Adana’da yüreklere dokunan bir buluşma daha gerçekleşti. Adana Valisi Mustafa Yavuz' un eşi Süreyya Yavuz, Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Gönül Elçileri Projesi kapsamında düzenlenen Koruyucu Aile Farkındalık Toplantısı’nda önemli mesajlar verdi. Bu toplantı, sadece bir etkinlik olmanın ötesinde; vicdanlara seslenen, toplumsal sorumluluğu hatırlatan güçlü bir çağrıydı.
Süreyya Yavuz’un konuşmasında dile getirdiği sözler, aslında hepimizin bildiği ama çoğu zaman görmezden geldiği bir gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi: “Kimsesi olmayan bir çocuğa umut olmak, ona sıcak bir yuva sunmak, dünyanın en kıymetli iyiliklerinden biridir.” Bu cümle, salonda bulunan herkesin kalbine dokunduğu gibi, toplumun tamamına verilmiş bir mesaj niteliği taşıyor.
Bugün modern dünyanın karmaşası içinde çoğu zaman bireysel hayatlarımızın sınırlarına hapsoluyoruz. Oysa bir çocuğun hayatına dokunmak, sadece o çocuğun değil, bir toplumun geleceğini değiştirebilecek kadar güçlü bir etkiye sahiptir. Koruyucu ailelik sistemi de tam olarak bu noktada devreye giriyor. Devlet koruması altındaki çocukların sevgi dolu bir aile ortamında büyümesi, onların hayata daha sağlam adımlarla tutunmasını sağlıyor.
Gönül Elçileri Projesi, yıllardır bu anlamlı amaca hizmet eden önemli bir sosyal sorumluluk hareketi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen bu proje, toplumda farkındalık oluşturmayı ve daha fazla ailenin koruyucu aile olmasını teşvik etmeyi amaçlıyor. Adana’da düzenlenen bu toplantı da bu amacın güçlü bir yansıması oldu. Adana Valisi
Mustafa Yavuz’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen program, devletin bu konudaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyarken, Süreyya Yavuz’un içten ve samimi ifadeleri ise işin vicdani boyutunu gözler önüne serdi. Çünkü mesele sadece bir çocuğa bakmak değil; ona aidiyet duygusu kazandırmak, sevgiyi öğretmek ve geleceğe umutla bakmasını sağlamaktır.
Toplum olarak en büyük gücümüz, dayanışma kültürümüzdür. Anadolu’nun köklü değerlerinde var olan “bir elin nesi var, iki elin sesi var” anlayışı, koruyucu ailelik sisteminde hayat buluyor. Herkesin yapabileceği bir şey var. Kimi maddi destek sağlar, kimi gönüllü olur, kimi ise bir çocuğa yuvasını açar. Ama en önemlisi, bu konuda duyarsız kalmamaktır.
Unutulmamalıdır ki, bir çocuğun hayatına dokunmak; geleceğe atılmış en değerli imzadır. Süreyya Yavuz’un da ifade ettiği gibi, bir çocuğa umut olmak, aslında insan olmanın en güzel halidir.
Bugün Adana’dan yükselen bu çağrı, sadece bir şehre değil, tüm Türkiye’ye yöneliktir. Belki de bir çocuğun hayatını değiştirecek o adım, tam da şimdi atılmayı bekliyordur.
Koruyucu Aile
Yayınlanma :
20.04.2026 15:10
Güncelleme
: 20.04.2026 15:10
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: