Geçtiğimiz hafta Perşembe günü Ankara’da CHP Genel Merkezindeydik. Parti genel merkezi her zamanki canlı, diri ve insana çalışma şevki veren hareketliliğinden biraz daha farklı bir canlılık içerisindeydi. Bu canlılığı oluşturan neden, iktidarın “13 İli Büyükşehir Kapsamına Alan Büyükşehir Belediyesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Yasa Tasarısı” na yönelik 14 ve 21 Ekim 2012 günlerinde gerçekleştirilecek ''CHP'nin Yerel Referandumu''nun temsili olarak canlandırıldığı etkinlik idi.
Bu etkinlikte başta CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın olmak üzere etkinliğe katılan il başkanları ve bazı milletvekilleri temsili olarak oy kullandı. Büyükşehir Belediyesinin sınırlarını “il sınırları” olarak değiştiren yasa Büyükşehir’leri, Bütünşehir’lere dönüştüren, üniter ulus devlet yapısını bozabilecek, 148 yıllık birikim, deneyim ve tecrübeyi çöpe atabilecek, Türkiye’yi federal bir yapıya dönüştürebilecek tehlikeler içermektedir.
Büyükşehir Belediyeleri’ne çok ciddi imtiyazlar tanıyan, bir nevi federatif yönetim modelinin yani başkanlık sisteminin önünü açan yasa tasarısı, 13 ilin daha “Büyükşehir” olmasını öngörüyor. Böylece, 29 “Büyükşehir Belediyesi”nde nüfusumuzun nerdeyse yüzde 75’i yaşıyor olacak. İl Özel İdareleri ve yaklaşık 16 bin köy ortadan siliniyor. Buna göre, İl Genel Meclisleri kaldırılacak, yerine Valilere bağlı özel bütçeli, “Yatırım İzleme ve Koordinasyon Merkezleri”(YİKM)’nin kurulacak, kentteki tüm yatırımlar Kurul kararı ile gerçekleşecek.
Tasarı hakkında konuşan Bakan İdris Naim Şahin, bu tasarıyla halihazırda göre yapan 16 Büyükşehir Belediyesinin sınırının il sınırına genişletildiğini, buna ilave olarak nüfusu 750 binin üzerindeki belediyelerin Büyükşehirlere dönüştürüldüğünü kaydetti. Şahin, orman köyleri dahil, köy ve beldelerin tüzel kişiliklerinin ortadan kalktığını ve köylerin mahalleye dönüştürüldüğünü ifade ederek, yeni ihdas edilen 13 Büyükşehir’de toplamda 24 yeni ilçe kurulacağını, 29’a çıkacak olan Büyükşehirlerde tüm beldelerin kalkmış olacağını, bunların sayısının da bin 23 olduğunu söyledi.
Büyükşehire dönüşmeyen 52 ilde de nüfusu 2 binin altında olan 559 belde belediyesinin tüzel kişiliklerinin sona ereceğini bildiren Şahin, böylece bin 582 belde belediyesinin tüzel kişiliğinin sona ermiş olacağını, Büyükşehirlerin sınırlarının il mülki sınırları olması nedeniyle mahalleye dönüştürülen 6 bin 430 köy ve 9 bin 612 orman köyünün de tüzel kişiliğinin sona ereceğini bildirdi.
Büyükşehir belediyesi uygulaması, 1984 yılında başladı ve sadece Ankara, İstanbul ve İzmir’de Büyükşehir belediyesi kuruldu. Daha sonraki yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle Adana, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Sakarya, Samsun da Büyükşehir statüsüne geçti. Meclis’teki tasarı ise şu anda 16 olan Büyükşehir belediyesi sayısını 29’a çıkarıyor. Tasarı, Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, K.Maraş, Malatya, Manisa, Mardin, Muğla, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’da da Büyükşehir Belediyesi kurulmasını öngörüyor.
Tasarıda yer alan diğer düzenlemeler de şöyle:
- İstanbul ve Kocaeli’ne ek olarak bütün Büyükşehir Belediyesi sınırları, merkezinde bulunduğu ilin bütününü kapsayacak.
- Büyükşehirler içinde kalan ilçe belediyeleri, merkezi olduğu ilçenin tümünü kapsayacak.
- 13 Yeni Büyükşehir Belediyesi kurulacak.
- Büyükşehirlerin bulunduğu 29 ildeki il genel meclisleri kaldırılacak.
- Büyükşehirler sınırları içinde 24 İlçe Belediyesi kurulacak.
- Büyükşehirlerin bulunduğu illerdeki köylerin tüzel kişiliğine son verilecek, 16.082 köy mahalleye dönüşecek.
- Büyükşehirlerin bulunduğu illerdeki belde belediyeleri ile Büyükşehirler dışındaki 52 ilde, nüfusu 2000’in altındaki belde belediyelerinin tüzel kişiliğine son verilecek. Toplam 1.591 belde belediyesi kapanacak.
Büyükşehir Belediyeleri’ne çok ciddi imtiyazlar tanıyan, Belediye Başkanlarının şirket “CEO” su gibi genişletişmiş yetkilere sahip olacağı, İl Özel İdare ve İl Genel Meclislerinin kaldırılacağı, 6 bin 430 köy ve 9 bin 612 orman köyünün tüzel kişiliğinin sona ererek mahalleye dönüştürüleceği, Büyükşehirlerin bu yasa ile Bütünşehirlere dönüştürüleceği, Türkiye’nin siyasal ve idari yapısının ulus devletten federalizme dolayısıyla başkanlık sistemine doğru kayabileceği bir yasa iktidar tarafından “de facto” ve “tek tercih” olarak milletin rızası alınmadan dahası milletin haberi bile olmadan Türkiye’nin önüne konulmuştur. İktidar tek yanlı ve tek yönlü icraatlarına halkı ve parlamentoyu yok sayarak icra etmeye devam etmektedir.
Yorumlar
Kalan Karakter: