Türkiye’de kamu görevlilerinin, özellikle de doktorların atamaları, yalnızca hizmetin gerekleriyle değil aynı zamanda aile birliği ve sağlık hakları ile de yakından ilgilidir. Her atama döneminde yüzlerce hekimin talebi, “eş durumu” ya da “sağlık mazereti” nedeniyle şekillenir. Ancak ne yazık ki bu mazeret taleplerinin reddedilmesi sık karşılaşılan bir durumdur.
Peki, reddedilen doktorlar için hukuki süreç nasıl işler?
Mazeretin Reddi ve İlk Şok
Bir doktor, eşinin görev yaptığı ilde aile bütünlüğünü sağlamak için ya da kendi/hak sahibi yakınının ciddi sağlık sorunları nedeniyle tayin talebinde bulunur. Bakanlık bu talepleri, genellikle Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirir. Ancak kimi zaman mazeretin ağırlığına rağmen ret kararları verilir. Reddedilen hekim, ilk anda büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Çünkü burada mesele yalnızca bir şehir değişikliği değil; ailenin bir arada yaşama hakkı ya da hayati sağlık ihtiyacıdır.
Dava Süreci: İdare Mahkemeleri Önünde Hak Arayışı
Ret kararlarına karşı başvurulacak ilk yol, idari yargıdır. Hekimler, idare mahkemelerinde iptal davası açarak, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerler.
- Eş durumu: Anayasa’nın 41. maddesinde düzenlenen aile birliğinin korunması hakkı, mahkemelerin en sık başvurduğu ölçüttür.
- Sağlık mazereti: Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşama ve sağlık hakkı devreye girer.
Mahkemeler, idarenin takdir yetkisini sınırsız görmez; “hizmet gerekleri” ile “temel hak ve özgürlükler” arasında ölçülülük denetimi yapar.
Kabul Şartları: Mahkemeler Ne Arar?
Davanın kabulü için belirli şartlar önemlidir:
- Sağlık mazeretinde tam teşekküllü devlet hastanesinden alınmış heyet raporu,
- Eş durumu mazeretinde resmî nikâh kaydı ve eşin görev yeri belgeleri,
- Talebin hizmet gereklerini imkânsız kılacak nitelikte olmaması.
Eğer belgeler eksiksiz ise, mahkemeler çoğu kez doktor lehine karar verir. Yargıtay ve Danıştay’ın pek çok kararında, “aile birliği hakkı” ve “sağlık hakkı” üstün tutulmuştur.
Toplumsal Boyut
Bu mesele yalnızca bir doktorun şahsi talebi değildir. Sağlık çalışanlarının motivasyonu, aile düzeni ve verimliliği doğrudan bu kararlardan etkilenir. Eşi ve çocuklarından ayrı bir hekimin verimli çalışmasını beklemek adil değildir.
Sonuç
Eş ve sağlık mazereti taleplerinin reddi, sadece idari bir işlem değil; çoğu zaman bir hak ihlalidir. Doktorlarımız, haklarını ararken yargı yoluna başvurduklarında çoğu kez hukuk onlardan yana karar vermektedir. Unutulmamalıdır ki, devletin en temel görevi yalnızca hizmetin gereklerini gözetmek değil, aynı zamanda insanı ve aileyi korumaktır.
✍️ Av. Ali Metehan OLGUN
Adana Barosu – Sicil No: 4973
Yorumlar
Kalan Karakter: