6 Şubat 2023 sabahı saat 04.17 de bu ülkenin kalbi derin bir sarsıntıyla uyandı. Uyandı demek de doğru değil; çünkü milyonlarca insan için o an, hayatın tam ortasından koparıldığı bir zamandı. Dumanların , sessizliğin ve karanlığın içinden yükselen çığlıklar; sadece binaları değil, umutları da yerle bir etti.
Televizyon ekranlarında gördüğümüz her enkaz, tanımadığımız ama çok iyi bildiğimiz hayatlardı. Enkaz altından çıkarılan her can, zamanla yarışın anlamını da öğretti bize.
Bir battaniyenin, bir yudum suyun, bir sıcak sözün ne kadar kıymetli olduğunu…
En çok da “birlik” olmanın. O günlerde isimler, şehirler, kimlikler silindi; geriye sadece insan kaldı. Bir lokmayı bölüşen, saatlerce uyumadan yardım eden, tanımadığı birine kardeş olan insanlar. Hepsine minnettarız.
6 Şubat sadece yıkım değil, aynı zamanda bir yüzleşmeydi.
İhmallerle, eksiklerle, “olmaz” denilenlerin nasıl olduğunu görmemizdi. Bu acı bize sadece ağlamayı değil, ders almayı da öğretti. Artık kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama tekrarını yaşamamak için sorumluluk almalıyız!
Bugün 6 Şubat’ı anarken, sadece saygı duruşunda bulunmak yetmez.
Hatırlamak gerekir…
Bir fotoğrafa bakıp “çok üzgünüm” demek değil; güvenli şehirler, sağlam yapılar ve vicdanlı bir gelecek için ses çıkarmak gerekir.
Toprağa verdiğimiz her can, bize emanet birer hatıradır.
Onları yaşatmanın yolu, aynı acıları yeniden yaşamamaktan geçer.
6 Şubat, takvim yapraklarında sıradan bir gün değildir.
O gün, bu ülkenin kalbine kazınmış bir tarihtir.
Ve biz hatırladıkça, kaybettiklerimiz gerçekten kaybolmamış olur.
Toprak sustuğunda insanın içi konuşurmuş. Deprem belki de bir kaç saniye sürdü fakat acısı ömür boyu …
Asrın felaketinde kaybettiğimiz tüm canları rahmetle anıyorum. Tekrarlarının yaşanmamasını temenni ediyorum.
Yorumlar
Kalan Karakter: