Adana genelde iç karartan konuların memleketidir.
Üzerine ölü toprağı serilmiş gibi bir kenttir.
Belediye ve oda başkanlarının, milletvekillerinin birbirleriyle yıllar süren kavgaları, küskünlükleri Adana’ya darbe üstüne darbe vurdu bugüne kadar.
Kısır çekişmelerin memleketi Adana umudunu yitirmiş insanların memleketine dönüştü bu süreçte.
Yılgınlığın hakim olduğu uzun bir dönemin ardından Adana’da istenilen düzeyde olmasa da değişen bir şeylerin olduğunu görmek de sevindirici.
Örneğin; Karataş Caddesi’ne yıllar sonra çeki düzen veriliyor
Örneğin; Atatürk Caddesi’nin İbo Osman Caddesi’ne bağlanması her geçen gün keşmekeşe dönen trafiğini rahatlatma noktasında atılan önemli bir adımdır.
Örneğin; Adana’nın birkaç yıl öncesine kadar engelli dostu bir kent olacağı söylemlerine şüpheyle yaklaşırken, bugün bu konuda devrim niteliğindeki değişiklikler yaşanıyor.
Gazetemizin kurulduğu 2010 yılında engelli sivil toplum örgütleriyle yaptığım haberlerde günlük yaşamımızda birçoğumuzun göremediği, fark edemediği, aklımıza bile gelmeyen detaylarda nasıl büyük sorunların yaşandığını görebilme imkanını elde etmiştim.
Engelli arkadaşlarımızın, toplu taşıma araçlarına binemedikleri için şoförlerle nasıl kavga ettiğini öğrenmiştim.
Aradan geçen üç yılın sonunda Adana’da engellilik konusunda yapılan düzenlemeleri görünce bunların Adana için devrim niteliğinde olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Belediye otobüslerinin engelli vatandaşların rahat bir şekilde binip inmesine olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesi, şoförlerin engellilere bakış açısının değişmesi gerçekten de devrim niteliğindedir.
Hele ki, metroyu kullanmak isteyen bir engellinin yanında birinin bulunmaması durumunda güvenlik görevlilerinin hangi istasyonda ineceğini öğrenip, telsiz aracılığıyla o istasyondaki görevliye engelli bireyin hangi vagondan ineceğini bildirmesi ve o görevlinin istasyondan çıkışa kadar o kişiye eşlik etmesi Adana için gerçek bir devrimdir.
Adana’da karamsarlıkların kenti olsa da umutları yeşertecek güzel şeylerin olduğunu inkar etmemek gerek.
Engellerin kaldırılması noktasında çalışma yapan tüm birimlere, yöneticilere, çalışanlara, gönüllülere teşekkür etmek bir borçtur.
En büyük devrim ise toplumun engellilere bakış açısında yaşanacak değişimle gerçekleşecektir.
Bunun gerçekleşmesi biraz zaman alacaktır ama olmaması için ortada bir neden de yok.
Üç yıldaki değişimi gördükten sonra buna inanmamak aptallık olur.
Yorumlar
Kalan Karakter: