CHP Adana Milletvekili Ali Demirçalı…
İlginç bir adam.
Milletvekilliği seçim döneminde basın danışmanı İsmail Başkan’ın daveti üzerine kahvaltılı basın toplantısında tanışmıştım.
Kameralar karşısında konuşmakta zorlanıyordu.
Daha önce böyle bir deneyimi olmadığı çok belliydi.
O dönemde hakkında onlarca şey söyleniyordu.
CHP’li olmadığından tutun da Gülen cemaatine yakın olduğuna kadar “doğru-yanlış” onlarca iddia dilden dile dolaşıyordu.
Gelinen noktada Demirçalı, Adanalıların oylarıyla seçip TBMM’ye gönderdiği bir milletvekili.
Demirçalı o günden bu yana kendini çok geliştirdi.
Kendince iyi dostluklar kurdu, CHP’nin Adana örgütlerinde etkin olmaya çalıştı.
Yakından tanımasam da Demirçalı’nın danışmanı İsmail Başkan aracılığıyla iyi işlere imza attığı da bir gerçek.
Mesela, atık su bedellerinin iptal edilmesini sağladı.
Bu elbette ki İsmail Başkan ve diğer danışmanlarının doğru bilgilendirip yönlendirilmesiyle oldu.
Adana’yla ve ülke sorunlarıyla ilgili önemli konularda verdiği soru önergeleriyle dikkatleri çekti.
En son Adana’daki esnafın sorunlarıyla ilgili verdiği soru önergesi bunlardan biri.
Ali Demirçalı’nın, CHP’de pek çok kişinin kendinden beklemediği bir performans sergilediği de bir gerçek.
Demirçalı’nın aslen Elazığlı olduğunu pek çok kişi bilmez.
Adana milletvekili olsa da doğduğu kenti olan memleketi Elazığ’ı unutmayan bir milletvekilidir kendisi.
Aynı zamanda CHP’nin Elazığ Koordinatörüdür.
Elazığ’ın sorunlarını da meclis gündemine taşıyarak takdir edilecek bir davranışa imza atıyor.
Meclis’te aslen Adanalı olup da başka ilden milletvekili seçilen kaç milletvekili var bilmiyorum ama şu ana kadarki gözlemlerimiz böyle bir milletvekilinin olmadığını varsa da Adana’yı pek önemsemediğini ortaya koyuyor.
Bırakın milletvekillerini, işadamları, iş kadınları, sanayiciler vs… Demirçalı kadar doğduğu yeri yani Adana’ya önem verse bugün Adana’mız çok farklı bir yerde olurdu.
“Doğduğun değil doyduğun yer memleketindir” derler ama Demirçalı, hem doğduğu hem de doyduğu kenti bir tutarak takdir edilecek bir davranış sergiledi.
Demirçalı’yı bu bağlamda yürekten kutluyorum.
Demirçalı’nın sadece Elazığ’ın sorunlarını meclise taşımakla kalmadığını da söylemek gerek.
Geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nda Elazığ gazetelerine, internet sitelerine ve bilbortlara verdiği ilanlarla, Elazığlıların gönlünde taht da kurdu.
Elazığ’da yayın yapan gazeteciler de bu ilanları teyit ettikleri gibi Demirçalı’ya duydukları minnettarlığı dile getirdiler.
Helal olsun.
Ancak, gönül isterdi ki Demirçalı, milletvekili seçildiği ilin yani Adana medyasına da aynı desteği verseydi.
Yadırgadım çünkü “Bültenler Adana’ya ilanlar Elazığ’a” gibi bir durum ortaya çıkıyordu.
İnsan ister istemez sorguluyor:
Demirçalı’ya Adana’nın sorunları hakkında doğru bilgiler verip, doğru işlere imza atmasını sağlayan danışmanları konu Adana medyası olunca bundan imtina mı ediyor?
“Adana medyası nasıl olsa cepte”, “Basın açıklamaları zaten her şekilde yayınlanıyor, bayramda ilan vermesek de olur” gibi bir yaklaşım mı Adana basınının görmezden gelinmesinde etkili oldu?
Demirçalı yanlış mı yönlendirildi yoksa düşünemediğimiz başka bir durum mu var?
Yanıtlar elbette ki Ali Demirçalı’nın kendisinde.
Yorumlar
Kalan Karakter: