hostes
son çağrısını yapıyor:
‘adana şakirpaşa hava limanına onbeş dakika içinde inişe geçeceğiz, lütfen kemerlerinizi bağlayınız ve koltuğunuzu dik duruma getiriniz’
***
aşağıya
bakıyorum
çocukluğumun adanasına!
***
bir gün
hiç unutmam
portakal kokulu yeşilevler’den çıktık!
***
ki o zaman
engel camii ile ismetpaşa arasına zeytinlik diyorlardı, mahallenin bazı yerlerinde koca koca zeytin ağaçları vardı!
bazı yerlerinde de şimdi sosyal medyada insanların birbirine ‘bu nedir?’ diye sorduğu şeker kamışı yetiştirilirdi!
***
bir de
sonradan top sahası
yapılan mısır tarlası!
şimdi o top sahası da yok, her yeri beton yığınlarına teslim ettiler, eksiden kalma o güzelim ağaçlar artık iki üç katlı evlerin bahçelerine sıkışıp kaldı!
***
neyse!
arkadaşlarla geziyoruz
tam birinci kanalı geçtik, o sırada portakal bahçesinin içinden elinde çifteli tüfeğiyle yaşlıca bir adam çıktı!
***
‘ne
arıyorsunuz burada’ diye
bize çıkıştı ve ‘adam kesseler kimsenin haberi olmaz, buralarda dolaşmayın, evinize gidin’ dedi, hem de sert bir dille dedi!
arkamızı dönüp geldik!
***
şimdi!
arkamızı dönüp geldik
dediğimiz birinci kanaldan mahfesığmaz’a kadar adam gibi bir portakal bahçesi kalmadı biliyor musunuz?
***
kanaldan
sonra yolunuza çıkan bahçe bekçisi yok
ama
bahçe de yok!
***
uçaktan
bakarken hep
o günler geçti gözlerimin önünden!
‘yeşilevler portakalı’ diye ünlenen portakal kaç bahçede vardır’ diye geçirdim içimden!
***
öyle
binalar yapılmış ki
bir zamanlar dallarına asılıp kopardığımız o canım portakalların ağaçları asfalt yığınlarıyla örtülmüş!
özellikle o ismetpaşa, gürselpaşa ve pınar mahallesi gibi yerlerde müteahhitler, ‘ne yaparım da üç kuruş daha fazla para kazanırım’ hırsıyla çukurovanın bereketli topraklarını ‘öpmüşler’!
çağdaş belediyecilik!
***
çevre
mühendisleri odası
‘toprağına sahip çık’ temasıyla resepsiyon düzenlemiş, iyi de hangi toprağa sahip çıkacaksınız, toprak mı kaldı!
***
tam
bu satırları yazarken
ziraat mühendisleri odası başkanı semih karademir’i arayıp sordum!
***
gölün
karşı tarafında
yani menekşe köyü çevresinde su gören arazilerde mevsimine göre patates, soğan, fıstık ve mısır, suyun yetişemediği kıraç arazilerde ise ayçiçeği yetiştirildiğini söyledi
***
gidip
bir bakın bakalım
o verimli arazilerde ayçiçeği mi dikiliyor yoksa ardı ardına uzayan villalar mı, çok katlı binalar mı!
gidip bakın!
***
neymiş
efendim!
verimli topraklar imara açılmıyormuş!
belediye başkanları bu konuda çok ketummuş, bilmem nerede, neyin kurulları varmış da verimli tarım arazilerini müteahhitlere peşkeş çekmiyorlarmış!
***
gülebilirsiniz!
ama lütfen
uçak tamamıyla durana ve kemer bağla işareti sönene kadar koltuğunuzdan kalkmayın!
Yorumlar
Kalan Karakter: