‘ah!
kadersiz analar…
zılgıtlarla, şölenlerle doğumunu kutlayıp, başınıza taç ettiğiniz çocuklarınızı, gün gelir işte böyle seçimlik kurban gibi önünüze koyarak, dayanma gücünüzü sınarlar’
***
tıp doktoru
ercan kesal’ın
‘cin aynası’ adlı kitabından okudum bu satırları, kanım dondu!
***
ardı
ardına sıralamış öyküleri!
örneğin, 1915 adanasını anlatıyor biri!
***
diyor ki ;
‘madem çocuklar melektir, 1915 adanası’nın şubatı’nda, niye onca çocuk aç, çaresiz ve yetim bırakıldı?. o günlere şahit olan bir kitapta, adana’da, ermeni mahallesindeki bir katliamda yetim kalmış, küçük bir kızın, yetimhaneye yeni gelen iki yaşındaki bir oğlan çocuğuna nasıl annelik yaptığı anlatılır:
***
‘koridorda
küçük bir kızcağıza rastladık, kucağında iki yaşında bir oğlan vardı. adana’da yetim kalmış küçük kız, yeni gelen bu oğlana annelik yapıyordu. başını yana eğmiş, gözleri karanlık ve tarifsiz bir sıkıntıyla yüklü minik oğlan çocuğu, sert, kuşku dolu bakışlarını yere dikmişti. sarı lüleler düşmüş alnında sanki hâlâ annesinin dudaklarının ıslaklığı kalmıştı’
***
… alnında sanki
hâlâ annesinin dudaklarının ıslaklığı kalmıştı’
***
ercan kesal’ı
10. uluslararası çukurova sanat günleri’nde adana’da konuk etmiştik, geldiğinde tanıştık, görüştük, sır katibi gibi doktorluk yaptığı günleri anlattı bize, dinledik!
***
kitaplarından söz etti
‘peri gazozu’nu anlattı
‘nasipse adayız’ı anlattı
adana kolejindeki öğrenciler, karşılarında başarılı bir sinema sanatçısını ve değerli bir yazarı görünce çok sevindiler ve ilginç sorularıyla ercan kesal’ı adeta terlettiler!
***
ünlü yazar
saba kırer sordu
‘bir zamanlar anadolu’yu!
ercan kesal da anlattı;
yılmaz erdoğan, taner birsel, muhammet uzuner ve fırat tanış ile çevirdiği o muhteşem filmi!
öğrenciler can kulağı ile dinledi!
***
sonra
2003 yılında
cannes film festivalinde ‘büyük ödül'ü kazanan ve 76. akademi ödüllerinde Türkiye'nin yabancı dilde en iyi film dalında oscar aday adayı olarak seçilen ‘uzak’ı anlattı!
bol ödüllü filmi!
***
ki ‘uzak’
ercan kesal’ın
oyunculuğa ilk adım attığı ve büyük başarı gösterdiği ilk filmdi!
ardından diğer filmlerini anlattı
***
cin aynası
kitabını henüz bitirmedim!
az kaldı ama daha başlar başlamaz ‘var git ölüm’ diyerek, beni satırlarına bağladı!
***
‘beni öldürdüler kardeşim’
‘ahlak utanmayı bilmektir’
‘ayazmanın yılanı’
derken, kitap sürükleye sürükleye, beni ‘ah! kadersiz analar’a getirdi!
***
iletişim’e ait
kitaptaki yazılar
daha önce bavul’da ve
birgün’de yayımlanmış!
‘köyde sucuk salgını’ ve ‘bir fotoğrafın kerameti’ de ilk kez bu kitapta yer almış!
***
kitabın
arka kapağında; ‘kimsenin birbirine acımadığı, herkesin kolayca birbirinden nefret ettiği, birinin ötekine yardım etmeyi aklından dahi geçirmediği soğuk ve umutsuz bir dünya’da yaşıyoruz. yalnızlıktan korktuğumuz ama sürekli yalnız kalmaya çalıştığımız, yalnızlığımızın yetmediği ve bitmediği bir çağdayız’ diyor
***
‘cin aynası’ okundukça
okurunu yüreğine sürüklüyor!
sonra mı
sonra
sarsıyor!
Yorumlar
Kalan Karakter: