Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yine tanıdık bir manzara, Yumruklar havada, sesler yükselmiş, vekiller birbirine girmiş. Televizyon ekranlarında, sosyal medyada, haber sitelerinde aynı görüntüler dönüp duruyor. Peki bu kavganın bize, vatandaşa, ülkemize ne faydası var?
İşsizlik mi sona erdi?
Hayır.
Ekonomi mi düzeldi?
Hayır.
Emekli maaşları mı arttı?
Hayır.
O zaman bu kavga neyin kavgası?
Koskocaman bir Hiç.
Millet, sizleri Meclis’e gönderirken yumruk atın diye değil, çözüm üretin diye gönderdi. Halk, geçim derdindeyken, gençler işsizken, emekliler ay sonunu getiremezken, sizlerin birbirinize bağırarak, itişip kakışarak geçirdiğiniz her dakika, bu ülkenin sorunlarına harcanmamış bir dakikadır.
Siyaset, kavga etmek değil; uzlaşmak, konuşmak, çözüm üretmektir. Farklı fikirler olabilir, olmalıdır da. Ama bu farklılıklar, şiddetle değil, akılla ve sağduyuyla yönetilmelidir. Meclis, milletin iradesinin tecelli ettiği yerdir; ring değil.
Artık bu görüntülerden bıktık. Halkın gerçek gündemiyle ilgilenin. Gençlerin geleceği, emeklilerin geçimi, esnafın borcu, çiftçinin mahsulü, işçinin alın teri... Bunlar konuşulsun Meclis’te. Yumruklar değil, projeler konuşulsun. Bağırışlar değil, çözüm önerileri yankılansın o duvarlarda.
Çünkü kavga çözüm değil.
Çünkü bu ülkenin artık kaybedecek zamanı yok. Beyler Bayanlar..!
Yorumlar
Kalan Karakter: