Şehit anasına hakaret edildi, özür diledi olay kapandı.
Birbirleriyle yarış ederler oda ve kooperatif başkanları oralı olmaz.
Şoförlerin başkanları “Hatalı şoförlerimizi uyarın” derler, uyarırsın araç sürücüsü ters ters bakarak sizi dövmeye kalkar.
Kimi sürücüler Adana’nın yaz sıcağında klima açmazlar, vatandaş hamama girmiş gibi terleyerek yolculuk eder.
“Klimayı açar mısınız” dediğinizde ya terslenirsiniz, ya da mazeret dinlersiniz.
Durakta bekleyen ve ücretsiz yararlanan 65 yaş üstü insanlara söylemediklerini bırakmazlar. Hatta duraklarda yaşlı insan gördüklerinde transit gibi geçerler, şoförler hiç kendilerinin de yaşlanacağını düşünmezler.
Kimi şoförler var; ya elinde sigara ya da tespih çekerken aracı kullanırlar. Yolcu rahatsız olur mu hiç düşünmezler.
Yakın zamanda hem gazi hem meslek büyüğümüz Erol Karataş’a hakaret edildi, şoföre cezai işlem uygulandı. Erol ağabeyden özür dilendi, bu olay da kapandı.
Ve son olarak yaya geçidinde 23 yaşındaki Ümmü Elsun'a çarparak ölümüne neden olduktan sonra kaçan ve seyir halindeyken yakalanan minibüs şoförü Mehmet L.'nin, 2.63 promil alkollü olduğu ortaya çıktı. Şoför, sağlık kontrolüne götürülürken ise "Kaçmadım, alkollü değildim"diyerek kendini savunmuş.
Yani şoför suç üstüne suç işlemiş.
Önce aracı hızlı sürüyor, yetmiyor yaya geçidinde durmuyor ve bir genç kıza çarparak ölümüne nedene oluyor.
Aslında tüm bu olanların altında yatan nedir biliyor musunuz?
Toplu taşıma araçlarının şoförleri, Türkiye Cumhuriyeti Yasalarından ziyade kooperatiflerinin koyduğu ve uyguladığı “yasaklara” daha çok riayet ediyorlar.
Kooperatiflerin koydukları yasaklardan bir tanesini örnek vermek isterim.
Toplu taşıma araçlarına binen vatandaşlar çok iyi biliyor ki, toplu taşıma araçları kooperatiflerin “Dakika” uygulamasından dolayı zamanla yarışıyorlar.
Kimi yerde araçlarını yavaş, kimi yerde hızlı kullanıyorlar.
“Dakika”sını kaçıran şoför kooperatif “yasakları” uyarınca cezalandırılıyor.
Cezalar çekilince yine aynı hataları yapmaya devam ediyorlar.
Burada en büyük görev sorumlu olup da “Sorumsuz” gibi hareket eden oda ve kooperatif başkanlarına düşüyor.
Yukarıda sıraladığım tüm olumsuzluklar yaşandı, kooperatif ve oda başkanları uyumaya devam etti.
Son olarak genç bir kızımız kazada öldü.
Ölümden öte yol yok.
Kooperatif ve oda başkanları sorumluluk almak için daha ne bekliyor?
İlla ki ölümden beter katliam mı yaşanmalı?
Ölümün sebebi “Sorumsuz” “sorumlu başkanlar” mı?
Yayınlanma :
09.07.2026 14:45
Güncelleme
: 09.07.2026 14:45
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: