Tarih 13 Mart 2026 yı gösterdiğinde Prof. Dr. İlber Ortaylı bu dünyadan giderken ömrünü adadığı tarih kadar anlamlı bir şekilde veda etti. Cumhurbaşkanı özel izniyle sayılı kişilerin bulunduğu 10 kişiden biri olarak Fatin camiine defnedildi.
Türkiye, yalnızca bir akademisyeni değil; geçmişi bugüne taşıyan bir hafızayı uğurladı. Vefatıyla Türk tarihinin ışığı söndü adeta. Yıllarca kürsülerde, kitap sayfalarında ve televizyon ekranlarında tarihi anlatan Ortaylı, bu toprakların hafızasına dokunan nadir isimlerden biriydi. Onu dinleyen herkes sadece bilgi edinmezdi; aynı zamanda bir medeniyetin ruhunu hissederdi.
Hayatını Osmanlı’yı, şehirleri, kültürü ve medeniyetin izlerini anlatmaya adayan bir tarihçinin son yolculuğunun da tarihin kalbinde olması adeta sembolik bir kader oldu. Özel izinle Fatih Camii haziresine defnedilmesi, sıradan bir defin değil; tarihle ömrünü geçirmiş bir ilim insanının yine tarihin içinde ebediyete uğurlanmasıdır.
O caminin avlusunda yürürken insan yalnızca bir ibadethanenin değil, yüzyılların gölgesinde dolaşır. Çünkü orada yatan isimler bu milletin hafızasını oluşturan insanlardır. Şimdi o isimlerin arasına bir tarihçi daha katıldı.
Fatih Sultan Mehmed’in şehrinde, onun yaptırdığı caminin gölgesinde uyumak…
Bir tarihçi için bundan daha anlamlı bir veda düşünülemezdi.
İlber Ortaylı, tarihin yalnızca geçmişte kalmış bir hikâye olmadığını anlatıyordu. Ona göre tarih, bugünü anlamanın ve yarını kurmanın anahtarıydı. Bu yüzden konuşmaları bazen sert, bazen sarsıcı ama her zaman öğreticiydi. Çünkü o, bir milletin hafızasını diri tutmanın sorumluluğunu taşıyordu.
Bugün onun ardından bakarken şunu daha iyi anlıyoruz:
Bazı insanlar sadece yaşadıkları döneme ait değildir. Onlar bir milletin zihninde, kitaplarında ve hatıralarında yaşamaya devam eder.
Şimdi İstanbul’un kalbinde, Fatih’in gölgesinde bir tarihçi yatıyor. Öğrencileri dahil olmak üzere tüm sevenleri onu son yolculuğuna uğurlamak için oradaydı. Muhteşem bir kalabalıkla veda ettiler büyük ustaya. İnsanlığını diğer ünvanlarından hep daha üstün tutan ender bulunan bir kişilikti.
Bir insan toprağa verildi.
Fakat bıraktığı bilgi, düşünce ve kültür mirası bu milletin hafızasında yaşamaya devam edecek.
Çünkü bazı insanlar ölmez;
onlar tarihin kendisine dönüşür.
Ruhu şad olsun …
Yorumlar
Kalan Karakter: