Farklı nedenlerle zaman zaman kesintiye uğraması nedeniyle birkaç yıl öncesine kadar herkes “Acaba bu yıl yapılacak mı” diye birbirine soruyordu.
Yapılsa bile tartışmalar bitmek bilmiyordu.
Festivalin halktan kopuk olduğundan tutun da harcanan paranın miktarına kadar onlarca iddia havada uçuşuyordu.
Altın Koza adeta sabıkalıydı.
Düzenlense bir dert düzenlenmese ayrı bir dertti.
Geldiğimiz noktada düzenlenme konusunda istikrarın sağlandığı bir gerçek.
Adana’nın bir markası olması noktasında önemli bir gelişme sağlandığını da inkar edemeyiz.
Henüz küçük çaplı da olsa festivalin uluslar arası bir boyut kazanmasının da önemi yadsınamaz.
Düzenlenme tarihi hazirandan eylül ayına alındıktan sonra yeni bir sinerji kazanan Altın Koza, küçük adımlarla da olsa ilerliyor, büyüyor.
Altın Koza, Adana’nın, Adanalının ve sonrasında da Türkiye’nin festivalidir.
Bunları inkar etmek gerçekliği inkar etmektir.
Bugün Altın Koza’nın eksikleri, yanlışları olduğunu iddia etmek de gerçekliği inkar etmektir. Kusursuz bir festival özlemimiz hala sürüyor olsa da acısıyla tatlısıyla bir festivali daha geride bıraktık.
Ancak Adana, Türkiye ve sanat dünyası için büyük bir önem taşıyan festival aynı sporda olduğu gibi siyasi çekişmelerin odağına oturmak üzere.
Bu hem festivale hem da Adana’ya zarar verecek bir durum.
Sanata siyasetin karışması kadar yanlış bir şey olamaz.
Sanat, farklı siyasi görüşlere ve farklı inanışlara sahip insanları aynı çatı altında birleştiren bir olgudur.
Sanatın siyaseti olmaz, olmamalıdır.
Elbette ki sanatçıların da bir siyasi düşüncesi olabilir ve bu görüşlerine göre yaşayıp davranabilirler.
Önemli olan siyasetin siyasi mecralarda kalmasıdır.
Bugün Altın Koza’ya, bazı sanatçıların siyasi görüşü nedeniyle (daha doğrusu Gezi Parkı eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle) devlet protokolünün tavır koyması kimilerini memnun etse de bu durum Adana’ya ve Adana’nın festivali Altın Koza’ya zarar vermektedir.
Bu festival bizim, hepimizin.
CHP’lisi de, AKP’lisi de, MHP’lisi de, İşçi Partilisi de, Saadet Partilisi de, Türkiye Komünist Partilisi de festivali izliyor, etkinliklerine katılıyor.
Hiç kimsenin birbirini sevme zorunluluğu yok ancak önemli olan Adana ise birbirimize saygı duymamız ve Adana’nın çıkarları noktasında bütünleşmemiz gerekir.
Umarım ki, Altın Koza gelecek yıl küskünlüklerle, dargınlıklarla değil de kalitesiyle, organizasyondaki başarısıyla anılır.
Yorumlar
Kalan Karakter: