Zamana, asırlara, ikindilere, senin peygamberlikle görevlendirildiğin evrensel döneme andolsun! İmanla güvene kavuşmadıkça, müslümanca yaşayıp kin, nefret ve ihtiraslarını yenmedikçe, Peygamberin sorumluluğuna eş görevler yapmadıkça, hakkı, sorumluluğu ve sabrederek mücadeleye devamı, birliği birbirlerine tavsiye etmedikçe, âhireti unutarak dünyaya bağlanıp, şeytanî güçlerle işbirliğine devam ettikçe insanlar, müslümanlar elbette zarardadır, hüsrandadır
Ancak iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, birbirlerine, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân’ı, hak din İslâm’ı, doğruyu, hakkı, sorumluluğu, birliği insanlığı tavsiye edenler, birbirlerine sabırla mücadeleye devamı tavsiye edenler zararda değildir. (Asr Suresi)
Allah’ım…
Senin dosdoğru yolun olan sırat-i müstakim’in dosdoğru, erdemli, faziletli, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye eden salih kullarından olup ta inananların üzerine yağmur gibi, dolu gibi, rahmet gibi yağamadık Allah’ım.
Nefis ve Şeytan’ın yönlendirmelerine seve seve büyük bir iştahla teslim olduk, nefis ve şeytanın adımlarını bire bir, mota mot takip ettik. O’ da (Şeytan) işlediğimiz günahların tamamını bizlere allayıp pullayarak güzel gösterdi, ziynetlendirdi.
Kulaklarımız hakkı duymaz, gözlerimiz hakkı ve doğruları işitmez, kalplerimiz yaratılış ve kulluk bilincinin gerçeklerini hissetmez oldu. Ben göklere ve yerlere sığmam ancak takva sahibi ihlaslı, erdemli bir kalp benim evimdir buyurdunuz. Bizde o kalp nerede Ya Rabbi?
Allah’ım…
Heva ve heveslerimizi ilah edindik. Bana göre böyle, bana göre şöyle diyerek hükmün yerine hüküm, iraden yerine irade beyan ederek Nemrutlaştık, Firavunlaştık. Dünya meta’ına taptık, altını gümüşü biriktirip de onlardan kendimize sahte ilahlar edindik.
Kapının “kıtmir” i olmayı beceremedik ama nefsi emmaremizin “kelb-i akur” u ve Şeytanın oyuncağı olmayı seve seve kabul ettik. Seni ziyadesiyle anlayamadık Allah’ım. Seni dünya ve ahiretin büyüklüğü ölçüsünde sevemedik, aşıkın, maşukun olamadık.
Dünyanın insanı aldatan güzelliği, mal, mülk, servet, makam ve mevki aklımızı başımızdan aldı. Hesap, kitap, haşr ve mizanı unuttuk, şaştık, şaşırdık taparcasına dünyevileştik Allah’ım.
Eyvah ki, Eyvah… Yandık kere Yandık Ya Rabbi.
Allah’ım…
İnsan.. azgın, şaşkın, nankör ve cahil kere cahil. İstikametler kaybolmuş, rotalar şaşırılmış, benlikler şişmiş, eneler azmış, zaman hüsran zamanı, asır hüsran asrı, Şeytan tam zamanlı her dem mesaide Allah’ım.
İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi. (Hicr – 39, 40)
“Gerçekten İblis, insanlar aleyhindeki, (muhakkak onları azdıracağım) vaadini yerine getirdi. Onun için, müminlerden ibaret bir fırkadan başkası, İblis’e tâbi oldular.” (Sebe-20) buyurarak ademin oğullarının kahir ekseriyetinin, büyük çoğunluğunun Şeytan yaranı olarak hüsrana uğradığını bildiriyorsunuz Allah’ım.
İçimiz yanıyor, yüreğimiz sızlıyor Allah’ım. Şeytan ve avanesi senin bir avuç ihlaslı, erdemli, salih kulların dışında Ademin neslinin tamamını ifsat etti.
ALLAH’IM, ÜLKEM VE 75 MİLYON KARDEŞİM İÇİN YAPMAYA ÇALIŞTIĞIM İYİLİKLER NOKTASINDA BANA GÜÇ VER, BENİ GÜÇLÜ KIL VE BANA YOL GÖSTER. AMİN… AMİN… AMİN…
Yorumlar
Kalan Karakter: