Gezi Parkı protestoları sırasında kentin farklı noktalarında korna çalarak gürültü kirliliği yaptığı için birçok aracın plakasına ceza yazıldı.
Araç sahiplerinin hiç ummadığı beklemediği bir uygulamaydı.
Uygulamanın doğru olup olmadığını tartışma konusu yapma niyetinde değilim ancak trafik polislerinden beklentim; durduğu yerde elini kornadan çekmeyen minibüslerin plakalarına da aynı uygulamayı yapmalarıdır.
Neden mi?
Yavuzlar – Balcalı hattında çalışan bir minibüsle yolculuk yapma gafletinde bulunan biri olarak bu talebimin sonuna kadar haklı olduğu düşüncesindeyim.
Balcalı’dan hareket ettikten sonra vitesi boşa alıp yokuş aşağı minibüsü salan şoförün korna (klakson) aşkı filmlere konu olacak türdendi. (Yoksa Çin işkencesi mi demeliyim)
Balcalı’dan kent merkezine kadar en az 600 defa kornaya basan şoförün aşkına saygı duymak için kendimi ne kadar zorlamış olsam da saygı duyamıyorum.
Bu öyle bir aşk ki;
Yol kenarında duran kimi gördüyse bastı kornaya.
Öyle böyle bir defa da değil. Ahenkli bir şekilde: dıt dıt, dıt dıt, dıt, dıt dıt dıt, dıt…(Herhalde yol kenarındaki herkesi yakından tanıyordu da alınganlık göstermesinler diye selam verme ihtiyacı hissetti)
Yetmedi şoför arkadaşa, yolda aynı yönde yürüyen de aksi yönden gelen de aynı ahenkli selamdan nasibini aldı : dıt dıt, dıt dıt, dıt, dıt dıt dıt, dıt…
Bu da yetmedi tabi. Yürüyen, duran bir insan olmasa da bastı kornaya : dıt dıt, dıt dıt, dıt, dıt dıt dıt, dıt… Ağaçlar da nasibini aldı bu selamlama faslından…
Sanırım beste yapıyordu çaktırmadan.
dıt dıt, dıt dıt, dıt, dıt dıt dıt, dıt…
Kırmızı ışıkta durdu bastı kornaya : dıt dıt, dıt dıt, dıt, dıt dıt dıt, dıt…
Sarı ışığı gördü tavır aynı: dıt dıt, dıt dıt, dıt, dıt dıt dıt, dıt…
Durakta durdu durum değişmedi: dıt dıt, dıt dıt, dıt, dıt dıt dıt, dıt…
Trafik sıkıştı : dıt dıt, dıt dıt, dıt, dıt dıt dıt, dıt…
Trafik durdu: dıt dıt, dıt dıt, dıt, dıt dıt dıt, dıt…
Trafik akmaya başladı, önündeki araçların daha hızlı ilerleme şansı yoktu yol istedi: dıt dıt, dıt dıt, dıt, dıt dıt dıt, dıt…
Sadece kornaya asılsa iyi.
Balcalı’dan çıkarken slow motion ilerlerken Hilton’un oraya geldiğimizde şoförün içine cin (daha doğrusu canavar) girdi sanki.
Otobanda trafik kurallarının ırzına geçip sollama, sağlama… aklınıza gelebilecek kural dışı her yöntemi uygulayıp araçlara makas atan trafik teröristlerinden bir farkı kalmadı şoför arkadaşın.
Ağır ağır ilerleyen, sıkışmış trafikte en sağ şeritten en sol şeride nasıl geçilebileceğinin en iyi örneğini sergiledi şoför arkadaş. Aslında inanılmazı başardığını söyleyip hakkını teslim etmek gerek.
Bu hünerlerini sergilerken hayretler içinde bırakan başka bir yeteneğine de tanık olma ayrıcalığına eriştim.
Dip dibe giden araçların arasından diğer şeride geçmek, araçların daha hızlı ilerlemesini sağlamak ya da o araçların kendisine yol vermesini sağlamak için trafik polislerinin kullandığı düdüklerin sesini ağzıyla çıkarabilen şoför arkadaş içimdeki cinnet durumunu küllendirdi birden.
Hayran kaldığım bu özelliği ile kendimi birden dolmuşta değil de Yetenek Sizsiniz programını canlı canlı izliyormuş gibi hissettim.
Yukarıda trafik polislerinden bu arkadaşlara gürültü kirliliği yarattıkları için ceza yazmalarını istemiştim ama şimdi o düdük sesini anımsayınca vazgeçtim.
Gerçi zaten trafik polisini takan da yok, trafik polislerinin gördüğü de yok.
Adam haklı kardeşim, ne yapsa az.
Bas gaza, kornaya dünkü gibi ahenkli olsun.
Senfoni konseri veriyor adam biz de burada arkasından atıp tutuyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: