MUSTAFA ÖZKE
ADANA (GÜNAYDIN) - Suriye’de halk ayaklanmasının başladığı 2011 yılının Mart ayından itibaren ortaya çıkan göç dalgası Adana’yı olumsuz etkiledi.
Sınır geçişlerinden sonra Adana’nın çeşitli semtlerine dağılan Suriyeliler, ilk başlarda büyük bir adaptasyon sorunu yaşadılar.
Kocazevir, Dağlıoğlu, Gülbahçesi, Mirzaçelebi ve Meydan gibi mahallelerde yoğunlaşan ve Kocavezir bölgesindeki tekstil işyerlerine giren Suriyeliler, bir süre sonra ekmek üretmeye başladılar. Suriye ekmeğinin üretilmesi fırıncı esnafından tepki gördü
Sığınmacılara gösterilen bütün kolaylıklara rağmen, yine de cami önlerinde ve sokaklarda dilenenlerin önüne geçilemedi.
Bazı Suriyeliler son model araçlarıyla gezip, lüks otellerde kalırken, yoksullar çadırlarda yaşam mücadelesi vermeye başladılar. Zaman zaman hırsızlık, gasp ve kapkaç gibi suçlara da karışan Suriyeliler, farklı dil, kültür ve yaşam tarzlarından dolayı toplum içinde hep dikkat çektiler.
Varlıklı Suriyeliler, yaz boyunca Mersin ve Antalya sahillerinde denizin keyfini çıkarırken, yoksullar sokaklarda bir ekmek alabilmek için el açtılar.
Bazıları beş yıldızlı otellerin masalarında karnını doyururken, bazıları da çöplüklerden yiyecek aramak durumunda kaldılar.
Son model aracıyla kırmızı ışıkta duran zengin bir Suriyelinin, ışıklarda dilenen yoksul Suriyelilerle görüntülenmesi de Adanalıları en çok rahatsız eden konuların başında geldi.
Vatandaşlar, “Adanalılar şefkatlidir. Yoksula yardım eder, öksüzü yetimi yalnız bırakmaz ama Suriyeli zenginler kendi yoksul insanlarına bile sahip çıkmıyorlar. Hem lüks otellerde kalacaksın, hem son model otomobillerle gezeceksin hem de kendi insanını sokakta dilendireceksin. Bu davranışın hoş karşılanması mümkün değil” diye tepkilerini dile getirdiler.
Yorumlar
Kalan Karakter: