Güneşin kavurduğu Akdeniz ovasında, yılların izini alnındaki derin çizgilerde taşıyan ihtiyar çiftçi oturduğu taşın üzerinden toprağa bakıyordu. Elinde küçücük bir kese vardı; içinde nenesinden, babasından, dedelerinden kalan ata tohumları saklıydı.
“Evlat…” dedi yanına yaklaşan genç delikanlıya. “Şimdi elindeki bu tohum, sana sadece bir tohum gibi görünür. Ama aslında bu, geçmişin nefesi, geleceğin garantisidir. Biz bu tohumla büyüdük, doyduk, yaşadık. Bizim soframızın bereketi hep buradan geldi.”
Genç, merakla ihtiyara baktı. İhtiyar, elleriyle toprağı kavrayarak devam etti:
“Bak şu toprağa, bin yıllardır bu topraklarda buğday, arpa, mısır, pamuk yetişir. Ama asıl kıymet, atadan kalma tohumdadır. O tohum toprağa düştüğünde dedelerimizin duasını da taşır. Kuraklığa dayanır, sıcağa direnir, ilaç istemez. O bizim genetiğimiz gibi, kanımızda, soframızda, türkümüzde vardır.”
Delikanlı, elindeki tohumu avuçlayınca gözleri parladı. “Peki dede, neden herkes bu tohumları saklamıyor da hazır aldıklarına güveniyor?” diye sordu.
İhtiyar derin bir nefes aldı, gözleri uzaklara daldı.
“Evlat, zaman değişti. Kolay olana heves etti insanlar. Marketten alınan parlak domatesi, iri biberi sofraya getirdiler ama kokusu yoktu, tadı yoktu. Bizim köy domatesi bir ekmeğe sürülür, koca aile doyardı. Şimdi ne yazık ki, tohumun aslı unutuluyor. Ama unutma, ata tohumu geçmişi geleceğe taşır. Eğer ona sahipsen, geleceğin var demektir.”
O sırada ihtiyar, kesesinden birkaç tohum çıkardı. “Bak işte bunlar, anamdan kalan karpuz tohumu… Yazın gölgesinde oturup kestiğimizde mis gibi kokusu ovayı sarardı. Bu da babamdan kalan buğday tohumu… Onun ekmeğini yiyen aç kalmaz. Şunu da iyi bil, her tohum sadece bitki değildir; içinde alın teri, emek, sabır ve bereket vardır.”
Genç delikanlı tohumu aldı, özenle cebine koydu.
“Dede, ben de bunları ekip çoğaltacağım. Çocuklarıma, torunlarıma bırakacağım.”
İhtiyarın gözleri parladı. Çatlak dudaklarında tebessüm belirdi:
“İşte evlat… Bizim asıl servetimiz, geleceğe bırakacağımız bu mirastır. Altın da gümüş de eskir ama ata tohumu eskimez. Çünkü toprakla buluştu mu yeniden dirilir. Milli miras dediğin işte budur.”
Gökyüzünde güneş kızıllığını toprağa sererken, ihtiyarın sesi sanki bütün ovaya yayıldı:
“Unutmayın, ata tohumu kökümüzdür, dalımızdır, geleceğimizdir. Ona sahip çıkan, vatanına da, toprağına da sahip çıkar…”
Yorumlar
Kalan Karakter: