Portakal çiçeği kokulu kent
Yayınlanma :
10.11.2014 15:47
Güncelleme
: 10.11.2014 15:47
Adana, portakal çiçeği kokulu güzel kent…
Festivalleriyle, pamuğuyla, sıcağıyla, kebabıyla, şalgamıyla, bici bicisiyle, şırdanıyla nevi şahsına münhasır bir kenttir Adana…
Heveslerin tutkuya dönüştüğü kenttir Adana…
Delikanlıların, yiğitlerin memleketidir Adana…
Yardımsever, yürekli insanların yaşadığı kenttir Adana…
Merhametlidir Adanalı…
Gökyüzü gibi geniştir gönlü Adanalının…
Dört mevsimin bir arada yaşandığı, her çeşit insanı bir arada görebileceğiniz kenttir Adana…
Cefakar, vefakar, misafirperver, sevecen, sıcak kanlı insanların diyarıdır…
Sinema filmlerinin doğal platosu, zenginliklerin kentidir...
Böylesine güzel bir memlekettir Adana ama…
Yavaş yavaş benliğini de yitiren bir kenttir Adana…
Zengini ve fakiri arasındaki uçurumu her geçen gün büyüyen bir kenttir aynı zamanda…
Birkaç yüz metre arayla trilyonluk villalarla, köy yaşamını aratmayan gecekonduları bir arada görebildiğimiz bir kenttir Adana.
Evrim geçiren sadece Adana değil ne yazık ki…
Adanalı da bu dönüşümden nasibini alıyor.
Zengininin kendine ayrı bir dünya kurduğu, yanı başında yaşananları görmezden gelmeye başladığı, kendisi tok iken komşusunun aç yattığı, kendisi gibi düşünmeyeni, yaşamayanı ötekileştirdiği bir Adanalı profili oluşuyor yavaş yavaş.
Bir yanında trilyonluk konutlarda yaşayıp sofrasından kuş sütü eksik olmayanların bir yanında da semt pazarlarının çöplerinden sebze-meyve, yiyecek toplayan insanların yaşadığı, çocukların sokaklarda dilencilik yaptığı bir kente dönüşüyor Adana.
Adanalılık ruhu kendini Azrail’e teslim ediyor yavaş yavaş.
Siyasi çekişmelerin, rant kavgalarının öne çıktığı, çarpık ilişkilerin her geçen gün katlanarak arttığı bir kent durumuna geliyor.
Gelenin gideni arattığı bir kent olmaktan kurtulamıyor güzel Adana.
Eller aya giderken her geçen gün yaya kalıyor Adana.
Güzel şeyler olmuyor değil ancak güzellikler, olumsuzlukların yanında yaya kalınca o güzelliklerin de pek önemi ve anlamı kalmıyor ne yazık ki…
Adana sevdası, Adanalılık ruhu tribün sloganından öteye geçemiyor…
Zengini ile fakiri, eğitimlisi ile eğitimsizi, kentlisi ile köylüsü arasındaki pergel her geçen gün açılıyor ve bu kent, bu güzel yavaş yavaş ölüyor.
‘Ben’cilik ‘Biz’ciliğin yerini aldıkça biz daha çoookkk Fatiha okuruz Adana’ya…
Şapkamızı önümüze koymalı ve ömrümüzü sürdüreceğimiz, çocuklarımıza miras bırakacağımız Adana’nın şanına yakışır bir şekilde yaşamasını sağlamak hepimizin görevi.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: