İslam kardeşliği
Yayınlanma :
10.11.2014 15:47
Güncelleme
: 10.11.2014 15:47
“İslam kardeşliği”nden liberallerin, Marxistlerin, solcuların ve Türk milliyetçileri ile Kürt milliyetçilerinin hazzetmediğini biliyoruz. Sebebini anlamak zor değil. Liberaller dini marjinalleştiriyor, özel alana hapsedip hakikat değerini izafileştiriyorlar. Din onların bakış açısından kişisel tercih, bireysel özgürlük alanıdır. Çözümün ana çerçevesini üstlenmesi beklenemez. Marxist sol materyalisttir, hele bize yansıyan veçhesiyle “kitleleri uyuşturan afyon”dur. Marxist sol Kemalist olur, dine prim vermez. Türk ve Kürt milliyetçileri biri diğerinin ikiz kardeşidirler. Fransız ihtilali, modern ulus devlet ve aydınlanma hapşırmış bizim bölgemize burnunun bir deliğinden Türk milliyetçiliği, öbür deliğinden Kürt milliyetçiliği düşmüş. Arap, Fars veya Peştu milliyetçilikleri de öyledir, biri ayağını kaldırır, diğeri basar. Milliyetçiliğe savrulan eski İslamcılar da Türk veya Kürt, Arap veya Fars birbirlerini tekrar ediyorlar. Telkin ve propagandaya göre İslam kardeşliği soyut bir duadır, maddi-sosyal bir temeli yoktur, “dinle soruna yaklaşmak” sonunda “alavere dalavere ile Kürt Mehmet’i nöbete göndermektir.” Bu propaganda, hakikatin tahrifi ve suistimalidir. Din “hukuk”tur. Hukuki düzenlemeler cihanşümul bir âlem ve yaratılış tasavvuruna dayanır. İslam bakış açısından bütün insanlar “yaratılışta eş”tir; ne ırkların ne cinsiyetlerin, ne kavimlerin ne bölgelerin birbirine üstünlüğü söz konusudur. Hepimiz Âdem’in çocuklarıyız, Adem de topraktandır. Bunu en çarpıcı ifadesiyle Hz. Ali (r.a.), Malik bin Eşter’e gönderdiği mektupta formüle etmiştir; mektup bugüne kadar hiçbir beşeri metnin aşmaya muvaffak olamadığı Nehcu’l Belağa’da yer alır. Bir aile düşünelim. Babadan kalan miras gelişigüzel dağıtılmaz. “Nasılsa kardeşiz, birimizin hakkı diğerine geçse de olur” denmez, Kur’an ve sünnette nasıl gösterilmişse ve kılı kırk yararak dağıtılıyorsa ve bu kardeşliğe aykırı olması bir yana kardeşliği pekiştiriyorsa, herkes hak ettiğini aldığı için diğer kardeşlerini daha çok seviyorsa, bunun gibi farklı kabileler, kavimler, halklar arasında da hak ve nimetlerin dağıtımı öyle olmak durumundadır. Bu manada her dil ve kavim grubu diğerinden ne az ne daha çok hak ve imkânlara sahiptir. Türklerin kimliklerini ifade etme hakları varsa Kürtlerin de vardır. Türkler anadillerini kullanıyorsa, Kürtler de kullanacaktır. İslam güneşinin aydınlattığı dünyada Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Farsların, Peştuların vd.nin birbirlerinden bir gram üstünlükleri yoktur. İmkânlar ve avantajlar hak ve hukuk temelinde dağıtılmadıkça, adalet tesis edilmez, adaletin olmadığı yerde çatışmalar olur, adaletsizlik kardeşleri de birbirine düşürür. Efendimiz (sas) Medine’ye hicret ettiğinde ensar ile muhacirler arasında kardeşlik (muahat) tesis etti. Mekkeliler bir miktar Medine’ye intibak edince bir sözleşme akdetti. Sözleşmede isim isim kabileleri saydı, böylelikle kardeşliğin kabile ve kavim gerçeğinin inkârını gerektirmediğini göstermiş oldu. Dahası sözleşmenin ikinci maddesine üç kabileden müteşekkil Yahudileri de zikretti ve “Bunlar diğer insanlardan ayrı bir ümmettir” kaydını koyup “siyasi birlik” manasında gayrimüslimleri de “ümmet”e dâhil etti. Bugün de sadece Türkler ve Kürtleri değil, Arapları ve Farsları, Sünnileri ve Şiileri, Zeydileri ve Alevileri; Yahudileri ve Ermenileri, Süryanileri ve Marunileri içine alacak üst bir şemsiyeye ihtiyacımız var.(18 Mart 2013 zaman.com.tr'den alınmıştır)
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: