Adana bir zamanlar Türkiye’nin dördüncü büyük kenti durumundaydı.
Filmlere konu olan bir kentti.
Böylesine zengin bir kent nasıl olur da bu noktaya gelir anlamak mümkün değil.
Her tarafta bir keşmekeşlik hakim.
Oda seçimlerine bakıyoruz; ince hesaplar, iktidar savaşları nedeniyle tam bir kaos…
Belediyelere bakıyoruz, sadece bakıyoruz. Belediyelerde nelerin döndüğünü anlamak mümkün değil. Temel görevi vatandaşa, kente hizmet olan belediyeler rant çarkının merkezi durumunda olduğu için rantiyecilerin de ekmek teknesi haline gelmiş durumda.
Trafik deseniz akıllara zarar.
Ben yaptım oldu mantığıyla yapılan bir hata sonucu bugün Adana trafiği tam bir keşmekeş.
Geleceği göremeyen, at gözlüğü takmış, vizyon sahibi olmayan idarecilerin görevde bulunması nedeniyle İstanbul trafiğini aratmayan görüntüler yaşanıyor Adana’da.
Başta Büyükşehir olmak üzere tüm belediyeler şu kadar asfalt yaptık, şu kadar çıkmaz sokak açtık, şunu bunu yaptık diyerek ortalıkta dolaşıyor ama kent bu yöneticiler yüzünden hep yerinde sayıyor.
30 yıldır Adana’nın trafik sorununu çözecek bir tek adımın atılamaması kabul edilebilir bir durum değil.
Ahtapot köprüden, karnıyarık geçitleri, Atilla Altıkat köprüsünün yıkılması…
Elle tutulur bir tek icraat yok ortada.
Atatürk Caddesi’nin tüp geçitle İbo Osman’a bağlanması dışında kayda değer hiçbir şey sayamıyorum.
Otopark yapamayan ya da yapmak istemeyen Büyükşehir Belediyesi yol kenarlarını otoparka çevirerek harikulade bir işe imza attı.
Görevinden uzaklaştırılan Aytaç Durak, gidip Merkez Cami’nin önüne kapalı otopark yaptı. Nehir kıyısında olması ve kuyu sularının yükselmesi nedeniyle zaman zaman su baskınları yaşayan o otoparka günde kaç kişi gidip aracını park ediyor hiç düşündünüz mü?
Aracınız varsa siz kaç defa gidip oraya aracınızı park ettiniz?
Her tarafta dev beton yığınları yükseliyor, nüfus artıyor, araç sayısı artıyor.
İki şeritli Atatürk Caddesi, Ziyapaşa ve Gazipaşa Bulvarı artık araç trafiğini kaldıramıyor. Biraz daha güneye gittiğimizde Saydam Caddesi, Küçüksaat, Kızılay, Abidinpaşa Caddeleri son demlerini yaşıyor adeta.
Yolların ve kaldırımların genişlemesi, kentin yaşayabilmesi için alternatif bulvarların açılması gerek.
Yok oğlu yok.
Hiçbiri yok.
Bir tek bulvarın kapatılması tüm kenti felç ediyor.
Bu kentin rantiye düzeninden kurtulması ne yazık ki çok zor görünüyor.
Adana idam sehpasında can veriyor.
Buna idam demek de yanlış Adana beceriksiz yöneticiler yüzünden intihar ediyor.
Çok yazık.
Yorumlar
Kalan Karakter: