Adana siyasetinde uzun zamandır iki grup siyasi var:
Biri sürekli konuşan ama içi boş olanlar.
Diğeri korkarak susanlar. İki grubun ortak özelliği ise Adana için hiçbir şey üret/e/miyor olması.
Bir de üçüncü bir ihtimal çıkar arada sırada.
Kenti mesele eder. Hafızayı mesele eder. Altyapıyı mesele eder. Vizyonerdir, aklı selimdir.
Mehmet Gazioğlu o üçüncü ihtimali yaşatanlardan.
Evet, açık yazıyorum:
Aday olmalı.
Aktif siyaset yapmalı.
Adana’yı kurtarmalı ve kalkındırmalı.
Çünkü Gazioğlu her şeyden önce Adanalı.
Bu şehri sevdiği için konuşuyor.
Bu şehre borçlu hissettiği için yazıyor.
Hatırlayın…
Adana Havaalanı kapatılmasın diye Cumhurbaşkanı’na mektup yazan bir isimdi.
Bugün hangi AK Partili bunu yapabilir?
Hangi partili kendi şehrinin menfaati için kendi Genel Başkanı’na çağrıda bulunuyor? Maalesef hiç kimse.
Şimdi gelelim Gazioğlu’nun son X paylaşımlarına.
Kronolojik olarak okuyalım.
1-)Adana bir tarım kenti.
Güney’in çocukları toprakla büyüdü.
Çukurova’yı Çukurova yapan; pamuk, emek ve Çukobirlik’ti.
Adana’nın hayallerinin yıkıldığı gibi, Çukobirlik binası da yıkılıyor.
Sorun sadece bir bina değil.
Sorun koskoca bir dönemin heba edilmiş olması aslında.
Bir şehir geçmişini kaybederse, geleceğini kuramaz.
Benim önerim:
Çukobirlik arazisi Çukobirlik Tarım Müzesi ve Tarım Hafızası Merkezi’ne dönüşmeli.
Tarım kenti Adana yeniden emeğiyle ön plana çıkmalı.
Çukobirlik Tarım Müzesi ve Tarım Hafızası Merkezi;
çiftçiye saygı, şehre vefa, geleceğe vizyon olur.
Şüphesiz:
Adana’mız her şeyin en iyisine layık…
Burada Gazioğlu’nun mesele bir bina filan değil.
Bir hafıza.
Bir ekonomik model.
Bir üretim ahlakı.
Adana’nın çöküşü AVM eksikliğinden olmadı.
Üretim kültürünü kaybettiği için oldu.
Gazioğlu, Çukobirlik konusunda milletvekillerini, basını, iş dünyasını ve STK’ları harekete geçiren meşaleyi yaktı. Umarım önerisi dikkate alınır.
2-)Bugün Adana’mızda yaşanan sel felaketi hepimizi derinden üzdü. Evleri ve işyerleri zarar gören tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Bu tür afetlerin tekrar yaşanmaması için altyapı, şehir planlaması ve iklim risklerini esas alan kalıcı ve bilim temelli çözümleri konuşmak ve hayata geçirmek zorundayız.
Yarını doğru planlamak, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Gazioğlu, sel felaketinin erken günlerinde siyasetçi diliyle yazılmış bir metin paylaşmış gibi görünüyor.
Ama altı dolu.
“Bilim temelli çözüm” diyor.
“İklim riski” diyor.
Adana’da bunları kaç kişi konuşuyor?
3-)Adana’mızda kışın kanallar boş, ama sel kıyamet.
Neden? Çünkü şehrin bazı bölgelerinde yağmur suyu hâlâ kanalizasyonla aynı hatta akıyor.
Benim önerim:
Kanalyurt gibi bölgelerde yağmur suyunu kanalizasyondan ayıralım, ayrık sistem kuralım ve DSİ’nin izniyle bu temiz yağmur suyunu kanallara verelim.
PTT Evleri–Ziraat Fakültesi hattında da yağmur suyunu Sarıçam Deresi’ne bağlayalım, meseleyi bitirelim.
Artık Adana’mızın altyapıyla ve ilimle yönetilmesi şart.
Akademisyenler, mühendisler ve bu şehrin ak saçlılarından oluşan bir danışma ve gelecek kurulu ile Adana’yı başka bir noktaya taşımanın zamanı geldi. Hatta geçiyor…
Mehmet Gazioğlu’nu iyi tanırım. Boş konuşmaz. Söylediği bir şeyi sormuş, araştırmış, öğrenmiştir. Bakın, bu tweet sıradan bir serzeniş değil.
Lokasyon veriyor.
Hat veriyor.
Teknik çözüm öneriyor.
Adana’da siyaset genelde mikrofondur.
Gazioğlu’nda her zaman proje var.
4-) Adana teslim olmaz diyoruz ama yağan yağmura teslim oluyoruz.
Adana’da sadece 30 dakikalık bir yağmurda, şehrin vitrini olan Dilberler Sekisi’nde trafik felç oldu.
Yağan su, kilometrelerce yanından aktığı Seyhan Nehri’ne bile ulaşamıyor. Çünkü altyapı hâlâ geçmiş yüzyılın mantığıyla çalışıyor.
Bir yağmur yağıyor,
ambulans ilerleyemiyor.
esnaf kepenk kapatıyor.
vatandaş evine dönemiyor.
Bu tablo, planlama eksikliğinin sonucudur.
Adana düz bir şehir.
Drenaj mühendisliği açısından avantajlı bir coğrafyada yaşıyoruz.
Ama yağmur suyu ayrık sistemle toplanmadıkça,
kanalizasyon hattı rahatlatılmadıkça,
bilimsel bir master plan yapılmadıkça
her sağanakta aynı manzarayı izleyeceğiz.
Yağmurlar sürmeye devam ettikçe, Gazioğlu’nun tweetleri sertleşmiş. Adanalı’nın yaşam kalitesi düşünce, rezillik diz boyu olunca dayanamamış. Yazdıkça yazmış. Ancak Gazioğlu:
“Master plan” diyor.
Evet, o sihirli kelime.
Adana yıllardır plan yerine günü kurtarıyor.
Sonuç ortada. Yazmasın da ne yapsın. Başta söyledim, sonda da söyleyeceğim.
5-)Her damla yağmur felaket olarak mı anılmalı,
yoksa doğru planlama ve mühendislikle stratejik bir kaynağa mı dönüştürülmeli?
Kentleşme politikaları ile su yönetimini entegre edemediğimiz sürece
yağmur afete dönüşür;
oysa bilimle yönetildiğinde berekete dönüşür.
Çukurova’da hâlâ suyla buluşturamadığımız,
modern sulama altyapısına kavuşturamadığımız ne kadar tarım arazisi var?
Taşkın riskini yönetemeyen bir şehir,
tarımsal potansiyelini de tam anlamıyla kullanamaz.
Adana’mız büyük düşünmeyi hak ediyor.
Sürdürülebilir su yönetimiyle, dirençli şehir planlamasıyla,
yüksek verimli tarım politikalarıyla büyüyen bir Adana mümkün.
Adana’mız;
geleceği inşa eden aklı ve büyük bir medeniyet tasavvurunu hak ediyor.
Artık bilimle istişare etme zamanı.
Artık veriyle konuşma zamanı.
Artık kalıcı çözümler üretme zamanı.
Adana’yı gerçekten düşünenler,
Adana’yı akılla, planla ve kararlılıkla ayağa kaldıracaktır.
Bambaşka bir Adana mümkün.
Örneğin bu tweet bir belediye başkan adayının vizyon belgesi gibi olmuş.
Ama henüz adaylığını açıklamadı. Üzerinde uzun zamandır baskı hissettiğini biliyoruz. Bu paylaşımlar bile bu baskının sonucu aslında.
Çukobirlik yıkım ihalesi iptal edilince şöyle yazmış:
6-)Adana’mızın hafızasının yıkım ihalesi iptal edildi.
Şimdi de “Adana işi(!)” dinamitle yıkılmaya hazırlanıyor.
Kolonlar hasarlıymış… Doğrudur.
Peki bu kentin ekonomik kolonları nasıl zayıfladı?
Pamuk borsası nasıl sustu?
Kooperatif ruhu nasıl çürüdü?
Bugün meselemiz, koskoca bir dönemin göz göre göre tasfiye edilmesidir.
Çukobirlik bu şehrin üretim onurudur.
Onuru dinamitle yıkamazsınız.
Benim çağrım net:
Önce bağımsız bir bilimsel rapor.
Önce güçlendirme analizi.
Önce kamuoyuna şeffaflık.
Daha sonra ise Çukobirlik alanı,
Çukobirlik Tarım Müzesi ve Tarım Hafızası Merkezi’ne dönüştürülmelidir.
Adana hafızasını kaybederse, kimliğini tamamen kaybeder.
Buna izin vermeyelim.
X paylaşımımın ardından konuyu takip eden milletvekillerimize, oda başkanlarımıza, Adana’mızın sivil inisiyatifine ve basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum.
İşte bu.
Bir konuya muhalefet etmek için muhalefet etmiyor.
“Rapor” diyor.
“Analiz” diyor.
“Şeffaflık” diyor.
Adana’da bunları talep eden kaç siyasetçi var?
Şimdi açık konuşalım.
Mehmet Gazioğlu’nun bir avantajı var:
Adana’yı çok iyi tanıyor, Adana’nın Cumhuriyet tarihinde en genç Milletvekili Adayı oldu.
Siyaset bilimci.
İş insanı.
Sanata merakı yüksek.
Genç yaşta hayat tecrübesini tatmış, Dünya’yı gezmiş, tanımış biri.
Ama en büyük avantajı başka bir şey:
Harbi Adanalı.
Bu şehirle duygusal bağı var.
Bu şehir için risk alabiliyor.
Adana’nın artık hamasete ihtiyacı yok.
Planlamaya ihtiyacı var.
Bilime ihtiyacı var.
Hafızaya ihtiyacı var.
Gençlere ihtiyacı var.
Gazioğlu aday olmalı.
Aktif siyaset yapmalı.
Adana’yı kurtarmalı ve kalkındırmalı.
Çünkü bu şehir, kendini mesele eden bir evladını bekliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: