çocukken kahramanlık öyküleri anlatılırdı
‘kaç kaç’ nasıl olmuş diye oturup dinlerdik
bakmayın şimdi valiye, belediye başkanlarına şirin göründüklerine, fransızlar o dönemde ne canlar yakmış
işte, temmuzdayız
adanalılar 1920 yılı temmuzunda son derece acı olaylar yaşamış
hatta 9 temmuzda ermeni komiteciler şehirde karışıklık çıkarmış
halkın şehri boşaltmasını isteyen fransızlar da onları desteklemiş
sonunda, bağımsızlığı uğruna her türlü güçlüğe göğsünü geren çukurovalılar, milli kuvvetlerle birlikte hepsini def etmiş.
tabii o zaman silahla kovulanlar, bugün paralarıyla cirit atıyorlar, neyse onu karıştırmayalım
***
anlatılanları dinlemekle kalmazdık
kendimize göre canlandırırdık ‘kaç kaç’ı
tahtadan tüfekler yapardık
silah yapmak zordu, çok zamanımızı alırdı
tüfeğin işçiliği daha kolaydı
sonra mahalle aralarında oyun oynardık
düşmanlar saklanır biz avlardık
ne de olsa kahramanlık kanımızda vardı
Atatürk anlatılınca tüm çocuklar susardı
***
günümüzde her şey para oldu
artık paralarıyla savaşıyorlar
parası olmayanlar yine bildik yöntemlerle direniyorlar
yoksulluğa
ve onurlu yaşamaya
***
artık kahramanlık öyküleri de kalmadı
anlatanların çoğu öldü
kimse tahta tüfek de yapmıyor
ama şimdi çağdaşlaştık, artık pompalı kullanıyoruz
utanmasak karne hediyesi olarak pompalı tüfek isteyeceğiz babamızdan
***
bir pompalı tüfek modasıdır gidiyor
canı sıkılan alıyor pompalı tüfeği patlatıyor hasmına
canı sıkılan kentin göbeğinde dayılık yapıyor
canı sıkılan intihara kalkışıyor
canı sıkılan maç günlerinde magandalık yapıyor
canı sıkılan düğünlerde sevincimize ot tıkıyor
canı sıkılan canımıza sıkıyor
***
eskiden tahta tüfeklerimiz vardı
insandık
mutluyduk
kahramandık
pompalı tüfek icat oldu
insanlığımızdan utandık!
Yorumlar
Kalan Karakter: