldırılar karşısında yargının alacağı tutumun, yalnızca bugünkü dosyalar açısından değil; gelecek nesiller, toplumsal güvenlik ve adalet duygusu bakımından da belirleyici olacağı ifade ediliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: