Güç zehirlenmesi mi?
 İbrahim Akyol

İbrahim Akyol

Güç zehirlenmesi mi?

18 Nisan 2019 - 16:00

Elinde çekiç olan her şeyi çivi zanneder!
“Ülkenin en önemli meselesi beka meselesidir” dedikten sonra mesele vatan gerisi teferruat gibi demokrasiden insani eşitlik ve ortak paydadan uzak bu cümlelerin bir tık yukarısı seçme ve seçilme kanununun rafa kalkması anlamına gelir. O zaman her şey cumhurun başkanının iki dudağı arasına yerleşir ki…
31 Mart seçimlerini 31 Mart vakası gibi göstermeye çalışanların bir beka meselesi varmış gibi seçim meydanlarında haykırmanın rakiplerini isyancı gibi göstermeye çalışanların asıl gayelerinin seçim sonrası atanacak kayyumlar ve seçilmişlerin yerine daha az oy almış ikincilere zemin hazırlamak olduğunu şimdi daha iyi görebiliyoruz.
 
*****
 
31 Mart seçimleri sonrası şunu daha net anladık ki, ülke seçimlerine direk yön verebilecek destek ve dirsek temasında bulunduğu fikriyatı başa getirecek güce ve birlikteliğe sahip bir HDP gerçeğinin sirayet etmesidir. Doğu ve Güneydoğu illerimizde seçim kazanmasına rağmen ellerinden alınıyor olmaları gözünün üstünde kaş var deyip yarınlar için zemin hazırlanıyor olmaları demokratik hukuk düzenine yaraşır bir durum değildir.
Başta İstanbul olmak üzere İzmir, Ankara, Adana, Antalya, Antakya, Mersin gibi birçok büyük kentlerin el değiştirmesine başta beka sorunu deyip, bu insanları düşmanlaştıran anlayışlara inat olarak kendi seçmenlerini başka partiye kanalize etmesine ve başarı getirmesine öncülük etmişlerdir HDP.
 
******
 
1930’lardan günümüze gerek tek partili dönemlerde ve gerekse kurucu parti kimliğinden dolayı Kürtlerin hak ve inanç bağlamından uğradığı onca haksızlığa rağmen bugün sandık ortaklığı yapıyor olmalarındaki asıl sebebin mevcutların düşmanca söylemlerinden kaynaklandığı bilinmeli. Ki bu da makasın daha fazla açılmasına sebep vermektedir.
Demokratik hak hukuk ve adalet üçgeni çerçevesinde yapılan yanlışlıklardan dönülmeli kanısındayım başta birlik ve beraberlik sözcüklerin tam karşılığı olan kucaklaşmayı sağlamalı ve sandıktan çıkan milli iradenin tezahürü olarak hak edenin koltuğuna oturmasını sağlamalı ve OHAL komisyonunun kararı çıkmadan YSK’nın yargıç yerine suçlu ilanı anlayışından vazgeçmelidir.
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”. Sandıklar da bu milletin namusudur kirletmeyelim.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum