Geçtiğimiz günlerde En sonunda Erol Karataş’ı da isyan ettirdiler” başlıklı bir köşe yazısı yazmıştım. O köşe yazısı aslında okuyucularımıza yabancı değildi. Çünkü değerli meslek büyüğüm Erol Karataş’ın yaşadığı olayın benzerleri daha önce de yaşanmıştı.
Peki Erol Karataş ağabey neden isyan etmişti, köşe yazısını tekrar yayınlayarak hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum.
Buyurun köşe yazısının tekrarını.
***
Adana’da hizmet veren Adana Büyükşehir Belediyesi ÖZEL HALK OTOBÜSLERİ ile ilgili şikayetleri kaç kez yazdığımı hatırlamıyorum. Biz hep yazdık, ancak bazı şoförler halen insanlara “Kibar” davranmayı öğrenemediler. Özel Halk Otobüsü şoförleri, duraklarda otobüse binen GAZİ, ŞEHİT AİLESİ, GAZETECİLER’e “Nefret bakışlarıyla” baktıkları yetmez gibi insanları içinde rencide edici sözler sarfediyorlar. Çünkü, gazi, şehit aileleri ve gazetecilere devlet otobüsl.ei ücretsiz binme hakkı tanıyor. Tüm bunlar yaşanırken, bu şoförlerin bağlı bulunduğu başkanlar ne yazık ki sessiz kalıyorlar.
Geçmişte birlikte gazetecilik mesleğini icra ettiğimiz ve gazeteciliği ile insanlığına saygı duyduğum Erol Karataş, sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu. Erol ağabey sosyal medya hesabındaki paylaşımını kamuoyu ile paylaşırken başlığını da şöyle atmış “SAYIN VALİMİZ MUSTAFA YAVUZ’A MEKTUP..”
Haklı serzeniş ve şikayette bulunan Erol ağabeyin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımını noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyoum.
“Sayın Valimiz Mustafa Yavuz'a açık mektup:
Sayın Valim, yoğun mesainiz nedeniyle kısaca anlatmaya çalışacağım.
Şehiriçi özel otobüs sahipleri kendilerini Adana'nın sahibi zannediyorlar.
Soförlerinde ise kabalık ve kabadayılık artık çığrından çıkmış durumda.
65 yaş üstü ile gaziler ve şehit ailelerine olmadık hakaretler ediyorlar.
Ben Gaziyim. Aynı zamanda Çukurova Gazeteciler Cemiyetinin kurucu Yönetim kurulu üyesiyim.
Bugün (salı) saat 11.30 dolaylarında, İnönü parkı önündeki duraktan 0411 plakalı özel halk otobüsüne bindim. Şoför Gazi kartını görünce külhanbey bir tavırla "binin binin gezin, belediye otobüsüne binsene" dedi.
Devletin bizim paramızı verdiğini söyledim
"Devlet para Mara vermiyor" dedi.
İneyim mi o zaman" dedim.
Ama seni şikayet edeceğim dedim.
" Bildiğin yere şikayet et" dedi.
Bu diyalog araç kamerasından belirlenebilir.
Sonra Teknosa önünde bekleyen trafik aracına gittim. "Bizim yapabileceğimiz birşey yok" dediler. Karşıdaki polis aracına gittim, 5 Ocak polis karakoluna başvurmamı söylediler
Yayaya yol vermeyen araca 5 bin TL ceza yazan, otoparksız Adana'da aracını bankamatik önüne park etti diye çekip götüren polis ne yazık ki bu kent külhanbeylerine birşey yapamıyor.
Genişletilmiş güvenlik ve asayiş koordinasyon toplantısında "vatandaşların huzur ve güveni için" sürdürülen çalışmalarla ilgili açıklamanız dan cesaret alarak diyorum ki:
Bu (bazı) şehir eşkiyaları devletin bütün birimleriyle huzur sağlamak yaptığı çalışmalara gölge düşürüyorlar.
Binlerce yaşlı, engelli, Gazi ve şehit ailelerine olmadık hakaretler ediyorlar.
Rencide ediyorlar. Onbinlerce kişiyi, tedirgin ve huzursuz ediyorlar.
Ve diyorum ki, yaşlıların, gazilerin, şehit ailelerinin huzursuz edildiği bir kentte, huzurdan söz edilebilir mi?”
Evet Erol ağabeyin şikayeti böyle. Sayın Valimizin konuya el atacağına inancımız tamdır. Peki, bu şoförlerin başkanı gereğini yapacak mı?
Hem gazi, hem de değerli bir gazeteci olan Erol Karataş’a karşı yapılan bu saygısızlığın hesabı verilecek mi?
Evet yukarıda ki köşe yazısından sonra yetkililer harekete geçti ve gereğini yaptı.
Erol ağabey sosyal medya hesabından yetkililere teşekkür etti.
Erol ağabey teşekkür yazısında aynen şu ifadeleri kullandı, aynen yayınlıyorum:
“Bir süre önce özel halk otobüsünde gazi kartımı gösterdiğimde şoför "oh ne güzel, binin binin gezin" deyince aramızda tartışma çıkmıştı. Devlet bizim paramızı veriyor" demiştim.
Şoför "Git belediye otobüsüne bin" deyince indim
Vali Mustafa Yavuz'a açık mektup yazarak durumu anlatmıştım.
Sonra Günaydın Gazetesi ve Çukurova Barış gazetesi internet sitesi benim Vali Yavuz'a yazdığım mektubu yayınladı.
Aynı gün Adana Esnaf Odaları Birliği Başkanı olaya el koydu.
Bugün bana bilgi geçtiler.
Kamera kayıtlarını inceleyen Başkan Niyazi Göger şoförün kabahatli olduğunu belirlemiş ve gereken ceza verilmiş
Başkan Göger'e teşekkür ediyorum.”
Balcalı 184 Nolu Taş. Koop Başkanı Mustafa Şahin de kooperatif binasının camına bir yazı asarak bir bakıma diğer şoförlere gözdağı vermiş.
Konuyla ilgilenen tüm yetkililere teşekkür ediyoruz.
Unutulmamalı ki, hiçbir insan genç kalmayacak, herkes bir gün yaşlanacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: