Bir gazetecinin “Bu gemi için batmaz diyorlar; doğru mu?” sorusu üzerine “Bu gemiyi Tanrı bile batıramaz“ cevabını veriyordu Titanic’in Kaptanı Edward Smith. Kaptan Smith’i bu denli imansızlık aymazlığına sürükleyen kendince en önemli dayanak Titanic’in, 268 metre uzunluğunda, 11 katlı, 46.000 ton ağırlığında, 4 bacalı asrın teknolojisi kullanılarak inşa edilen çok lüks dev bir buharlı gemi olmasıydı. Kaptanı tarafından Allah’tan bile güçlü olarak tanımlanan Titanic 10 Nisan 1912 de İngiltere’nin Southampton limanından ABD’nin New York City kentine doğru hareket etti. Yolculuğunun 5'inci gününde 14 Nisan 1912'de saat 23:30'da dev gemi bir AYSBERG’e (Buzdağı) çarptı ve 3 saat içerisinde Atlas Okyanusunun buz gibi derin sularına gömüldü ve bu büyük felakette tam 1514 kişi hayatını kaybetti.
Titanic’in haşmeti, Kaptan Smith’e, her şeye söz geçiren, her şeye gücü yeten, mülkün sahibi ve kadir – i mutlak olan Allah-u teala’nın gücünün farkındalığını unutturdu ve bu derin imansızlık, umursamazlık, aymazlık ve farkındalıksızlık insanlığa tarihin en önemli facialarından birini yaşattı.
Bu Titanic olayını, bu Titanic örneğini neden mi yazdım? Türkiye AYSBERG’e (Buzdağı) çarptı onun için yazdım. Nasıl mı, bunu bir Antalya ve birkaç Adana örneği ile anlatmaya, yazmaya çalışacağım. Antalya’da 3 polis memuru yavrumuz, çocuğumuzun bir psikopat cani tarafından katledilmesinden sonra Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, bütün Türkiye’ye kamu aleme açıklama yapıyor… "Terör şüphesi yok, olay adi bir asayiş vakasıdır"... bir psikopat cani 3 polisi katlediyor ve Antalya’daki devletin temsilcisi sıcağı sıcağına bu şekilde akla zarar bir açıklama yapıyor. Eğer bu ve benzeri olaylarda güvenlik ve emniyet birimlerince kullanılması gereken terminoloji ya da dil bu ise bu dili bu terminolojiyi değiştirin. Ayrılıkçı, bölücü terör hareketleri, eylemleri dışındaki “sivil şiddet”, “sivil terör” olayları üzerinde neden durulmuyor, neden sıradan birer asayiş vakalarıymış gibi değerlendiriliyor.
Ayrılıkçı terör dışındaki “sivil şiddet”i, “sivil terör”ü Türkiye’de her yerde, her sınıftan ve kökenden vatandaşlarımız işliyor bu suçları. Antalya’daki 3 polis yavrumuzun şehadetinden sonra ki Sayın Valinin basiretsizliğini ve kullandığı dili buradan reddediyoruz ve kendisini akletmeye, basiretle düşünmeye davet ediyoruz.
Geçtiğimiz hafta içerisinde ve okullar açıldığından bu yana kentimizde (ADANA) “sivil terör”, “sivil şiddet” olayları ne yazık ki zirve yapmış ve daha okulların açıldığı ilk gün merkez Yüreğir İlçesi’nin Başak Mahallesi’ndeki İsmail Sefa Özler İlköğretim Okulu’nda 15 yaşındaki H.B. 7’nci sınıfa giden 13 yaşındaki A.B.’yi bıçakla yaraladı.Merkez Seyhan ilçesi Gazipaşa Mahallesi'nde tişörtünün içine döner bıçağını saklayarak bir ilkokulun önünde bekleyen 16 yaşındaki genç polis tarafından yakalandı. Fatih Ticaret Meslek Lisesi'nde öğrenim gören 2 öğrenci su sıçratma yüzünden kavga etti. Bu sırada öğrenci M.A.Ü. kavga eden öğrencileri ayırdı, kavgayı başlattığı iddia edilen ve ismi açıklanmayan öğrenciye de bağırdı. Bu öğrenci de sinirlenip derse girmedi, okuldan ayrılıp akrabalarını toplayıp geri okula geldi. Yanında ellerinde pompalı tüfek ve döner bıçağı bulunan 2 akrabasıyla okulu gelip kapıdaki güvenlik görevlisini tehdit ederek içeri girdiler. 3 saldırgan 3’üncü kata çıkıp ders sırasında sınıfa girip M.A.Ü.’yü öğrencilerin gözleri önünde bıçakla yaralayıp dışarı çıktılar.
Yüreğir ilçesi Kadıköy Mahallesi'nde Hülya Işık (40) dini nikahlı eşi tarafından 3 aylık koruma süresinin bitiminde pompalı tüfekle vurularak öldürüldü. Seyhan ilçesi Mithatpaşa Mahallesi, 58200 Sokakta Ömer ve Halit Peri kardeşler ile Melih, Reşat, Malik ve Mehmet Taş kardeşler arasında yol verme meselesi nedeniyle kavga çıktı. Araçtan inen iki aile mensupları arasındaki sözlü tartışma kavgaya dönüşürken silah ve bıçaklar konuştu, Malik Taş hayatını kaybetti. Seyhan ilçesi Çınarlı Mahallesi'ndeki bir barda Çıkan kavgada 1 kişi öldü 1 kişi ağır yaralandı.
Merkez Seyhan ilçesi Sarıhamzalı Mahallesi'nde, plakaları öğrenilemeyen, Haşim İ'nin kullandığı araç ile Şaban K. (30) ve Fatma K. (23) çiftinin bulunduğu otomobil çarpıştı. Kazanın ardından taraflar polis merkezine giderek birbirlerinden şikayetçi oldu. Olaydan yaklaşık 2 saat sonra Şaban K. ve Fatma K. ile yolda karşılaşan Haşim İ'nin çiftin üzerine tabancayla kurşun yağdırarak çifti bacaklarından yaraladı. Ve… gökleri parçalayacak, güneşi söndürecek, yıldızları yerinden söküp atacak, denizleri kavuracak, İsrafil’in Sur’a üfürmesini gerektirecek bir haber Ceyhan’dan geliyor… “Adana'nın Ceyhan İlçesi'nde öz kızları G.K. (15) ile G.K.'ya (14) tecavüz ettiği iddia edilen baba T.K. (42), gözaltına alındı”
Yukarıda yazmaya çalıştığımız yüreğimizi ve vicdanları sular seller gibi kanatan bu olaylar salt asayiş vakaları olarak değerlendirilmiş ve sonuca sadece güvenlik güçlerinin operasyonlarıyla gidilmiş ya da gidilmeye çalışılmış. Oysa ki durum hiç de öyle değil, çünkü… Adana AYSBERG’e çarptı, Türkiye AYSBERG’e çarptı. Ülkenin genetik kodları kırıldı, genetik mutasyona uğratıldı, hücreleri, kromozomları, DNA’sı değiştirildi. Hepimiz DNA’sı değiştirilmiş kurgulanmış mekanik birer profesyonel katillere, canilere dönüştürüldük.
Sevgisiz, merhametsiz, faziletsiz, birbirinin canına, malına, ırzına, namusuna göz diken, tasallut eden “belhum edal” ler olduk. Adına sosyal medya denilen facebook ve benzeri teknolojik şeytanlıklar yanında her türlü sapkınlığı, iğrençlik ve kötülüğü meşrulaştırarak normalize eden televizyon dizilerinin hedefe odaklı nokta atışları ile zihinler ve bedenler kirletilmiş bu noktada Müslüman-Türk (Kürt) milletinin aile yapısının kişilik ve kimlik kodları kırılarak millete istikameti kaybettirilmiş ve feleği şaşırtılmıştır. Evet, Yüreğimiz Kor Ateş Gibi Yanıyor … yarın çok ama çok geç olmadan hemen , bugün, şimdi hep birlikte milletçe el ele sevgiyle, merhametle, şefkatle ve “nebevi bir yöntemle” harekete geçelim.
ÇÜNKÜ… “ADANA AYSBERG”E ÇARPTI, “TÜRKİYE AYSBERG”E ÇARPTI, NE VAR Kİ TİTANİC’İN KAPTANI GİBİ “İÇERİSİNDE BULUNDUĞUMUZ TEHLİKE”NİN HÂLÂ FARKINDA DEĞİLİZ.
Yorumlar
Kalan Karakter: