Adana’ya atandığı gün sevinmiştik. Adana’ya ‘çekidüzen verecek’ bir vali atandı diyerek.
Ümitliydik. Sorunları çözecek diye.
Güveniyorduk, uzun yıllar görev yaptığı yerlerde elde ettiği başarılardan dolayı.
Ve Valimiz Hüseyin Avni Coş, bu anlamda yüzümüzü kara çıkarmadı.
Kendisine Adana için verdiği emekten dolayı teşekkür ediyorum.
Lakin bir konu var ki bu konuya da değinmeden geçemeyeceğim.
Adana’ya Sayın Valimiz ilk atandığı gün ‘her kim Adanalı bana telefonla ulaşmak ister ise beni 24 saat karşısında bulup, benimle görüşebilecek’ dedi.
Hatta cep telefonlarının numarasına basın yoluyla kamuoyuna duyurdu.
Ben bir yurttaş olarak bu numarayı çevirdiğimde valimin sesini duyup, ona sorunlarımı aktarmayı ümit etmiştim.
Gelinen noktada ben valimin sesini duyamadım. Karşıma çıkan bir görevliydi.
Notlarını alıyordu, sonra da gereğinin yapılacağını söylüyordu.
Sizin sesinizi özlüyoruz, duymak istiyoruz Sayın Valim.
O ‘ALO’ sesinizi duymak ve yanımızda yer alan bir valinin bizim gibi halktan gelen bir yöneticimize daha çok sevgi ve saygı bağlamak istiyoruz.
Çok mu istekte bulundum Sayın Valim?
Adana Kasaplar Odası Başkanı Murat Yağmur, önceki gün beni aradı.
Valimizden randevu talebinde bulunduğunu ancak bugüne kadar talebinin kabul edilmediğini belirtip ‘ne yapacağımızı bilemiyoruz’ diye sitem etti.
Murat Yağmur’u dikkatle dinledim.
Valimizin Yağmur’a randevu vermesinin gerektiğine inanıyorum. Adana’da yüzlerce esnafın temsilciliğini yapan bir oda başkanı Valimizden randevu istiyor. ‘Kıymalık et’ konusunda dertlerini anlatacaklar.
Nedendir bilinmez, randevu talebi karşılanmıyor.
Sayın Valim, gelin bu randevu talebine olumlu yanıt verin. Bu kentin mülki amirisiniz ve siz bir büyük olarak bu randevuyu vermek durumundasınız.
Bunu bir rica olarak kabul edin ve Kasaplar Odası’nı dinleyin.
İşinize karışmak değil elbette bizim derdimiz. Olması gerekenlerin altını çizelim istedik.
Haksız mıyım Sayın Valim?
Yorumlar
Kalan Karakter: