Yüreğir Adana’nın yılların ihmaline uğrayan ilçesidir.
Plansız kentleşmenin bir örneğidir.
Bu ne kadar yanlış bir durumsa ilçenin görmezden gelinmesi de daha büyük bir yanlıştır.
Merkezdeki en büyük köy görünümündedir.
Göçle oluşmuş, gettolaşmış mahalleleri vardır.
Adana’nın yıllardır ağlayan ilçesidir.
Ağlayan, kanayan sadece seçim dönemlerinde anımsanan, seçimlerden bir gün sonra sırt çevrilen ilçedir.
Yüreğir’in kuzeyi son yıllarda bahtsızlığını kırmaya başladı ve önemli yatırımların yapıldığı bir bölge haline gelmeye başladı.
Hastaneler, 5 yıldızlı oteller, AVM’ler ve kentsel dönüşüm alanları kuzeyin kaderini değiştirmeye başladı.
Güneyde ise değişen bir şey yok.
B.k kokularının yayıldığı arıtma tesisi, mezbaha, hayvan pazarı, kuş pazarı, fabrikalar ilçenin güneyinde.
Akdeniz Mahallesi’ndeki arıtma tesisi yıllardır 8-9 mahallenin b.k kokusu solumasına neden oluyor.
Büyükşehir Belediyesi ise şu ana kadar bu sorunun çözümü için etkili bir çalışma yapmış değil.
Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Zihni Aldırmaz, tesisteki koku sorununun ortadan kalktığını iddia etse de Akdeniz Mahallesi sakinleri tam tersini söylüyor.
Başta Akdeniz Mahallesi olmak üzere bu bölgede yaşayanların neredeyse tamamı bu tesisin buradan kaldırılması konusunda hemfikir.
Peki, kaldırılır mı?
Bence kaldırılmaz.
Çünkü, güney Yüreğir’e her şey müstehak anlayışı hakim ve bu anlayışın değişmesi çok zor.
Çünkü burada yaşayan insanların b.k kokusuyla yaşamayı öğrendiğine inanılıyor
Çünkü Sofulu Çöplüğü hariç insan sağlığına zararlı ne varsa Güney Yüreğir’de ve bunları buradan kaldırmanın bir maliyeti var. Eğer Büyükşehir Belediyesi bunları kaldırmak isterse oy potansiyeli daha yüksek olan bölgelere götüreceği hizmetlerden kısmak zorunda kalabilir.
Bunu da göze alamaz.
Yüreğir bunları hak etmiyor.
Büyükşehir, Yüreğir’e en az 30 yıl, Güney Yüreğir’e ise 50 yıl borçludur.
Arıtma tesisi mutlaka buradan taşınmalıdır.
Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, buranın Seyhan Arıtma’ya taşınabileceği görüşünde ve bu görüş mutlaka değerlendirilmesi gerekir.
Nehir kıyısında portakal bahçelerinin arasındaki mezhaba ve ahırlar da buradan kaldırılmalıdır.
Yerleşim yerlerinin dışına daha modern bir mezbaha yapılmalı ve ahırlar da yine yerleşim merkezleri dışına taşınmalıdır.
Akdeniz Mahallesi’ndeki hayvan pazarı kaldırılmalıdır.
Canlı hayvan satıcıları hayvan pazarı yerine Karataş Caddesi’nde, metronun Cumhuriyet istasyonu önünde ve Regülatör Köprü üzerini tercih ettiği için hayvan pazarına da gerek yok.
Bunların hiçbiri yapılamayacak işler değil.
İstemek yeterli ama canlı hayvan satıcılarını Karataş Caddesi’nden, Regülatör Köprü’den kaldıramayan bir belediyenin bunları yapabilmesi pek de olası değil.
Büyükşehir bir gün bizi mahcup eder mi acaba?
Yorumlar
Kalan Karakter: